banner41

banner38

banner39

banner54

Karadeniz İskele, kalitede Avrupa’yla yarışıyor

Bursa ve Türkiye genelinde iskele kalıp sistemleri ve inşaat makinaları alanında çözüm ortağı olan Karadeniz İskele, Avrupa standartlarında makineler üreterek Bursa’nın gururu oluyor.

RÖPORTAJ 18.02.2021, 17:05 18.02.2021, 18:36
Karadeniz İskele, kalitede Avrupa’yla yarışıyor

Cüneyt ALKIŞ

Kalite, güven ve tecrübeyle sektörün en önemli çözüm ortaklarından biri olan Karadeniz İskele, teknolojinin gelişmesi ile değişen dünyaya ayak uydurarak kendini yenileyerek ve son teknolojinin gerekliliklerine uyarak ihtiyaçlara yönelik üretimler yapıyor.

Ürettiği iş makinaları ile yapı sektörünün ihtiyaçlarına modern çözümler sunduklarını ifade eden Karadeniz İskele Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kalaycı, “Avrupa’dan geri değiliz. Yeterli teknolojiye ve bilgi birikime sahibiz, sadece sistemsel sorunlarımız var. Mutlaka marka çıkarmalıyız” dedi.

Hem sektörde hem de sivil toplum kuruluşlarında oldukça aktifsiniz. Sektörde de 35 yılı aşkın tecrübeniz var, kısaca Osman Kalaycı’yı tanıyabilir miyiz?

35 yıldır Bursa’da sanayinin içindeyiz. İskele ve inşaat üzerine kurulan firmamız 35 yıldır, yan sanayi olarak hizmet vermekte. Firmamızın kuruluşundan itibaren hep şunu ilke edindik; sektöre ivme nasıl kazandırırız, sektöre daha kaliteli ürünler nasıl üretebiliriz ve katabiliriz? Sektöre kolaylıkları nasıl getirebiliriz? Sektöre nasıl faydalı olabiliriz? Bunun üzerine inşaat makinalarından başlayarak bugün bulunduğumuz noktaya geldik. Şartlar değiştikçe gelişmeleri takip ederek, firmamızı da değiştirdik ve bugünlere geldik.

35 yıl öncesini ve bugünü göz önünde bulundurursak firmanız nasıl aşamalardan geçti?

Sektörde 35 yıldır faaliyet gösteriyorum fakat sektöre esasen 1975 yılında girdim. 1975 yılında inşaat teknolojilerinin hangi aşamalardan geçtiğini çok iyi bilen biriyim. O yıllara geri dönüp baktığımızda inşaat sektörünün bugünkü geldiği noktada kullanılan teknolojiler açısından inanılmaz farklar görüyorum. Örneğin 1970’li yıllarda beton mikserleri ve beton pompaları yoktu. Hep ilkel şartlarda yapıldı, hatta depreme dayanıksız binaların konutların ana sebeplerinden bir tanesi de bu gün var olan teknolojik imkânların o günkü şartlarda olmamasıdır. Diğer sektörlerde de elbette ilerlemeler ve farklılıklar olmuştur. İnşaat sektörünün gelişen yapısı ile o günler ile bugün arasında çok ciddi farklılıklar var. Karadeniz İskele de günün şartlarına göre kendini geliştirerek, Türkiye genelinde en ön sıralarda tercih ediliyor. Karadeniz İskele’nin tanınan, güvenilen, aldığı projeleri başarıyla bitiren nadir firmalardan olduğunu rahatlıkla ifade edebilirim.

2020 pandemi ağırlıklı bir yıl oldu ve dalgalanmalar yaşandı. Siz 2020 yılını, inşaat sektörü ve firma açısından nasıl değerlendirirsiniz?

Türkiye’ye bakacak olursak, 2001’den sonraki süreçte bana göre inşaat sektörü büyüyerek devam etti. 2008’de elbette ufak birkaç sıkıntı olmuş olabilir. Onun dışında bana göre inşaat sektörü hep zirvedeki yerine korumuştur. 2018, 2019 ve 2020 yılı olmak üzere son iki, üç yıldır sektör olarak bir daralma yaşandı. Bunu da ben çok normal karşılıyorum çünkü önceki yılda çok ciddi bir hareketlilik yaşanmıştı. Bu hareketlilikle birlikte dışarıdan, sektörle ilgisi olmayan firmaların bu işle iştigal olmasından dolayı arz fazlası olduğu için inşaat sektöründe durağanlık yaşandı. Pandemi de tüm dünya da olduğu gibi bizim ülkemizde de etkili oldu. Pandemiden dolayı da bir daralma yaşandı. Ben inanıyorum ki 2021 yılının 6’ıncı ayından sonra inşaat sektörü de ivme kazanacaktır.

