Ben oldum
Gayrimenkul sektörüne giren neredeyse tüm danışmanlar (ben dahil) çok kısa sürede bu işi öğrendiğimizi düşünürüz. Sadece düşünsek iyi bir de öyleymiş gibi konuşur, öyleymiş gibi davranır ve öyleymiş gibi caka satarız. Çok kısa sürede ahkam kesmek bir yana bir de başkalarının parasını nasıl kullanıp, başkasının mülkünü nasıl satacağına karar vermeyi o denli içselleştiririz ki düşündüğümüz gibi davranmadıkları zaman bir de onların bu işi bilmediklerinden dem vururuz. Mağruruzdur ama hem de mağduruzdur, çünkü istediğimiz gibi davranmadıklarında anlam veremeyiz yapılanlara ama aynı zamanda kendi içinde bulunduğumuz duruma da isyan ederiz; zaten mağdurluk da buradan gelir.
Bu sektörde kalıp işi kuralına göre oynamanın gerektiğini gören gayrimenkul danışmanları bir şekilde bu ruh halinden bir noktada çıkar, çünkü bu düşünce yapısının işleri kolaylaştırmadığının ve hatta bilakis zorlaştırdığının farkına varır. Tabi bunu fark edebilenlerin sayısı genele baktığımızda oldukça azdır. Çoğunluk ise maalesef bunu atlatmak bir yana farkına bile varmadan kendilerince bir şeyler yapmaya devam ederler çünkü onlar olmuşlardır. Kah para kazanırlar, kah boş geçerler, kah satacak gibi olurlar, kah satarlar ama bir süreklilik olmadığından günü geldiğinde sessiz sedasız sektörden çekilirler.
Farkına varamayanlara baktığımızda genellikle kendilerini geliştirmediklerini görürüz. Hep aynı teranenin farklı versiyonları şeklinde ya birilerinden ağlayarak veya birilerine yalakalık yaparak portföy isterler ya da kendilerince doğru ama sektörel anlamda yanlış işlerin peşine düşerler. Yaptıkları işi sadece para kazanmak ama her ne şekilde olursa olsun para kazanmak olarak gördüklerinden, onlar açısından tek gerçek; paraya giden her yolun mübah olduğudur Makyavelist bakış açısıyla. İşi doğru yapmak, para için boyun eğmemek, parası olan birinin peşinden koşmamak, itibar, sorumluluk, bilgi, fayda sağlamak, hakkını isteyebilmek, hak ettiği şekilde hizmet verebilmek ve en önemlisi para kaybedeceğini bilse de doğruyu yapabilmek gibi kavramlarla uzaktan yakından alakaları yoktur. Hoş para kazanmaktan başka hiçbir şeye odaklanmamış biri için tüm bu kavramların bir anlamı da yoktur ama sorsak tabi ki herkesten daha iyi bu sektörü bildiklerinden yanlışı doğru, doğruyu yanlış olarak görürler amma velakin onların doğrusu her zaman doğru değildir. Doğru tektir, yanlışı doğru olarak görmenin yolu ise birden fazladır hayatta.
Tabi sektörde herkes hata yapar ama önemli olan o hatayı görüp tekrarlamamaktır, hatada ısrar edip yapılan yanlışı “amaların” ardına gizleyip doğru gibi görmeye devam etmemektir. Gayrimenkul sektöründeki kırılımların bir tanesi de budur zaten; ders almak ve tekrarlamamak. Kendi hatalarımı düşününce bir yandan “keşke yapmasaydım” diyorum ama o hataların da beni ben yaptığını bildiğimden “iyi ki de yapmışım” diyorum.
Güzel olan kısmı kendi hatalarımdan başkalarının zarar görmediğini biliyor olmam. Tersi durumda zaten “iyi ki yapmışım” demem saçma bir bakış açısı olurdu. İyi ki yapmışım çünkü o hatalardan zarar gören bizzat bendim, iyi ki yapmışım çünkü bir daha yapmamam gerektiğini anlamışım.
Gayrimenkul danışmanı ilk zamanlarında çokça hata yapar, çokça da hata yapmalıdır çünkü hata yapmadan da öğrenilmeyen bir sektördür içinde bulunduğumuz sektör. Bu hataları görebilme erdemine sahipse eğer kişi, yaptığı hatanın sadece kendisine zarar vermesini gülümseyerek karşılar. O erdemden yoksunsa eğer o zaman ortada ne hata ne kusur ne de eksiklik vardır; varsa yoksa kendi doğruları ve kendine yapılan haksızlıklar vardır.
Hiç hata yapmadan değil, yapılan hatalardan ders alıp tekrarlamamaya özen gösteren gayrimenkul danışmanlarının kendisini geliştirmek için çaba sarfettiği, daha henüz olmadığının farkında olarak vizyonunu geliştirmeye devam etmesi dileğiyle..
BEN OLMADIM…

