banner41

banner39

banner38

banner54

Zorlu dönüşümlerin tek adresi: Başolhan İnşaat

Genç ve dinamik bir ekiple ‘önce insan’ ilkesiyle çalışan Başolhan İnşaat, özellikle çok hisseli parsellerde yaptığı nitelikli kentsel dönüşüm projeleriyle, alanında önemli bir marka haline geldi.

İNŞAAT 25.08.2021, 10:40 29.09.2021, 12:15
Zorlu dönüşümlerin tek adresi:  Başolhan İnşaat
banner66

Haber: Cüneyt Alkış

İnşaat sektöründe 25. yıla yaklaşan tecrübesiyle, Yıldırım ilçesinde önemli projeleri hayata geçiren Başolhan İnşaat, sağladığı güvenle emin adımlarla geleceğe yürüyor. Küçük yaşlardan itibaren ticaretin içinde olan ve genç yaşlarda firma içerisinde çok önemli görevlerde bulunan Başolhan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Adiloğlu, 6 erkek kardeşi ile birlikte tüm gücünü ve enerjisini firmalarının gelişimine harcıyor.

A grubu müteahhit sınıfında yer aldıklarını ifade eden Başolhan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Adiloğlu, “Bugüne kadar 30’a yakın nitelikli proje tamamladık. 2000’den fazla konut ile 100 civarı ticari dükkânı müşterilerimize teslim ettik. 675 arsa sahibine karşı taahhüdümüzü yerine getirdik. Bu şehrin ve bu bölgenin dönüşümüne nasıl katkı sağlarız diye çok çalıştık, bu hedefle çıktığımız yolda şu ana kadar bir başarı hikâyesi yazdığımızı düşünüyoruz” diye konuştu.

‘Yıldırım ilçesinde kentsel dönüşüm yapmak zordur’ algısının aksine oldukça kolay olduğunu belirten Adiloğlu, “Çünkü Yıldırım’ın kentsel dönüşüme çok ciddi ihtiyacı var ve vatandaş da artık bunun bilincinde. Dolayısıyla Yıldırım’da yaşayan insanları kentsel dönüşüme ikna etmek daha kolay olabiliyor. Bunun kamu ayağında da belediyeler çok ciddi destekler veriyor. Belediyenin ve vatandaşın bu yaklaşımı, bizlere de yaptığımız ve yapacağımız projelerde büyük bir özgüven ve kolaylık sağlıyor” dedi.

Son projesinden de bahseden Adiloğlu, “Yakın zamanda lansmana çıkmayı hedeflediğimiz Sinandede 3. Etap kentsel dönüşüm çalışmamız, 500 daireli bir proje. Bu yerde yaklaşık 900 hissedarla muhatabız. Araştırmalarımıza göre Türkiye’de bu kadar çok hissedarın olduğu bir bölgede dönüşüm yapan başka bir firma yok. Kentsel dönüşümler sayesinde 400 kişinin nüfus bilgileri düzeltiliyor, adres kayıtları düzenleniyor, aile içinde barışmalar bile yapıyoruz, çok ciddi bir emek var” ifadelerini kullandı.

Genç ve başarılı iş insanı Muhammet Adiloğlu, kentsel dönüşüm başta olmak üzere, inşaat sektörünün son durumunu ve hayata bakış açısını Konut ve Yapı Gazetesi’ne anlattı.

Röportajımızın başında sizi kısaca tanımak isteriz? Muhammet Adiloğlu kimdir?

Bursa’nın Reyhan Mahallesi’nde 1982 yılında doğdum. Küçük yaşlardan itibaren çarşıda esnaf olan babamın yanında çalıştım, bir yandan da okuluma devam ettim. Üniversite eğitimimi Ankara Hacettepe Tarih Bölümü’nde tamamladım. 2006 yılında inşaat sektörüne giriş yaptım.

Başolhan İnşaat’tan bahseder misiniz? Ne zaman kuruldu, hangi aşamalardan geçip günümüze ulaştı? Bu sektörel yolculuğunda ne gibi değişimler yaşadı? Şu an hedeflediği yerde mi?

