8 Martlar
Mart ayı içerisinde her yıl olduğu gibi yine Kadınlar Günümüzü kutladık. Elbette bu önemli gün başlangıç noktasından bugüne kadar geçirdiği uzun yıllar sürecinde anma ve kutlamanın biraz değiştiği evrildiği bir hale gelmiştir. Ancak 2026 yılında halen kadının mevcut dünya düzeni içerisindeki yeri ve konumu maalesef ki çok ta değişmemiştir.
Bugün halen toplumun her kesiminden kız çocuğunun veya kadının eşit şartlar altında eğitim ve yaşam hakkı için bir savunma hakkı konuşulmakta. Bunlar için yürüyüşler yapılmakta, toplum bilincini arttırmak adına çeşitli sosyal etkinlikler düzenlenmektedir. Eğitim hakkına kavuşmuş, her mesleği hakkıyla icra edebilecek kadınların birçoğu da maalesef ki toplumdaki erkek egemen düşüncenin bir yansıması olarak elde ettikleri mesleklerini ya yapamıyor ya da mevcut sektörel baskılar ile son derece kısıtlı imkanlar veya erkekler ile eşit şartlar altında olmayan bir sistemde çalışılmak zorunda bırakılıyor.
Biliyoruz ki birçok meslekte olduğu gibi özellikle de inşaat ve yapı sektöründe kadınlar çoğunlukla sektör tarafından çok kolay kabul edilmemekte veya sektörde masa başında işlerde çalışılmaları talep edilmektedir.
Eşit olmayan çalışma koşullarından dolayı düşük maaş ve farklı iş beklentileri ile çoğu kadın mühendis mimar maalesef sektörün içerisinde var olma savaşı vermektedir. Bugün yaşamın her alanında taşıdıkları bir dünya sıfat ile aynı anda hem çalışan üreten kadın, hem anne hem iş, hem de birilerinin kızı olarak hayatta her zorluğun altından kalkan kadınların, hak ederek almış oldukları diplomalarının karşılığını almaları en temel haktır.
Pozitif ayrımcılık lafının aslında hayatımızdan çıkarılması gereken bir cümle olduğunun altını özellikle çizmek gerektiğini düşünüyorum. Biz kadınların arzusu pozitif ayrımcılık değil erkeler ile aynı eğitimi alan her kadının erkekler ile aynı şartlar da çalışabilmesi ve eşit ücret alınması konusunda hassas olunması gerektiğidir.
Biliyoruz ki kadınların yapamayacakları başaramayacakları hiçbir şey yoktur.

