banner41

banner38

banner39

banner54

Lokomotif sektörde tehlike kapıda

Bir yılı aşkın süredir etkisini gösteren pandeminin en çok etkilediği sektörlerin başında gelen inşaat sektörü, hem durgunlukla hem de malzeme tedarikinde yaşanan sıkıntılarla boğuşuyor.

İNŞAAT 01.06.2021, 12:56 02.06.2021, 15:11
Lokomotif sektörde tehlike kapıda
banner66

Salgının ilk dönemlerinde durma noktasına gelen sosyo-ekonomik hayata paralel olarak pek çok sektörle birlikte etkilenen inşaat sektörü, devlet teşvikleri ve konut kredi faizlerindeki düşüşle bir hareketlilik yaşamıştı. Ancak salgının boyutlarının artmasıyla birlikte gelen kapanmalar neticesinde sektör tekrar durağan döneme girdi.

Mart ayında, konut satışları 6 ay aradan sonra yerini artışa bıraksa da yılın ilk çeyreğinde yüzde 23’leri bulan düşüş ve buna son dönemde eklenen malzeme tedarikinde yaşanan sıkıntılar sektör temsilcilerini zorlamaya başladı.

Bursa inşaat sektörü temsilcileri, Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden inşaatta yaşanan tedarik sıkıntısını ve sektörün 2021’nin ilk çeyrek performansını değerlendirdi.

Mustafa ANDIÇ

İMSİAD Başkanı

Bu yıl konut satışlarına düşüşle başladık. Şubat ayı özellikle çok düşüktü. Mart ayı satışlarında bir artış oldu. Bu hem şubat ayından ertelenmiş alımların gerçekleşmesi, hem de döviz, altın ve diğer enstrümanlardan para kazananların güvenli liman olan gayrimenkule geçiş yapmalarıyla yaşandı. Zaten rakamlar da bunu gösteriyor, ipotekli satışlar düşük, diğer satışlarda bir artış görülüyor. Yaz aylarında pandeminin seyrindeki olumlu gidişat ve oluşacak hareketlilik konut satışlarında bir canlılık oluşturabilir ama bunun suni olmaması için biz kesinlikle bir destek paketi uygulanmasının doğru olduğuna inanıyoruz. Faizler mutlaka 1’in altında bir orana gelmelidir. Bu destekler de sıfır gayrimenkuller ve ticari alanlarda kullanılmak üzere uygulanmalı. Eğer böyle olmazsa daralma devam eder, bunu çözmek için destek paketiyle birlikte piyasa mutlaka hareketlendirilmelidir. Son dönemlerde sektörde malzeme tedarikinde bir sorun yaşanıyor. Sadece malzemeye ulaşamamak değil inanılmaz zamlar da var. Demirde 1 yıldaki fiyat artışı yüzde 80 civarında. Çimentoda yüzde 65, betonda yüzde 50, suntada yüzde 24, MDF’de yüzde 27 civarında zamlar yaşandı. Bu zamlar enflasyon oranına bakışla çok yüksek zamlar. Bununla birlikte başka bir sorun da var. Bu süreçte firmalar ağırlıklı olarak ihracata çalıştı. İhracata çalışınca da iç piyasa sıkıntı yaşamaya başladı. Ham madde ihracatının çok mantıklı olmadığını düşünüyoruz.

Çünkü hem iç piyasa bundan olumsuz etkileniyor, hem de ham maddeden ürüne dönüşünce alınacak asıl katma değeri kaybetmiş oluyorsunuz.

