6 Şubat’ın yıldönümünde “Hala Eksik Kalan Halka”
Türkiye’de yapı denetimli olarak tamamlanan binalar için 2021 yılından bu yana önemli bir adım atılmış durumda. Bina Kimlik Sistemi (BKS) kapsamında, tamamlanan her binaya teknik bilgileri içeren bir kimlik levhası yerleştiriliyor ve bu bilgiler Bakanlık sistemleri üzerinden erişilebilir hale geliyor.
Bu yönüyle Bina Kimlik Sistemi, hem dijitalleşme hem de şeffaflık açısından yapı sektöründe önemli bir kazanımdır. Bugün tabela takılması, bina bilgilerinin kayıt altına alınması ve sistemin işletilmesi konusunda ciddi bir sorun bulunmamaktadır.
Ancak bu sistemin asıl hedefi, yalnızca bir kimlik belgesi vermek değildir. Asıl kritik olan ve bugün hâlâ eksik kalan halka, bu binaların kullanım süresi boyunca periyodik olarak denetlenmesidir. Oysa yapı denetim kuruluşları olarak bizlerin, kanunen taşıyıcı sistemden 15 yıl sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak kullanma izninden sonra, bu sorumluluğu fiilî bir denetime dönüştüren etkin bir mekanizma bugün için mevcut değildir.
Çünkü iskan aldıktan sonra bir binada kolon kesilmiş mi, perde duvara pencere açılmış mı, kirişin içinden tesisat geçirilmiş mi — çoğu zaman bundan ne idarenin ne de denetim sisteminin haberi olur. Bizler şantiye aşamasında sahadayız; bina iskan aldıktan sonra ise yıllarca kapısından içeri adım atmayız. İşte Bina Kimlik Sistemi’nin tamamlayıcı ve hayati unsuru olması gereken düzenleme tam da budur: BKS levhası bulunan binaların beş yılda bir periyodik olarak taşıyıcı sistem açısından kontrol edilmesi.
Mevzuata göre bina kimlik sertifikası alan yapılar, 5'er yıllık periyotlarla yapı denetim kuruluşlarınca denetlenecek ve bu denetimler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca elektronik ortamda belirlenen yapı denetim kuruluşları tarafından yürütülecekti. Mevcut mevzuatta bu yönde bir irade bulunmakla birlikte, bu periyodik denetimlerin nasıl, kim tarafından, hangi kapsamda ve hangi yaptırımlarla yapılacağına ilişkin uygulama henüz netleşmiş değildir. Sahada konuşulan ve endişe yaratan husus da, bu düzenlemenin yeniden ertelenebileceği ihtimalidir. Oysa bu uygulama, ertelenebilecek ikincil bir detay değil; Bina Kimlik Sistemi’nin asıl amacını hayata geçirecek temel adımdır.
Tabela takılı ama denetimsiz bir bina, yalnızca kayıtlı bir risk demektir.
Periyodik denetimler hayata geçtiğinde;
Taşıyıcı sisteme yapılan müdahaleler erken aşamada tespit edilecek,
İlave katlar, bilinçsiz tadilatlar kayıt altına alınacak,
Ve en önemlisi, riskler hasara dönüşmeden önce görülebilecektir.
Her geçen yıl, kontrol edilmeden yaşlanan binlerce bina demektir.
Ve her geçen yıl, olası bir depremde “keşke daha önce denetlenseydi” diyeceğimiz yeni dosyaların birikmesi demektir.
Depremi değiştiremeyiz; ama ihmali değiştirmek hâlâ bizim elimizde.
Çünkü güvenli yapı, bir tercih değil, ertelenemez bir zorunluluktur.

