6 Şubat’lar
Yeni bir yıla yeni umutlarla başladığımız her sene bitmeyen ve bitmeyecek bir acının da yıldönümünü karşılıyoruz.
Hem ülkemiz hem de depremi yaşayan tüm bölge insanımız için çok büyük ve unutulmaz bir acının gölgesinde her sene aynı soruyu da tekrar tekrar soruyoruz “Böylesine bir depremi tekrar yaşamak durumunda kaldığımızda buna hazırlıklı mıyız ?”
Maalesef bu sorunun cevabı çok net bir biçimde HAYIR! Hem yaşadığımız şehir Bursa hem de Marmara bölgesi genelinde sürekli bahse konu olan bir depremde mevcut yapı stokları ve depreme karşı alamadığımız önlemler ile böylesine bir felaketin tekrar yaşanmama ihtimali sıfıra yakın bir durumda ne yazık ki.
Bursa’da kentsel dönüşümler ile yenilenmesi gereken yapı stoğunun neredeyse yüzbinleri bulması nedeniyle, olası bir depremde kentimizin yaşayacağı felaket senaryosu 3 sene önce yaşanandan çok da farklı olmayacak gibi görünüyor.
Peki bizler bu durumu engellemek için ne yapabiliriz diye düşünüyoruz. Belediyelerin elbette yapı stoklarını biran önce depreme dayanıklı dirençli kentler oluşturacak şekilde yenilemesi, yeni projelerin zemin etüt projelerinin ve de zemin iyileştirme projelerinin mutlaka yapılması gerekmektedir.
Ancak bunların kâğıt üzerinde proje olarak değil uygulaması nizami olarak yapılan ve de kontrol edilen projeler olması gerekmektedir. Uygulamaların kontrol aşamasının artık çok daha önem arz ettiğini yaşanılan örnekler ile görmekteyiz.
Deprem gerçeği ülkemiz ve şehrimiz için maalesef yadsınamaz bir doğa olayı ve bizim bununla tek başımıza mücadele imkanımız ancak, güçlü, iyileştirilmiş zeminler üzerine inşa edilecek sağlam binalar yapmakla mümkün.