Ham madde ihracatında bir birim döviz girdisi sağlanıyorsa, mamule dönerse 4 katı döviz girdisi sağlanıyor. Bu durum maalesef karaborsayı da oluşturuyor. Fırsatçılar bunu hemen kullanıyorlar. Özellikle mobilya sektöründe yurt dışı ihracata çalışanlar iş alamaz oldular, iç piyasada verilen terminler aşılmaya başlandı. Çok ciddi bir sıkıntı var. Bu sorun aşılmazsa, özellikle mobilya sektörü kapanmalara, küçülmelere ve işten çıkarmalara gidebilir. Öncelikle iç piyasanın ihtiyaçları giderilmeden tamamen kontrolsüz bir şekilde ihracat olmamalı. Çünkü iç piyasa ve imalat sanayi, Türkiye ihracatının yüzde 90’ını oluşturuyor. Dolayısıyla önce iç piyasanın ihtiyaçlarını sağlamak gerekiyor, bu anlamda eğer gerekiyorsa yasal düzenlemeler de yapılmalıdır.

Adil Gökçadır

Gökçadır İnşaat YK Başkanı

Ne yazık ki Türkiye’mizde, pek çok konuda olduğu gibi inşaat ve konut sektöründe de, en azından yaşadığım ve gördüğüm yarım yüzyılda, istikrarlı bir gelişmeden söz etmek mümkün değildir. Gelişmemiş ve kuralları oturmamış demokrasimizde, en sağlıksız grafikler çizen sektörlerden biri inşaat sektörü olmuştur.

kadar hiçbir kurala bağlı olmaksızın olunan müteahhitlik mesleği, bu durumun en belirleyici ayağı olmuştur. Bugün konulan kuralların da çok yerinde, kalite ve sürekliliğe hizmet edecek nitelikle olduğunu söylemek zor. Ancak en azından ilk kez bir sistem oluşturma çabası vardır. Bu sistem olgunlaştığında ve belirli bir disiplinle hareket ettiğinde, sektörün gelişimi konusunda gerçek manada veri oluşturabilecek grafiklere sahip olma şansı olabilecektir. Belki yarım yarım yüzyıl sonra.

Bu günkü üretim ve satış düşüşleri kadar, dünkü artışlar da ekstremdir, yanıltıcıdır. Bu nedenle bugün neden yüzde 23 düştü sorgulaması kadar, dün neden yüzde 30 artmıştı konusu da sorguya muhtaçtır. Klasik cevap görünen Türkiye ekonomisindeki gerilemedir. Bir ülke ekonomisinin 7-8 yıl gibi çok kısa bir süre içinde yüzde 6-7 büyümelerden, yüzde 1’lere hatta eksi büyümelere nasıl gelindiği ne kadar ekstrem bir durumsa, bu da onun o kadar gölgesidir. Bağımsız düşünülemez.

Görülen cevap ise basitçe, dün mortgage kredileri çok ucuzdu, bugün çok pahalı. Dün emlak iyi bir yatırım aracı idi, bugün daha kısa vadede daha iyi getiren araçlar var.

Şu an inşaat yapmıyoruz, beklemedeyiz. Hala elimizde satış bekleyen dükkânlar ve ofisler var. Ancak elbette piyasayı takipteyiz. Bana göre pandemi etkisine bağlı ihracattaki talep düşüşü yanında, iç piyasadaki belirsizlikler nedeniyle, üretici planlama yapamıyor. Yüksek faiz nedeniyle kredi ve stok yapmayı da tercih etmiyor. Tedarik sıkıntısının nedeni budur. İstikrar ve güven sağlanmadan normale girmesi olası görünmüyor. Olursa şaşırır mıyım? Hayır. Bakınız Türkiye’de pandemi hasta sayısı 15 günde 15 binden 60 bine çıktı, sonra yine 15 günde yine 60 binden 15 bine düştü. Hem de aşısız. Ve yüzde 40 oranlı bir kapanma ile. Konut satışları bile birden artabilir. Her şey mümkündür.

Yusuf ŞEHİTOĞLU

Şehitoğlu İnşaat YK Başkanı

Geçmiş seneye göre baz etkisi nedeniyle büyüme yaşıyoruz şeklinde bir tabloyu görsek de, yükseliş trendini önümüzdeki aylardaki genel duruma göre değerlendirmemiz daha sağlıklı olacaktır kanısındayım. Ne yazık ki birçok sektör gibi inşaat sektörü de hem ürün tedarik sıkıntısı yaşamakta hem de üst üste gelen zamlarla mücadele etmeye çalışmakta. Uluslararası emtia piyasalarında ve hurda fiyatlarındaki artış, demir ve muadili ürünlerde ciddi fiyat artışına neden olmaktadır.