Başolhan İnşaat, 1997 yılında Aydın’da Mustafa Başol tarafından kurulmuştur. Bizler de Adiloğlu Züccaciye olarak Bursa’da ticari hayatımıza devam ederken 2006 yılında şehrimizin kentsel dönüşümüne katkı sağlamak amacıyla güçlerimizi birleştirdik. 1999 yılından beri firmamızın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı üstlenmekteyim. İş hayatına çok erken başladığımızdan dolayı başarı ve kariyer basamaklarını çıkmakta zorlanmadık. Başolhan İnşaat olarak A grubu müteahhitler sınıfı içinde yer alan bir firmayız. Biz sadece belge olarak değil, yaptığımız işler anlamında da A grubu firma olma hedefindeyiz. Sadece ticari anlamda değil ahlaki boyutta da bu sektörde örnek gösterilen bir firma olma amacı güdüyoruz. Yıldırım ilçesinde kentsel dönüşüm projeleri ve konut projeleri üretiyoruz.

Bugüne kadar hangi projeleri gerçekleştirdiniz? Toplamda kaç proje bitirdiniz, kaç konut inşa ettiniz? Nasıl bir müşteri kitleniz var?

Bugüne kadar 30’a yakın nitelikli proje tamamladık. 2000’den fazla konut ile 100 civarı ticari dükkânı müşterilerimize teslim ettik. 675 arsa sahibine karşı taahhüdümüzü yerine getirdik. Firmamızı öne çıkaran en önemli özelliklerinden biri kentsel dönüşüm projeleridir. Normal proje çalışmalarımızın yanı sıra kentsel dönüşüm çalışmalarına yönelik önemli projeleri hayata geçirdik. Bu şehrin ve bu bölgenin dönüşümüne nasıl katkı sağlarız diye çok çalıştık ve bu hedefle çıktığımız yolda şu ana kadar bir başarı hikâyesi yazdığımızı düşünüyoruz. Yıldırım’da şu an 2 büyük proje bitirdik. Sinandede 1.Etap ve Sinandede 2.Etap (SİNANDEDE 471). Şu anda devam eden kentsel dönüşüm projelerimiz var, yakın zamanda Sinandede 3. Etap kentsel dönüşüm çalışmamızla ilgili lansmana çıkmayı hedefliyoruz. Yıldırım’ın diğer önemli bölgelerinden Vatan, Değirmenönü, Cumalıkızık Mahallelerinde yapacağımız kentsel dönüşüm projelerimizde hak sahipleri ile sözleşme çalışmalarımız devam etmektedir. Başolhan İnşaat olarak Yıldırım ilçemize göç eden Türkiye’nin tüm vilayetleri ile Kafkaslar’dan Batı Avrupa’ya, Amerika’dan Ortadoğu ve Orta Asya’ya kadar geniş bir yelpazede müşteri kitlemiz bulunmaktadır.

Ağırlıklı olarak Yıldırım bölgesinde projeler yapıyorsunuz. Bu bölgeyi seçmenizin nedenleri arasında neleri gösterirsiniz? Yıldırım’da proje üretmek özellikle de kentsel dönüşüm projeleri hayata geçirmek sizin adınıza zor oluyor mu?

Yıldırım’da kentsel dönüşüm zor gibi gözükse de aslında kolay. Çünkü Yıldırım’ın kentsel dönüşüme çok ciddi ihtiyacı var ve vatandaş da artık bunun bilincinde. Dolayısıyla Yıldırım’da yaşayan insanları kentsel dönüşüme ikna etmek daha kolay olabiliyor. Bunun kamu ayağında da belediyeler çok ciddi destekler veriyor. Geçmişte önemli planlamalar yapıldı, şimdiki yöneticilerimiz de samimi ve özverili bir şekilde müteahhidin ve vatandaşın önünü açma adına hamleler yapıyorlar. Belediyenin ve vatandaşın bu yaklaşımı, bizlere de yaptığımız ve yapacağımız projelerde büyük bir özgüven ve kolaylık sağlıyor. Bu anlamda Yıldırım Belediyesi, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi’ne gerçekten çok teşekkür ediyoruz.

