STK başkanları Konut ve Yapı’nın toplantısında buluştu
Gündemdeki konuları ilgililerle birlikte değerlendirdiğimiz ‘Sektörel Buluşma’ bölümümüzde bu ay, Yatırım Profesyonelleri ve İşbirliği Derneği (YAPİDER) ev sahipliğinde gayrimenkul sektörünü temsil eden sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ile sektörün 2025 yılını ve 2026’dan beklentilerini konuştuk.
Toplantıda, 2025 yılının yüksek faiz oranları, krediye erişim kısıtları ve artan maliyetler nedeniyle "temkinli" bir dönem olarak geride kaldığı vurgulandı. 2026 yılına dair beklentilerde ise "temkinli bir iyimserlik" hakim olurken, piyasanın canlanması için faiz oranlarının düşmesi ve krediye erişimin kolaylaşması en kritik şartlar olarak öne çıktı.

Sevcan İlici
YAPİDER YKB.
2025’in sektörümüz adına aslında temkinli bir yıl olarak geçtiğini düşünüyorum.
Gayrimenkul sektörünü de olgunlaştıran bir yıl oldu. Devamında yüksek faiz oranları ve krediye erişimle ilgili yaşanan kısıtlamalar, ekonomik şartlar, belirsizlikler gibi etkenlerin özellikle konut almak isteyenlerin karar süreçlerini uzattığını düşünüyorum. Tüm bu zorluklar piyasanın da doğal bir elemeden geçmesine neden oldu. Bursa özelinde özellikle yatırımcılar artık sadece fiyat beklentisiyle değil, yaşam kalitesi, kira getirisi ve uzun vadeli değer artışı faktörleri ile hareket etmeye başladı. 2025 yılının aynı zamanda gayrimenkul danışmanlığının da önemini de daha net bir şekilde ortaya koyduğunu düşünüyorum.2025 yılı sektörümüz açısından çok iyi geçmedi. Bu durumun birçok nedeni var. 2026 yılı içinde gidişatın yine ekonomik nedenlerle bağlantılı olacağı kanısındayım. Faiz oranlarının düşmesiyle konut alım taleplerinin yükseleceğini ve biraz daha piyasanın rahatlayacağını düşünüyorum.

Göksel Birsen
TÜGEM İl Temsilcisi
2025 yılında devlet regulasyonları anlamında sektörümüz çok yoğun bir dönemden geçti. 2018'de yönetmelikte başlayan bu adım şu an geldiğimiz 2025'de elektronik ilan doğrulama sisteminin hayata geçmesiyle 1 Şubat 2026 tarihinde de tüm ilanların artık ilan portallarına girilirken mülk sahiplerinin onayı olacak şekilde olması sektörümüzün adına olumlu bir gelişme.2025 yılında yine bu konuyla ilgili olarak baktığımızda devletin yine denetimlerini arttırdığını, alım-satımlardaki düşük bildirilen bedellere yönelik bir çalışma yaptığını görüyoruz. Bu süreçlerle artık gayrimenkul değerlerindeki düşük gösterme döneminin sonuna geldiğimizi görüyoruz. Bu bir milat ve bizleri de büyük bir değişim bekliyor. Burada da tabi emlak işletmelerine de bir sorumluluk yükleniyor. Dolayısıyla yeni yılda ben bu süreçte herkesin gerçek değerden bildirim yapmalarını önemli tavsiye ediyorum. Yine 2025 yılında yetki belgeli emlak işletmelerine devlet üzerinden mülk sahipleri kira kontratı yapabilir yetkisi veriyor. Bu da bizim için önemli bir konudur. Yine fiyat artışlarıyla ilgili devletin sıkı denetimleri var. Burada hem meslektaşlarımızı ve kendi ilanlarını pazarlayan mülk sahiplerinin fahiş fiyat artışından dolayı 2025'te ceza kesildiğini gördük.
Sektörümüz için 2025 yılı sert geçti ve 2026'ya da yine aynı sertlikte devam edeceğini düşünüyorum. Gayrimenkul alımı yatırımdan çıktı son iki, üç senedir ancak ihtiyaç sahipleri yine gayrimenkul almaya devam edecektir. Gayrimenkul hastalanır ama asla ölmez. Belli bir standartta yeniden bu karşılık bulacaktır.

Erkan Öncel
BURSED YKB.
2025'e gelinceye kadar sektörü şöyle geriye doğru bir analiz edersek 2016-15 Temmuz'da başlayan bu süreç aslında tehlikenin ilk başlangıcı, ilk kırılmanın yaşandığı 2016-15 Temmuz'dur. O tarihten itibaren piyasada özellikle artış dengesinin bozulduğunu çok açık bir şekilde gördük maalesef. Hemen akabinde 2018'de dövizdeki artışın pik yapması piyasayı ciddi anlamda ikinci bir kırılma olarak, özellikle bizim gayrimenkul sektöründe çok ciddi bir travma yaşanıyor. 2016-15 Temmuz sonrası zaten sektörü inanılmaz derecede sıkıntıya sokan bir süreçti. Hemen akabinde 2018'de yaşadığımız dövizdeki o ciddi artış, dövizin pik yapması. Öncelikle tabii ki Türkiye ekonomisini etkilediği kadar ama en çok etkilenen sektörlerden bir tanesi gayrimenkul sektörü oldu. İnşaat ve gayrimenkul sektörü oldu. Çünkü orada bir anda fiyatlar döviz bazında arttığı için arz talep dengesi de bozuldu.
Akabinde şöyle geriye doğru baktığımda hemen pandemi sürecini yaşadık. Pandemi sürecinde evlerimize kapandık, insanların temel ihtiyaçları dışında hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını gördük. Ama o da yetmedi. Hemen sınırlarımızda yaşanan gerginlik, savaşlar ve büyük bir deprem. On bir ilimizi kapsayan Türkiye'de çok büyük acılar yaşadığımız büyük bir deprem oldu. Sonucunda bütün bunları topladığımızda ciddi bir ekonomi problemiyle karşı karşıya kaldık. Geçmişte konut almak kolaydı, arsa maliyetleri düşüktü. Dolayısıyla tekrar o şaşalı günlerimize sektör olarak dönmemiz kolay değil. Yani bizim yaklaşık 10 yıldan beri arzu ettiğimiz hedeflere ulaşmada çok zorluk çekiyoruz. 2026'da beklentimiz, faiz sarmalından ülkenin kurtulmasıdır. Özellikle gayrimenkul sektöründe biz yatırımcı arıyoruz. Yatırımcı bulamıyoruz. Yatırımcı bulamadığımız için sadece insanlar konuta ulaşmak istiyor. Konuta zaten ulaşım mümkün değil. İnsanların faizden kazandığı, 3 yıldan beri kazandığı paraya biz talip olmaya başladık. Yani işimiz daha da zorlaştı aslında. Beklentimiz bir an önce ülkemizin faiz sarmalından kurtulması ve gerçek değerlerimize ulaşmamızdır.