Üstüne bir de kur baskısı eklendiğinde ithal girdiye bağlı üretim kalemlerindeki oynaklık ciddi sıkıntı yaşatmaktadır.

Eş zamanlı olarak kur avantajı dolayısıyla yurtiçi ham madde tedariki ihracat odağıyla hareket ettiği için yurtiçi fiyatlar tarafında da yükselişlerle karşı karşıya kalıyoruz. Geçmiş yıllardaki üretim kapasitesinin düşüklüğü nedeniyle imalat sanayinde kapasite güncellemeleri ya da artışları sağlanmadığı için dönem dönem camdan çatı malzemelerine kadar tedarik sıkıntısı oluşabilmektedir.

Bu noktada hammadde ve mamul ihracatlarında iç piyasa koşullarıyla senkronize gidilebilmesi adına düzenlemeler yapılmalıdır.

Hüseyin Ergün KIRATLI

Kıratlı İnşaat YK Başkanı

Bursa’da konut satışları geçen yılın ilk çeyreğine göre yüzde 23 azalmıştır. Covid-19 süreci ülkemizde 11.03.2020’de ilk vakanın tespiti ile başlamıştır. Dolayısıyla 2020 yılı ilk çeyrek verilerine de Covid-19 salgınının etkisi olmamıştır. Bu yıl ise çok ciddi olarak konut satışlarına olumsuz etkisi olmuştur. Bunun yanında 2020’nin ilk çeyreğinden bu yana faizlerde ki (yıllık bazda) yaklaşık 7-8 puanlık artış da konut satışlarının azalmasına sebep olmuştur. Genellikle konut satışları ocak-şubat aylarında en düşük seviyeye gelir ve mart ile birlikte yükseliş trendi başlar. Mart ayındaki yüzde 7’lik artışın da mevsimsel olduğunu düşünmekteyim.

Malzeme tedarikinde cam, ahşap vs. ürün temininde bir miktar sorun yaşadığımız doğrudur. Ancak bunun arz yetersizliğinden veya yoğun talepten dolayı olduğunu düşünmüyorum. Tüm dünyayı etkileyen Covid - 19 sürecinde, ülkemizin coğrafi konumu sebebi ile dışarıdan yoğun talep gelmektedir. Aslında çok güzel gelişmeler. Ancak üreticiler de, böyle zorlu dönemlerde iç piyasadan kısarak ihracata yüklenmek ve bu zor günleri fırsata dönüştürmek yaklaşımında olmamalıdırlar. Ancak Covid - 19 sürecinin atlatılmasından sonra normale döneceğini düşünüyorum. Zira, dünyada hiçbir üründe talep fazlası/arz eksiği olduğunu düşünmüyorum.