Kentsel dönüşümde oldukça başarılısınız. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Yıldırım’da bizim kentsel dönüşüm yaptığımız yerler genelde çok hisseli parseller. Örneğin 7 bin m2 alanda 471 hissedarla sözleşme imzalayarak bir kentsel dönüşümü bitirdik. Bazı firmalar hissedarların fazla olduğu yerlere girmekte tereddüt edebiliyorlar ama biz hissedarın fazla olduğu yerlerde kentsel dönüşümün daha kolay çözüme kavuşacağına inanıyoruz. Çünkü böyle büyük parsellerde herkesin çok küçük hissesi oluyor. Bu yerler, büyüklerinden kalmış, neredeyse unutulmuş küçük metrekareler. İnsanlar, mirasın bölünmesinden dolayı düşen bu küçük parselleri, bir an önce elden çıkarmaya bakıyor, anlaşma sürecinde çok fazla zorluk çıkarmıyorlar. Biz tüm firmalara bu bölgelere girmelerini öneriyoruz.

Kentsel dönüşüme çok farklı bakıyoruz. ‘Sanatsal Dönüşüm’ü önemsiyoruz. Yıldırım Belediyemiz ile sürekli istişare halinde hareket ediyoruz. Amacımız sadece maddi kârlılık değil; şehrimize, bölgemize ve topluma fayda sağlayan projeler gerçekleştirebilmektir. Biz bunu sadece söylemde değil yaptığımız işlerde de gösteriyoruz. Bunun geri dönüşümünü insanlardan aldığımız için bunu söylüyoruz. Çünkü geri dönüşleri çok önemsiyoruz. ‘İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır’ Hadis-i Şerif’inin motivasyonuyla hareket ediyoruz. İnsanı kazandıktan sonra üstüne koya koya işlerin büyüdüğünü görüyoruz.

Bu kadar kişiyle görüşmek, ikna etmek gerçekten büyük bir başarı. Bunu yaparken ilginç olaylar da yaşanıyor mu?

Yaşanıyor tabi. Yakın zamanda lansmana çıkmayı hedeflediğimiz Sinandede 3. Etap kentsel dönüşüm çalışmamız, 500 daireli bir proje. Bu yerde yaklaşık 900 hissedarla muhatabız örneğin. Araştırmalarımıza göre Türkiye’de bu kadar çok hissedarın olduğu bir bölgede dönüşüm yapan başka bir firma yok. Bilindiği üzere İstanbul Fikirtepe çok önemli ve büyük bir kentsel dönüşüm alanı ancak orada bile en çok hisse olan bölgede 100 civarı hisse var. Bizim 900 hissedar olması ciddi bir olay. Biz tapuları elimize aldığımızda 1930’larda, 1940’larda verildiğini görüyoruz. Ne kadar önemli bölgeleri ve evleri dönüştürdüğümüz buradan belli. Kentsel dönüşümler sayesinde 400 kişinin nüfus bilgileri düzeltiliyor, adres kayıtları düzenleniyor, aile içinde barışmalar bile yapıyoruz. Ortada çok ciddi bir emek var.

Bu başarının arkasında iyi bir takım olduğunu düşünüyorum. Doğru mu?

Evet, bu başarının arkasında müthiş bir ekip ruhu var. Bizim hiçbir söylemimizde ben yaptım ibaresi yoktur. Genellikle yöneticilerimiz tek başına karar aldığı için kaybediyor. Tek bir beyinle bir konuya baktığınızda yeni ve farklı şeyler göremeyebiliyorsunuz. Yönetim yapılanmamızda herkesin görevi ve yetkisi bellidir. Tartışıyoruz, istişare ediyoruz, en iyisini bulmaya çalışıyoruz. Sahada herkes işini yapıyor ama tepeden en aşağıya kadar ciddi bir kontrol mekanizmamız var. Aile şirketiyiz ama yapılanmamız tamamen kurumsal.

Yıldırım dışında proje yapmıyorsunuz. Başka bölgelere çıkmayı düşünüyor musunuz?

Nilüfer’den çok fazla talep geliyor kentsel dönüşümler için. Bölgesel başarıyı ve Yıldırım’da proje yapmayı daha çok önemsiyoruz. Yıldırım, kıymeti yeterince bilinmemiş tarihi, turistik ve doğa açısından çok zengin ve önemli bir bölge. Biz de bu sorumlulukla hareket ederek bölgemizin yapısına uygun projeler geliştirmeye, buradaki insanlarımızın daha konforlu ve sağlıklı yapılarda hayatlarını sürdürmelerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Belki ileriye doğru bu düşüncelerimizi geliştirip Yıldırım dışında da projelerimiz olur.

Pandemi dönemi hala bitmedi. Etkilenen sektörlerin başında inşaat da geliyor. Pandemi, sizleri nasıl etkiledi?