Musa Yılmaz
TEDB Bursa Şube Başkanı
2025 yılında 5 milyon TL’ye kadar olan konutların satışında sorun yaşanmadı. Pandemi ile birlikte arsa ve arazi değerleri kat ve kat arttı Aynı durum konutta da yaşandı. Bu gelişmelerle birlikte alım gücü ve satın almalar düştü. İnsanların alım gücü bittiği için maalesef piyasa gayrimenkulde durgunluk bir döneme geçti. Bursa'da artık bence kendi görüşüm gayrimenkul yatırım aracı olmaktan çıktı. Neden? Çünkü gerçekten dünyada oluşan bir kriz var. Alım gücünün de düşmesiyle birlikte yatırımcılar sanal borsa, bitcoin, altın, gümüş gibi yatırım araçları ve faize yöneldiler. Bir an önce faizlerin düşmesi, bunların vatandaşa yansıması gerekiyor. Böyle devam ederse ben 2026'nın da kötü olacağını düşünüyorum.
Devletin bir an önce ucuz sosyal konut üretip ihtiyaç sahiplerinin mağduriyetlerini veya ihtiyaçlarını gidermesi gerekiyor.

Sevim Yılmaz
TÜGEM İl Koordinatörü
Her zaman olduğu gibi piyasa koşullarının yönümüzü belirlediği bir yıl geçirdik. 2025 yılında daha çok ihtiyaç nedeniyle alımlar gerçekleşti. Yatırım amaçlı alımları göremedik. Mevduat faizlerinin yüksek olması, altındaki hızlı yükseliş yatırımcıları farklı yönlere sürükledi. Genel anlamda 5 milyon TL'nin altındaki gayrimenkuller alıcısını buldu. 2026 yılından beklentimiz yüksek. Yine yatırımcıların birikimlerini gayrimenkulde değerlendirmelerini umut ediyoruz.

Melih Özer
BURSED Genel Sekreteri
Bizim sektörümüz hiçbir zaman durmaz. Her zaman hareket edilir. Sadece hızlı yavaşlar veya hızlanır. Doğru fiyat ve doğru çalışmayla gayrimenkul sektörünün, tabi kanunlar da bize destek olursa daha da iyi yere geleceğini düşünüyorum. 2025 yılı genelde konut satışları anlamında durağan geçti diyebilirim. Fiyatlar da durağandı. Kiralık fiyatları çok fazla yükseldi.
2025 yılı genelde satış anlamında, işini doğru yapanlar için olumlu geçti diye düşünüyorum. 2026 yılında ise faizlerin bir nebze düşeceği, konut faizlerin düşeceği şeklinde bir öngörü var.
Bu tabi olumlu yansıyacaktır ama tabi burada inşaat maliyetlerinin yüksek olması, sıfır binalara ulaşımı zorlaştırıyor. 2026'da kiralama fiyatlarının yükseleceğini ve biraz daha satış odaklı bir yıl olacağını düşünüyorum.

Özgür Özdemir
YAPİDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
2025 yılında bazı yatırımcılar yurtdışına yöneldi. Arsa fiyatlarının ve girdi maliyetlerinin yüksekliği sıfır konuta ulaşımı zorlaştırdı. Çeşitli nedenlerle oluşan talep fazlası ile kiralık fiyatları büyük oranda artış gösterdi. 2026 yılında kredilere ulaşım kolaylaştırılır ve faizler düşürülürse gayrimenkul satışı anlamında daha hareketli bir yıl yaşanacaktır.

Barış Dorsan
TEDB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
2025 yılı, konut satışlarıyla muhtemelen bir buçuk milyon adetlik satışın gerçekleştiği bir yıl oldu diyebiliriz. Bu, aslında oldukça iyi bir rakam. Ancak bu rakamın yüzde 30’u kadarının sıfır konut satışı olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Bu oran önceden yüzde 50'ler civarındaydı. İnşaat şirketlerinin finansman sıkıntısı ve inşaat maliyetlerindeki yükseklik kaynaklı olarak üretim düştü. Alıcı tarafında da fiyatların yüksekliği alıcı sayısını düşürdü. Genel hareketlilik 2025'te ikinci el konutlarda oldu. Gayrimenkul bizim ülkemizde hep güncel bir yatırım aracı oldu. 2025 yılında ise daha çok kullanıcı, ihtiyaç sahibi gayrimenkulde var oldu. Ben bu tablonun 2026'da bir nebze olsun değişeceği kanaatindeyim.