Murat ÇAKMAKER

 BURTİMDER YK Başkanı

Konut sektöründe son yıllarda yaşanan daralma varlığını sürdürüyor. TÜİK’in yayınladığı güncel sektör istatistiklerinden de görülebileceği gibi yeni konut satışı ve üretiminde sıkıntılar devam ediyor. Konut satışlarında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22,9’luk küçülme dikkat çekiyor. Alım satımlarda tüketicilerin ikinci ele yöneldiklerini görebiliyoruz. Bursa Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneği olarak hem yeni konut imalatında hem de konut yenilemesinde aktif rol alan sektörel bir üye portföyüne sahibiz. İster yeni konut ister ikinci el olsun her koşulda da sektör üyelerimiz konut sektöründeki hareketlilikten istifade edebiliyor. Ancak ikinci el satıştan kaynaklanan konut yenilemeye yönelik Pazar hareketlenirken, yeni proje bazında büyük işler olmadığından hedeflenen ve beklenen ciroların gerçekleşemediğini ifade edebiliriz. Pandemiden kaynaklanan ham madde ve yarı mamul pazarındaki problemler maalesef dünya ticaretini olumsuz etkiliyor. Hem ham maddeye erişimde hem lojistikte hem de fiyatlarda yaşanan sıkıntılar üretimde olduğu kadar perakende sektöründe de sıkıntılara neden oluyor. Örneğin plastik ham maddesinde son altı ayda yaşanan yüzde 150’lik artış pek çok sektörü olumsuz etkiliyor. Ambalajdan tutun da tesisatlarda kullanılan borulara kadar pek çok şey bu artıştan ister istemez etkileniyor. Yerli üretimi yüzde 100 desteklemekle beraber içinden geçilen bu zor süreçte ithal hammadde ve Türkiye’de üretimi olmayan ürünlerde uygulanan vergi oranlarında en azından pandemi sonlanana kadar indirime gidilmesi pazarın hareketlenmesine katkı sağlayacaktır. Piyasadaki düşük talep ve artan üretim maliyetleri işletmelerin karlılığını olumsuz etkileyerek büyüme ve yatırım planlarına negatif etki ediyor. Son dönemde pek çok işletme ayakta kalmaya odaklanmış durumda.

Mehmet ERDOĞAN

 MOTİF Yapı YK Başkanı

İnşaat malzemeleri tedarikinde ciddi bir sıkıntı var. İhracatı hepimiz destekliyoruz. Ülkemizin kalkınması adına olmazsa olmazdır. Ancak iç piyasaya yeterli miktarda mal verilmezse iç piyasada talep fazla, arz az olunca bu sefer malzemelerdeki fiyatlarda doğal olarak tırmanmaya başlıyor. Bu fiyat artışı enflasyonu da tetikliyor, konut fiyatlarının artmasına da yansıyor. Bizim gibi perakende satışı olan işletmeler mal tedarikinde sıkıntı yaşıyor ve bu sefer işletmelerimizin genel giderlerini karşılayamayacak noktalara gelmesine sebep oluyor. Maliyetler arttığı için vatandaş olsun, müteahhitler olsun yüksek fiyatlardan mal almak zorunda kalıyorlar. İç piyasa dengesi gözetilmeden yapılan ihracat, dengesiz bir yapılanmaya sebep olmaktadır. Dengeli olmak şartı ile ihracata bir itirazımız yok, hatta destekliyoruz. Geçen yıl altıncı ayda konut kredi faizlerinin düşmesiyle stoktaki konutlar tükendi. Yeni konutlar, yeni fiyatlarla satılmaya başlandı. Tabi bu yeni fiyatlanmada özellikle demir, beton ve diğer inşaat malzemelerindeki artıştan dolayı ciddi bir maliyet artışı meydana geldi. Müteahhit arkadaşlar bunları doğal olarak fiyatlarına yansıtmaya çalıştı. Piyasadaki konut kredi faizlerindeki yükseklik ve pandemi şartları da buna eklenince konut satışlarında bir düşüş yaşanması kaçınılmaz oldu.

Hasan OKUMUŞ

Okumuşlar Yapı YK Üyesi

Avrupa ve Amerika’da korona krizi nedeniyle sanayi üretiminde yüzde 70’lere varan düşüşler yaşandı. Ülkeler, gelecek aylarda ekonomik toparlanma beklese de uzmanlar toparlanmanın vakit alacağı görüşünde. Düşüş trendi devam edecek! Tedarik zincirleri üzerindeki etkiler, küresel tedarikin işleyişini bozdu. Bu durum tedarikçi ağlarında farklı seviyelerde yayılma etkileri yarattı. Birçok farklı endüstriyel sektörde olduğu gibi, parça eksikliğinden dolayı üretimler durduruldu. Ürün veya ham maddelerinin çoğunu Çin’den tedarik eden Amerikalı, Avrupalı ya da Türk üreticiler iflasın eşiğine geldikleri gibi, ilişki içinde bulundukları muhataplarını çaresiz durumda bıraktılar.

