banner77

banner69

banner88

16.12.2025, 14:48 62

Peyzajın satış ve yatırımdaki gücü

Geçtiğimiz günlerde, Yatırım Profesyonelleri ve İş Birliği Derneği YAPİDER’in davetlisi olarak, PEYZAJDER adına “Peyzaj Uygulamalarının Satış ve Mülk Değerine Etkisi” başlıklı bir sunum gerçekleştirdik.

Gayrimenkul sektörünün temsilcileriyle yaptığımız kapsamlı tartışmalar, hepimizi aynı noktada buluşturdu: Peyzaj, artık bir “estetik tercih” değil, bir “yatırım aracı”.

Sektörde uzun yıllardır bilinen bir gerçek vardır:

Malzeme biter, yapı yükselir… ama projeyi yaşatan peyzajdır.

Bugün gayrimenkul projeleri, yalnızca metrekareyle değil, sunduğu yaşam kalitesi, yeşil alanları, mikroiklimi ve kamusal değeri ile ölçülüyor. Bu nedenle doğru tasarlanmış bir açık alan; dairenin metrekaresinden, kullanılan mermerden, havuzun formundan çok daha kalıcı bir iz bırakıyor.

İlk 10 saniye: Değer algısının başlangıcı

Dünya genelinde yapılan çalışmalara göre, bir projeye ilişkin “beğeni veya vazgeçme kararı” ilk 7–10 saniyede şekillenir. Gayrimenkul danışmanları, alıcının binaya adım atmadan, sadece giriş aksı, ağaçlar, ışıklandırma ve açık alan tasarımında karar verdiğini söyler. Yani, bir projenin en güçlü satış temsilcisi çoğu zaman satıcı değil, doğrudan peyzajdır.

Peyzaj, Değeri Ölçülebilir Kılar

İyi tasarlanmış açık alanlar, uluslararası verilere göre, gayrimenkul değerini %12 ile %40 arasında artırıyor. Bu artış yalnızca lansman dönemine değil, yıllara yayılan ikinci el satışlara, kira gelirlerine ve bölgesel marka değerine yansıyor.

Bu durumun en bilinen örneklerinden biri New York Central Park.

Parkın inşası başladığında çevredeki arsaların değeri yaklaşık 200 dolar seviyesindeydi. Park tamamlandığında bu fiyatlar %400 ile %700 arasında artış gösterdi.

Bugün park manzaralı evler, benzer özellikteki diğer konutlara göre %20–30 oranında daha yüksek fiyatlarla satılıyor ve kiralanıyor. Yani, “yeşil alan” yalnızca güzel bir manzara değil, kalıcı bir finansal çarpan.

Benzer biçimde, Seul’de Cheonggyecheon Deresi, yıllar önce üstü kapatılmış bir altyapı kanalından, bugün şehrin en önemli yeşil koridoruna dönüştürüldü.

Sonuçlar tek kelimeyle etkileyici:

Kent merkezinde 3,6°C sıcaklık düşüşü,

Turist ve ziyaretçi sayısında %30 artış,

Yerel ekonomide doğrudan gelir yaratımı.

Doğa temelli çözümlerin, kentsel dönüşüm için ne kadar güçlü bir araç olduğu bu projede tüm dünyaya kanıtlandı.

Türkiye’den güçlü bir örnek: Greenox

Türkiye’deki iyi örneklerden biri ise, İstanbul Kağıthane’deki Greenox Residence.

Proje, daha tasarımın ilk aşamasında peyzaj, mimari, mekanik ve statik ekiplerin entegre çalışmasıyla geliştirildi.

Cephede uygulanan dikey orman stratejisi, yalnızca görsel kalite üretmedi; yalıtım performansını artırarak enerji tüketimini düşürdü.

Bu yaklaşım sayesinde proje EDGE yeşil bina sertifikasına hak kazandı ve satış fiyatları lansman sonrası belirgin şekilde yükseldi.

Yani, yerli bitki, iyi tasarım ve doğru entegrasyon; ekonomik karşılığı olan bir kalite.

Bursa’dan bize yakın bir değer: Çınarın gölgesi

Bir başka değer; binaların yaşını unutturan ağaçlardır. Bursa’da Saygınkent’in caddesini örten büyük çınarlar, cepheleri bazen gizler, bazen gölgeyi genişletir; yazın serinlik, kışın ışık sağlar.

Oradan yürürken, binanın kaç yıllık olduğunu düşünmezsiniz; hissedilen şey kentsel olgunluk, huzur ve kimliktir.

İşte peyzajın gayrimenkulde yarattığı asıl değer: duygusal yatırım.

Denetlenmeyen ruhsatlar, kaybedilen fırsatlar

YAPİDER toplantısında bize yöneltilen önemli sorulardan biri de buydu:

“Ruhsat eki peyzaj projeleri, sahada ne kadar denetleniyor?”

Gayrimenkul danışmanlarının büyük kısmı, projede peyzaj çizildiğini görüyor; ancak bu çizimin uygulamadaki karşılığını görüp göremediklerini bilmiyor.

Bu durum, proje sahibinin niyetini, belge üzerinde bırakıyor; sahada ise “potansiyel değer kaybına” dönüşüyor.

Aslında kaybedilen şey peyzaj değil, mülkün görünmeyen yatırım getirisi.

Aynı vizyonda buluşmak

Tüm bu örnekleri, verileri ve deneyimleri yatırım profesyonelleriyle tartışmak bizi mutlu etti.

Çünkü fikirler ne kadar farklı profillerden gelse de sonuç aynıydı:

Doğru bir yoldayız.

Peyzaj; artık süsleme değil, ekonomik değer üreten bir altyapı.

Kentsel dönüşümün, yeşil fonların, karbon hedeflerinin ve yeni yaşam trendlerinin merkezinde yer alıyor.

PEYZAJDER olarak hedefimiz; bu yaklaşımı güçlendirmek, standartları yükseltmek ve ruhsat eki peyzaj projelerinin mülk değeri açısından zorunlu kabul edilmesini sağlamak.

Bunun için hem kamu kurumları hem de özel sektörle iş birliği içindeyiz.

Bir binanın değeri, sadece brüt alanla değil; ona hayat veren peyzajla ölçülür.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner100
13°
az bulutlu
banner62
banner89