Sizden biraz da mesleki detaylar alalım. İskeleler nerelerde kullanıyor? İnşaat firmaları iskele kurulumu konusunda nerelere dikkat ediyor?

Biz aslında inşaatların temelinden başlayarak, bitirme aşamasına kadar sektöre hizmet ediyoruz. İskele dediğimiz zaman sadece cepheye kurulan iskele değil, kalıp iskele de var. Kalıp altı iskele ile inşaat başlama aşamasından başlayarak ve en son bitimdeki cephe iskelesine kadar biz inşaatın içindeyiz. İnşaat bizimle başlıyor, bizimle bitiyor diyebiliriz.

İnşaat firmaları iskele kurulumunda öncelikle güvenilir firma arar. İnsanların çalışacağı firmaların güvenilir olması, sağlam ve sözünde durması lazım. Her şeyden önce TSE standartlarına uygun üretmesi lazım. Bilinçsiz müşteri ise fiyatın ucuzunu arar. Bizim Karadeniz İskele’ de o yok. Bizim 2015’te ürettiğimiz hareketli cephe iskelesi ile Türkiye’de ilk üç firma arasındayız. Bunun kiralaması konusunda Türkiye’de makine sayısı olarak baktığınızda da tek firmayız. Bu da bizi nereye getiriyor. Çok büyük firmalarda çok büyük hacimli inşaatlarda Karadeniz İskele birinci tercih nedenidir. Çünkü bu işi yapabilecek 150 makine ile sahada bu işi çevirebilecek tek firmayız.

Teknolojinin gelişimine bağlı olarak her sektör kendince ona ayak uydurmaya çalışıyor. İskele de bunlardan biri. Teknolojik anlamda yeni yatırımlarınız var mı?

Karadeniz İskele’nin hedefi bitmez, hedefleri sonsuzdur. Biz hep, bizimle çalışan firmalara nasıl daha verimli olabilirizin hedefi içinde olduk. Biz buna odaklanarak bu günün şartlarına göre teknolojileri getirdik. Bugün hareketli cephe sistemleri konusunda ülkemizde ciddi isim yapmış bir firmayız. Bu sistem, hem çalışanların işini kolaylaştırdı, hem daha güvenilir oldu hem de inşaat sektöründe cephede yaşanacak iş kazalarını bir nebze de minimize edilmesine katkısı oldu.

İskelelerde yaşanan kazaları nasıl azaltabiliriz?

Şimdi siz istediğiniz kadar dünyanın en güvenilir, en sağlam ürününü üretip sahaya sürün yine kazalar olabilir. Bu sektörde çalışan kişiler mutlak suretle iş güvenliği eğitimini almaları gerekiyor. Ve eğitimi almakla kalmayıp uygulamaları da lazım. Bu iki üç günde olacak şey değil uzun bir süreçte olacak bir şey. Birçok olaya şahit oldum. Bizim ürettiğimiz makinalarda 8-10 yaşındaki çocuklar çok rahat oynayabilir. Rabbim korusun diyoruz kul yapısıdır. Her şey olabilir olmaz demiyoruz ama tam olarak tedbirlerimizi alarak sahaya çıkarsak size samimi olarak söylüyorum kaza olur ama ölümlü kaza asla olmaz. Maalesef bizim bu sektörde çalışan kardeşlerimiz, uygulamacılar bu alına güvenlik tedbirleri uygulamıyorlar. Bana bir şey olmaz olmaz düsturu çok yanlış. Şu an iş güvenliği çok ciddi ele alınan bir olay, bu kazalardan hepimiz çok rahatsızız. Sahadaki her çalışanın başına bir tane görevli koymak mümkün değil. O zaman bu işle iştigal olan kişiler önce kendi güvenliğini alacaklar ondan sonra sahaya çıkacaklar. İş anında sorunlar ortaya çıkabilir, örneğin can ipini takmazsan ben bununla rahat çalışamıyorum dersen iskele ayağının altından kayması durumunda havada asılı kalamazsın. Lütfen sahada çalışan arkadaşlarımız çok daha dikkatli olsunlar, tedbirleri uygulasınlar.

Son dönem inşaat sektörünün canlılığına ve büyük projelere baktığımızda firma olarak hangi projelerde yer aldınız?

Nerede büyük bir proje varsa bizim orada emeğimiz vardır. Ankara Etlik Hastanesinde çalıştık. Avrupa Konutları, Ağaoğlu gibi Türkiye’nin önde gelen firmalarına hizmetler verdik. Bitirdiğimiz ve devam ettiğimiz projeler var. Sadece Bursa, Ankara ve İstanbul şehirlerinde değil ülkenin birçok yerinde önemli projelerde hizmet veriyoruz.