Çin’deki fabrikalar kapandıkça ve ulaşım rotaları çöktükçe, navlun bedelleri arttıkça, konteyner arzı azaldıkça, dünya genelinde ürünlerin pazara sunulması giderek zorlaştı. Birçok global şirket teslim sürelerini rutinin iki katına çıkarttı.

Ayrıca pandemi sonrası dünya genelinde ham madde ve nihai ürün sıkıntısı yaşanmakta. Bu durum küresel bir durgunluk korkusu yaratıyor. Kamu bankalarının geçen yıl haziran ayında uzun vadeli, düşük faizli konut kredisi kampanyasıyla birinci el konutta aylık yüzde 0,64 seviyelerine kadar düşen konut kredisi faizleri yıl sonu itibariyle yüzde 1 sınırını aştı. Merkez Bankası’nın sürdürdüğü sıkılaştırma adımları ve fonlama maliyetinin artması üstüne ham madde ve döviz artışları, tedarik zincirinin hasar görmesi, kapanan fabrikalar derken insanlar hayatları adına ileriye dönük hamleler ve yatırımlar yapmaktan imtina ettiler. Pandemi, ekonomilere bir süre daha zarar verse de ülkemizin bu durumdan en az etkilenen ülkelerden biri olduğuna şahit oluyoruz.

Cengiz EKER

 İZOMET İzolasyon YK Başkanı

İnşaat sektöründe son yıllarda yaşanan daralmanın sürdüğünü görüyor ve işletmeler olarak bizzat hissediyoruz. TÜİK tarafından açıklanan 2021 yılı ilk çeyrek istatistikleri de yaşanan durumu gözler önüne seriyor. Neredeyse dörtte bir oranında yaşanan küçülme bu sektörden beslenen tüm alt ve yan sektörleri de olumsuz etkiliyor. Pandeminin meydana getirdiği küresel kriz elbette ülkemize de yansıyor. Önce sağlık ama ticaret olmadan da hayatı sürdürmek mümkün değil. Devletin sağladığı yardım ve desteklerin artmasını sektörel anlamda bizler de bekliyoruz. Zira tüm yan kollarıyla beraber yüzbinlerce insana iş imkanı sağlayan inşaat sektörünün yaşaması ve ayakta kalması için desteklenmesi şart. Ham madde üreticilerinin pandemi nedeniyle daralan talebe paralel olarak arzı kısması ham madde fiyatlarına yansıyor. Bu da son tüketicinin cebini ve dolayısıyla alışverişini etkiliyor. Tedarikte yaşanan zorluklar ham maddeye erişimi güçleştirerek üretimi olumsuz etkiliyor ki bu da ister istemez satış fiyatlarına yansıyor. Fiyatlar yükseldikçe de talep azalıyor. Son dönemde hem alan şikayetçi hem de satan. Bu içinden acilen çıkılması gereken bir girdap.

Fatih Can BOZKURT

FCB Interiors YKB

Kredi oranlarının düşmesi ile ilgili birlikte konut satışlarında kısa dönemli ciddi bir patlama yaşandı. Pandemi döneminde gerçekleştirilen satışlar bir önceki yıl istatistiklerini geçti. Fakat sonrasında kredi oranlarının yeniden yükselişe geçmesi ile birlikte satışlar gerilemeye başladı. Satışları etkileyen diğer bir husus pandeminin 2. Ve 3.Dalga ile yeniden hatırlanması oldu. Aslında pandemi bitmemişti. Fakat kısa dönemli yaşanan satış hızı konut alımı yapmayı bekleyen kişilerin alımını hızlandırdı. Sonrasında herkes güvenli alanına çekilip süreci izlemeye başladı. Merkez bankasının faiz artışları ile birlikte yastık altındaki varlıklar faiz fonuna aktarılmış oldu. Bununla birlikte son dönemde popüler olan kripto para ticaretinin çok büyük kazançlar getirdiğini düşünen bazı konut yatırımcıları buralara yöneldi. Ticaretin yönünün değişmesi ile birlikte konut satışları geriye geldi.

