2026-01-14 10:51:35

‘Mağdur’dan ‘Mağrur’a

Özgür Demirci

14 Ocak 2026, 10:51

Gayrimenkul sektörü ile ilgili eğitimlerimde ve yazılarımda dile getirdiğim; insanların gerçek yüzünü görme tespitini her daim tekrar tekrar tecrübe ediyor oluşumuz bir yandan tespitin doğruluğu açısından önemli ancak bir yandan da aynı sebepten dolayı üzücü oluyor. Toplumu oluşturan bireylerin içinde bulunan bir kısmının ahlak anlayışının ne denli hastalıklı ve ne denli narsist bileşenlere sahip olduğunu görmek ve bu kişilik yapılarının yaşadığı gelgitlere şahit olmak toplumsal ahlak dikkate alındığında oldukça isyan ettirir seviyede maalesef; zira bu kişiliklerin sosyal yaşamın her alanında farklı farklı konularda kendi muhataplarına ne denli sıkıntılar yaşattığını tahmin etmek çok da güç olmuyor ve neticede uzun vadede bu tarz davranışlar ufak ufak erozyonlar yaratarak toplumu da yeniden ve negatif şekilde programlıyor. Bu sebepledir ki kültürel erozyon aslında bu tür kişiliklerin yarattığı ahlaki yozlaşmanın bir dışa vurumu olarak göze çarpıyor. Tabi bizim ülkemizde ahlak sadece “KADIN” ile özdeşleştirildiğinden bu durumlar çoğu zaman “TİCARET, PAZARLIK, İŞBİLİRLİK, GÜÇ” kelimelerine sıkıştırılıp gülerek geçiştiriliyor ve hatta bir başarı algısı yaratılarak “HAK YEMEK, AHLAKSIZLIK, HIRSIZLIK” gibi ana fikirlerden kopartılarak övülebiliyor. Oysa kişiyi değerli kılanın sahip olduğu ahlak veya erdem olduğunu anlamadığımız sürece at gözlükleri ile hayata bakmaya ve kısır dünyamızı kendi gördüğümüz veya kendi görmek istediğimiz doğrular ile sarmalamaya devam etmiş oluyoruz.

Milyon milyonluk ticaretlerde tarafların yeri geldiğinde 100.000 lira ve hatta 50.000 lira ve hatta ve hatta 25.000 lira daha az ödeyebilmek (ki bu kısım emek hırsızlığı oluyor ya da daha net tabiriyle sadece hırsızlık oluyor) için sağa sola telefonlar açıp tanıdıklar uydurmaya çalışması, utanmaksızın site yöneticisine ulaşmak için güvenlik görevlisinden telefon dilenmesi veya daire kapılarını çalıp mülk sahibini sorması, en ufak fırsatı değerlendirmek adına kendi değerlerinden vazgeçiyor olması dışarıdan objektif bir şekilde bakıldığında toplum açısından çok üzücü. Yoksa işin para boyutu çok da mühim bir konu değil.

Bir insan 10 milyonluk mülk alımında vermesi gereken hizmet bedelinden 20.000 lira kurtarmak için param bitti diyerek 180.000 lira teklif edebilir mi? Çok saçma geliyor ama evet diyebilir ve hatta bunu pazarlık argümanı olarak kullanabilir, paranın zor kazanıldığından bahsedebilir, kendini acındırabilir, ekonomik sıkıntıları bahane edebilir, kendisi 10 milyonluk mülk alırken halkın aç olduğundan dem vurabilir ve üstüne bir de mağdur rolüne bürünebilir. Kabul edilmeyince arkadan dolanıp mülk sahibine ulaşıp bizi aradan çıkarabilir mi? Çıkarabilir. Aynı kişi olay yargıya taşınınca ise tehdit edebilir, sesini yükseltebilir, üst perdeden atıp tutabilir, yaptığınız işi değersizleştirebilir, yanlış örnekleri önünüze koyup doğruymuşçasına size dikte etmeye kalkışırken yalan söyleyebilir, olayları çarpıtabilir, sizi suçlayabilir ve mağrura dönüşebilir. Aynı kişi mahkeme sonucunda parayı verirken tekrardan mağdura da evrilebilir.

Bu ve buna benzer örneklerdeki kişiler yer yer mağdurdan mağrura veya mağrurdan mağdura zıt kutuplarda o denli hızlı salınım yapar ki zaten yazının ana fikri olan toplumsal ahlakın yozlaşması da bu örneklerde olduğu gibi farklı farklı sektörlerde farklı durumlarda aynı zihniyetin uyguladığı aynı taktiklerin iz düşümü olarak kendisini gösterir.

Her ne kadar bu örneklerin çokluğu kendi sektörümüzde bizi üzse de her halükarda bizim bu ülkeye ve bu ülkeyi seven milyonlara inancımız var. Tam da bu sebepten dolayı bu zihniyeti ve bu zihniyete sahip kişileri tekrar tekrar masaya yatırırken bir farkındalık yaratabilmek, en azından kendimize neyin doğru neyin yanlış olduğunu hatırlatabilmek bizim görevimiz olmak zorunda; zira doğruyu isterken önce bizim doğru davranabilmemiz en basitinden bireysel olarak atacağımız ilk adım olmalıdır. Neticede kendimiz doğruyu bulamamışken veya bulamıyorken başkasında doğruyu aramak çok da mantıklı bir davranış olmayacaktır.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.