Gerçekçi yaklaşmak gerekirse pandemi, bizden ziyade bazı sektörleri çok daha fazla etkiledi. Üretim yapan firmaların kapalı olması, termin sürelerinde ve malzeme temininde aksamalar bizleri etkiledi. Şu an malzeme istiyoruz malzeme yok deniyor, 2 katı fiyat isteniyor. Bizi etkileyen üretilen ürünlerde yapılan karaborsacılık. Satışlarımızda pandemi etkisini çok görmedik.

İnşaat sektörü artan maliyetlerle boğuşuyor. Bu zamları nasıl değerlendiriyorsunuz, çözüm öneriniz nedir?

Enflasyona dayalı maliyet artışının piyasada her zaman karşılığı vardır. Ama şu an öyle bir maliyet artışı var ki, firma ürünü keyfine göre üretip, keyfine göre fiyat veriyor. Örneğin ülkemizde üretilen suntanın fiyatını geçtim, bulunamamasının izahı yok. Pandemiyle gelen bu çarpıklık bizi zorluyor. Tabi bu maliyet artışları öz sermayesiyle devam etmeyen firmaları da zorlayabiliyor. Biz genelde kendi öz sermayemizle hareket ettiğimizden ciddi oranda etkilenmedik. Öz sermayenizle hareket ederseniz ruhsatı alıp kazmayı vurduğunuz zaman daire satışlarına başlarsınız ve malzemelerinizi o zaman alırsınız; böylece sonraki zamanda dalgalı seyredecek kurdan ve maliyet artışlarından çok az etkilenirsiniz. Kazmayı vuracağınız zamandan 1-2 yıl önce lansman yapıp daire satışı yaparsanız da haliyle ekonomik dalgalanmalardan etkilenebiliyorsunuz.

İnsanlar artık nasıl konutlar ve hangi daire tiplerini tercih ediyorlar? Siz yeni projelerinizde bu tercihleri göz önüne almayı düşünüyor musunuz?

Her bölgenin kendine has özellikleri vardır. Tabi mevcut şartlar da bunu etkileyebiliyor. Bursa’nın tamamında 10 yıl önce konuşulan evler artık konuşulmuyor. Önceden 3+1’ler 175 m2 civarı iken şimdi bu 135’lere düştü. Önümüzdeki süreçte 120’lere düşecek belki de 3+1’ler tamamen bitecek. Maliyetler de günden güne yükseldiği için metrekareler özellikle büyük şehirlerde gittikçe küçülüyor. Küçük metrekareli az maliyetli daireler yapmak zorundayız. Akraba ilişkileri azaldı, 1 veya 2 çocuklu aileler arttı, boşanmaların getirdiği yaşamlar var. Tüm bunları düşündüğümüzde sosyal yapı ve ekonomik şartlar bizi küçük konut yapmaya yönlendiriyor. Örneğin yeni yapacağımız 500 daireli projenin tamamı 2+1’lerden oluşuyor. Ölü alanın sıfır olduğu, her santimini müşterimizin kullanımına sunabileceğimiz titiz projeler çiziyor ve üretiyoruz. Proje üzerinde uzun süre çalışıyor, öyle sahaya çıkıyoruz. Metrekareleri en rantabl kullanmaya çalışıyoruz. Mekanik ve elektronik sistemlerde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu konuda en iyi Ar-Ge çalışmamızı kendi evlerimizde yapıyoruz. Örneğin son yıllarda büyük projelerimizde sıklıkla kullandığımız elektrikli ocak sistemlerini, kendi evimizde 2 yıl boyunca teste tabi tuttuk.

Yıldırım’ın müşteri kitlesini nasıl tanımlarsınız?

Şu an yüksek maliyetli, gerçek alıcıya daire satılan bir döneme girdik. Yıldırım’da diğer yerlere oranla tüketici odaklı bir satış var. Çünkü burada alıcı, yatırım amaçlı değil direk kullanım amaçlı, ihtiyaç sahibi olarak hareket ediyor. Biz de bölgenin bu püf noktasını nitelikli projeler yaparak avantaja çevirmeye çalışıyoruz. Yanı sıra bölgede çok müteahhit olmadığından nitelikli proje sayısı az ve yapılan konutların da alıcıyla buluşması kolay oluyor, satışta sorun yaşamıyoruz.

banner53
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
14°
kapalı
banner61
banner68
banner62