Sektörün ilk çeyrek performansı konut üretimi yapmakla durağan geçti. Konut satışlarındaki hızlılığı yakalamak isteyen bir çok müteahhit arkadaşımız yeni projelerine start verdi. Fakat şuan için ilk çeyrek yoğunluklu sadece konut üretimi yapmakla tamamlanmış oldu. Tam kapanma sonrasında alınan kararların sonraki süreci belirleyeceğini düşünüyorum. Bunun yanında TCMB’NİN alacağı yeni kararlar sürece doğrudan etki edecektir. Kripto paralarda yaşanan dolandırıcılık hadiseleri ile birlikte bu kısımdan çekilmeler başladı. O yüzden şuan için satışları doğrudan etki edecek hamle faizlerin düşmesi olacaktır.

İnşaat malzemelerinde tedarik ile ilgili bir sıkıntımız yok. Fakat bazı hammaddesi yurtdışı tedarikli olan malzemeler sorun teşkil ediyor. Onun dışında malzeme konusundan süreç ufak tefek aksaklıklar ile devam ediyor. Fakat fiyat bazlı malzeme tedarik performansını ele alırsak işte orda çok ciddi sıkıntılar var. Yapmış olduğumuz maliyet hesaplamaları dönemsel olarak günlük değişiyor. Hatta bazı malzeme kalemlerine gün içinde 2 ila 3 kez zam yansıtıldığı günler oldu. Son dönemde dolar ve Euro kurunda yaşanan hareketlilik bu süreci çok olumsuz etkiliyor. Kur ile ilgili belirsizlikler aşıldığı takdirde malzeme fiyatları belli düzene oturacaktır.

Murat KARİP

Asya Grup Yönetim Kurulu Başkanı

Bursa sürekli göç alan sanayi kenti olmasına rağmen Türkiye genelinde iyi bir pozisyon da bulunmaktadır fakat konut satışlarındaki yaşanan düşüşler anormal bir durumda. Tabii bunun sebepleri vardır, özellikle ülke genelinde yaşanan ekonomik türbülans büyük sorunlara sebebiyet vermektedir, yanı sıra dolar kuru ve faiz artışlarındaki dengesizlik de başlıca sebepleridir.

Sektörün ilk çeyrek performansına bakacak olursak satış sıkıntısının burada da görebiliriz. Sağlam ekonomik alt yapıya sahip şirket sayısı özellikle Bursa’da inşaat sektöründe çok fazla bulunmamakta bununla birlikte farklı çözümler ile ayakta kalmaya çalışan sektörümüz zor günler yaşamaktadır. Özellikle haziran, temmuz ve ağustos aylarında ülke genelindeki sıkıntılardan da kaynaklı olarak performansın daha da düşeceği, türbülansın ciddi bir düşüşe geçeceği kanaatindeyim.

İnşaat malzemeleri tedarik zincirlerinde ciddi aksamalar yaşanmakta, hammadde probleminden kaynaklı sorunlar yaşamaktayız. Fiyat artışları ve gizli ambargoların uygulanması nedeni ile tedarik zinciri artık çarkı çeviremez duruma gelmek üzere, bu noktada çözüm ise petro kimya ürünleri ve demir çelik sanayisinde yerli hammadde üretiminin arttırılması ve nitelikli mühendislik kadrolarının yükseltilmesi ile sağlanabilir. Ülke genelinde hammadde sanayisinde tekelleşmenin yaşandığı bir süreci de genele yayarak hammadde kapasitesi çoğaltılmalıdır. Aksi takdirde sektörümüz bu süreçten ciddi yaralar alarak çıkacaktır ve sektörümüz ile ilgili birbirine halka ile bağlı olan diğer sektörler de yara alacaktır.

banner53
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner68
18°
kapalı
banner61
banner62