İskele sistemleri olarak Avrupa standartlarında olduğumuzu söyleyebilir miyiz? Türkiye iskele standartlarını nasıl yorumlarsınız?

Bir klasik iskele var bir de bizim ürettiğimiz motorlu iskeleler var. Klasik iskele sistemlerinde çok mesleki yeterlilik isteyecek bir üretim söz konusu değil. Avrupa ile kıyasladığım zaman bizim ülkemizde inanılmaz sanayiciler var. 35 yıldır bu sektörün içindeyim. Bugün benim müşterim benden iskeleyi altından yapmamı talep etse biz bunu da yapmaya hazırız. Sıkıntı nerede biliyor musunuz kullanıcının fiyata bakmasın da, biz ülke olarak günü kurtarmanın hesaplarını yapıyoruz. Bizim dünyaya karşı marka olamayışımızın neden böyle kısa vadeli düşüncelerimizdir. Müşteri bizden klasik iskele istediğinde proje bazında sunarız. Her parçanın belli bir fiyatı vardır. Müşteri aldığında şöyle bir bakar şunu iptal edelim, şunu çıkartalım der. Bir kere bu ülkede fiyata bakmayacağız işin nasıl yapıldığına, temiz yapılıp yapılmadığına sağlam olup olmadığına bakmalıyız. Biz istesek Avrupa’dan çok çok daha iyisini bu ülkede üretebiliriz. Sadece biraz mantalitemizin değişmesi gerekiyor.

O teknolojiye ve bilgi birikime sahibiz, sadece sistemsel sorunlarımız mı var diyorsunuz?

Kesinlikle sistemsel sorunlarımız var. Bugün benim ürettiğim makineler Avrupa ayarında, fuarlara katıldığımızdan dolayı biliyorum. Geri değiliz kesinlikle, kendimizi tartıyorum ve biraz da mütevazı davranıyorum. Avrupa ayarında makine üretiyoruz. Bir yabancı Alman markası bir şeyi 100 liraya satarken ben 70 liraya bile satarken zorlanıyorum, işte bu da ülkenin marka değerini ortaya çıkarıyor. Onun için biz bu işin bedelini ödememiz lazım. Çin bu işi başardı, seferberlik ilan etti çalışma olarak. Ne hesaba baktı, ne paraya baktı, ne de çalışma şartlarına baktı. Ben onların çalışma şartlarına hayranlıkla baktım. Biz bu ülkede o şartlarda çalıştıramayız. Biz zaten normal şartlarda çalıştıracak eleman sıkıntısı çekiyoruz. Dünyada marka olmak kendimizi ve de ürünümüzü ispatlamak zorundayız. İspatladığınız zaman bu sefer emeğinizin karşılığını almaya başlıyorsunuz.

Karadeniz İskele olarak yurt dışına açılmayı düşünüyor musunuz?

Yurtdışına açılmayı düşünüyoruz fakat bu pandemiden dolayı dünyada bir daralma söz konusu yoksa biz birkaç ülkede bayilik sistemi gibi bir şey kurduk. Hatta birkaç ülkede Karadeniz İskele’nin kendi şubelerini açalım itiyoruz ama bu pandeminden dolayı zor görünüyor. Aşının seyrine göre bakacağız. Yatırım yapmayı, çalışmayı seviyoruz.

Bu yatırımlarla ilgili fizibilite çalışmalarını yaptınız mı?

Benim işimle ilgili hangi firmalar var, onları tespit ediyorum. Bizim ticari ataşelerimizin aracılığıyla harekete geçerek tespit çalışmalarını yürütüyoruz. Ben kendim birkaç ülkeye gittim ticari ataşelerle görüştüm. Bizim için neler yapabileceklerini nasıl yardımcı olabileceklerini, her zaman telefon ve kapılarının açık olduğunu ifade ettiler. Yeter ki biz dürüstlükle bir şeyler yapalım. Ticarette en önemli şey güvendir. Biz bu güveni ülkemizde ürettiğimiz ürünlerle ispatlamalıyız.

İskele dışında başka yatırımlarınız olacak mı?

Tabi ki hayallerimiz var. Bunlardan biri de inşaat sektörü, kendi imarlı yerlerimiz var. Projesi çıkmış yerlerimiz söz konusu ama piyasanın biraz daha normale dönmesini bekliyoruz. İnşallah normale döndüğü zaman biz saha da olacağız. Biz iyi niyetle çalışıyoruz, hedefimiz önce hizmet. Yatırımlarımız İstanbul ve Bursa’da olacak. İstanbul’da zaten Bay İskele Kalıp isimli bir şirketimiz var ve çok başarılı işlere imza atıyor.

banner53
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
25°
açık
banner61
banner62