Gayrimenkul danışmanlığı ciddi stres yönetimi ve disiplin gerektiren bir meslektir. Bununla birlikte dışarıdan bakıldığında oldukça kolay, sıkıntısız ve herkesin yapabileceği bir meslek olarak görülür. Bu sebeple sektöre giren çoğu danışman adayı işe başlar başlamaz bir gül bahçesinde, hem de dikensiz bir gül bahçesinde yürüyeceğinden emin bir şekilde sektöre giriş yapar. Şunun şurasında ne kadar zor olabilir yani; mülk sahibi hem onunla tanışmak için can atacaktır hem de tanıdıktan sonra mutlaka onunla çalışacaktır çünkü danışman adayının iletişim becerileri muazzamken ikna kabiliyeti ise deveye hendek atlatacak denli iddialıdır. E portföyü bulması bu kadar kolayken satması işten bile olmayacaktır. Neticede sektörde gayrimenkul bakan herkes ya kesin satın alacaktır ya da kesin kiralayacaktır. O zaman bu sektör herkes için biçilmiş kaftandır; başarısız olmanın imkansız olduğu, portföy bulmanın çocuk oyuncağı olduğu, satmak veya kiralamak için ise pek de efor sarf etmenin gerekmediği ve üstüne üstlük şöyle ilk aydan itibaren, hadi bilemedin ikinci ay ama o da olmadıysa üçüncü aydan sonra her taraftan çil çil altınların yağacağı bir sektördür.
Hayal kurmak güzeldir, hele bir de duygusal biriyseniz; pembe bulutlardan mavi sulara, güzel dostluklardan muhteşem iş birliklerine, anlayışlı mülk sahiplerinden sizi bekleyen alıcı adaylarına çok ama çok keyiflidir gayrimenkul danışmanlığı. İstediğin saatte işe gidersin, istediğin kadar para kazanırsın, işe gitmek istemezsen evden yaparsın ya da 3-5 gün yapmaz sonra bakarsın ve hayalindeki gelire, hayalindeki eve, hayalindeki arabaya, hayalindeki iş ortamına ve artık hayalinde ne varsa ona o denli kolay ulaşırsın ki bir süre sonra hayal etmene bile gerek kalmayacağına inanırsın ve hatta işin daha kötüsü hayalini gerçekmişçesine yaşamaya başlarsın.
Derken moralin bozulmaya meyleder, etrafta hafif hafif dolanırsın da pek dile getirmezsin moralinin bozulduğunu. Sonra daha da moralin bozulmaya başlar, artık biraz biraz dem vurursun meslektaşlarla sohbetlerinde. Daha da zaman geçtikçe bayağı bayağı moraller bozulur. Portföyler, paralar, anlayışlı mülk sahipleri, mükemmel iş ortamı, ikna kabiliyeti, iletişim becerileri falan tependen aşağı boca olur.
Gayrimenkul sektörüne hoş geldin…
Verdiğim eğitimlerde sektörün hep gerçek taraflarını göstermeye çalışmışımdır ve hatta bunun için çokça şikayet almışımdır ancak sektöre girecek bir adayın gerçekleri bilmesi gerektiğine inanırım. Zamanında ben girerken kurmuştum tüm yukarıda bahsettiğim hayalleri, ben yaşamıştım tüm o moral bozukluklarını ve ben tecrübe etmiştim o sektöre girerken bize yapılan gel gellerin ne kadar sahte olduğunu. Sonrasında ise zamanla öğrenmeye başlamıştım neyin sahte neyin gerçek olduğunu ve tam da bu sebeple tüm gerçekleri daha en baştan bilmelidir yeni danışman adayı ki morali bozulmasın, motivasyonu düşmesin ve kafasında felaket senaryoları ile gezmeye başlamasın.
Gayrimenkul danışmanının morali bozulmaz, bozulamaz; motivasyonu düşmez, düşemez çünkü danışmanı ayakta tutacak olan bu sektörün gerçeklerini bilerek ilerlemesi ve bu ilerlemeyi bir disiplin içerisinde sistemli bir şekilde sürdürmesidir. 100 kontaktan 1 işlem çıkaracağını, 99’unun ise hiçbir işe yaramayacağını bilmesidir onu güçlü kılacak olan. Bakmayın öyle her aldığını satıyormuş, herkesi ikna ediyormuş gibi yapan soytarıları ve sosyal medyasını sirke çeviren çok bilmişleri. Gayrimenkul işi disiplin, orta ve uzun vadede ise duruşunla ve işlemlerinle itibar kazanma işidir. Bugüne değil yarına yatırım yaparken saygı uyandırabilenlerin, duygusal değil profesyonel hareket edenlerin işidir gayrimenkul danışmanlığı.
Çok mu moralin bozuldu? Üzgünüm ama 3-5 veya 70-80 “HAYIR” lafında moralin bozuluyorsa sektöre bakışını değiştirmelisin çünkü eğer gayrimenkul danışmanı isen moralinin bozulma veya motivasyonunun düşme lüksü yoktur.