Kadın girişimciliğe örnek kişilik
Yonat İnşaat Mimari Tasarım ve Proje Sorumlusu Yüksek Mimar Merve Yonat, kadın girişimcilere örnek model oluşturuyor. Her kadının kendi sektöründe güçlü bir varlık oluşturabileceğine dikkat çeken Yonat, önemli olanın zorluk karşısında yılgınlığa kapılmamak ve mücadele azmini elden bırakmamak olduğunu dile getiriyor.
Projelerin konsept oluşturma aşamasından uygulama süreçlerine kadar tüm mimari adımlarını bizzat yöneten Yonat, stratejik kararlarda aktif rol alırken, firmanın mimari vizyonunun gelişmesi ve güncel mimarlık anlayışıyla ilerlemesi için çalışıyor. Mesleğine tutku derecesinde bağlı olan Yonat, özgün projelere imza atmaya hazırlanıyor.

Öncelikle kendinizden ve mesleğe nasıl adım attığınızdan bahseder misiniz?
Çocukluğumdan beri çizim yapmayı çok seven biriydim. Mekân kurgusuna olan ilgim de yine bu yıllarda şekillenmeye başladı. Okul dönemlerinde, içinde tasarım barındıran her ödev veya projede kendimi daha fazla öne çıkarken buluyordum. Bu ilgi zamanla bilinçli bir yönelişe dönüştü ve mimarlık eğitimi almamla birlikte profesyonel yolculuğum başlamış oldu. Bugün baktığımda, mesleğime tutkuyla bağlı olmamın temelinde o çocukluk heyecanının hiç kaybolmaması yatıyor.

Yonat İnşaat’taki göreviniz nedir?
Yonat İnşaat’ta Mimari Tasarım ve Proje Sorumlusu olarak görev yapıyorum. Projelerin konsept oluşturma aşamasından uygulama süreçlerine kadar tüm mimari adımları bizzat yönetiyor; planlama, tasarım, malzeme seçimi ve teknik detay çözümlerinden sorumlu oluyorum.
Aynı zamanda bir aile şirketi olan Yonat İnşaat’ta yönetici ve şirket ortağı olarak da görev alıyorum. Stratejik kararlarda aktif rol alırken, firmanın mimari vizyonunun gelişmesi ve güncel mimarlık anlayışıyla ilerlemesi için çalışıyorum.

Yonat İnşaat’ı tanıtır mısınız?
Yonat İnşaat, 19 yıldır faaliyet gösteren, Bursa merkezli bir aile şirketidir. Kurucusu Kasım Yonat olup, bugün hâlâ şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmektedir.
Bugüne kadar Bursa’nın Nilüfer, Yıldırım ve İnegöl ilçelerinde birçok projeye imza attık. Konut, ticari yapı ve karma kullanımlı yapılardan oluşan geniş bir portföyümüz bulunuyor. Şirketimiz, özellikle kentsel dönüşüm projelerinde önemli bir deneyime ve güçlü bir uygulama geçmişine sahiptir.
Yıllar içinde çok sayıda bağımsız bölümü (daire, dükkân ve ofis) başarıyla teslim ederek bölgede güvenilir bir marka oluşturduk.

Yonat İnşaat’ın halen devam eden projeleri nelerdir?
Şu anda aktif olarak 75. Yıl Mahallesi projemizin inşaat ve uygulama süreçlerini sürdürüyoruz.
Ayrıca yeni projelerimizin imza ve onay süreçleri devam ediyor. Çok yakında bu projeleri de kamuoyuna duyurmayı planlıyoruz.

Sizce Yonat İnşaat’ı diğer firmalardan ayıran temel farklar neler?
Yonat İnşaat olarak en büyük gücümüz, aile şirketi olmanın getirdiği güven, sürdürülebilirlik ve bütüncül yönetim anlayışı. Her projemizde şeffaf, güvenilir ve kullanıcıya değer katan çözümler üretmeye odaklanıyoruz.
Bunun yanında mimari tasarımın, teknik kalitenin ve proje yönetiminin aynı çatı altında ve koordineli şekilde yürütülmesi büyük avantaj sağlıyor. Detay çözümünden malzeme kalitesine, kullanıcı beklentilerinden yapısal güvenliğe kadar her aşamada titiz bir yaklaşım benimsiyoruz.
Gelecekte Yonat İnşaat’ı ve sizi nerede görmek istiyorsunuz?
Hedefimiz, bugüne kadar oluşturduğumuz kalite ve güven çizgisini daha da ileri taşımak. Yeni projelerimizle Bursa’nın gelişen bölgelerinde modern, fonksiyonel ve kullanıcı odaklı yapılar üretmeye devam etmek istiyoruz.
Kişisel olarak ise mimari anlamda daha fazla üretmek, daha nitelikli projelere imza atmak ve kendi mesleki çizgimi sürekli geliştirmek en büyük hedefim.
Faizlerin yüksekliği ve parasal sıkılaştırma politikası inşaat sektörünü nasıl etkiledi?
Son dönemde uygulanan parasal sıkılaştırma politikaları ve yüksek faiz oranları, sektörün genelinde olduğu gibi konut talebini de yavaşlattı. Finansmana erişimin zorlaşması, tüketicilerin konut alım kararlarını ertelemesine neden oldu. Buna rağmen güçlü markalar ve güvenilir firmalar bu süreçte dahi projelerine devam ederek sektöre katkı sağlamayı sürdürüyor.
Size göre inşaat sektörünün temel sorunları nelerdir?
En temel sorunlardan biri, maliyetlerin istikrarsız şekilde artması. Malzeme fiyatları ve işçilik giderleri birçok firmayı zorlayabiliyor. Bunun yanında bürokratik süreçler, arsa üretimindeki zorluklar ve deprem yönetmeliklerine uygun yapı üretme maliyetleri de sektörün önemli gündemleri arasında.
Ancak tüm bu zorluklara rağmen kaliteli, güvenli ve sürdürülebilir yapı üretme sorumluluğu her şeyin önünde geliyor.
Son dönemde tercih edilen daire tipleri hangileridir?
Konut talebinde son dönemde 2+1 daireler en çok tercih edilen tip olarak öne çıkıyor. Hem aile yapısına uygunluğu hem de ekonomik olarak daha ulaşılabilir olması bu tipleri daha popüler hâle getiriyor.
Ayrıca 1+1 daireler, özellikle tek başına yaşayanlar, genç profesyoneller ve öğrenciler için oldukça ilgi görüyor. Daha pratik, minimal ve ekonomik çözümler arayan kullanıcıların bu daire tiplerine yöneldiğini söyleyebiliriz.
Mimarlık gibi yoğun ve rekabetçi bir alanda çalışmak nasıl bir duygu? Başlangıçta sizi en çok zorlayan şey neydi?
Mimarlık hem yaratıcılık hem de yoğun teknik bilgi gerektiren, oldukça dinamik bir alan. İşin temposu yüksek olsa da ürettiğiniz mekânların hayata geçmesi büyük bir tatmin duygusu yaratıyor.
Başlangıçta en çok zorlayan şey, tasarım ile uygulama arasındaki farkları sahada birebir deneyimlemekti. Ancak zamanla bu süreç tecrübe ve sabırla daha güçlü bir bakış açısına dönüştü.
Kadın bir girişimci olarak sektörde karşılaştığınız önyargılar oldu mu? Bunlarla nasıl başa çıktınız?
Evet, zaman zaman cinsiyet temelli önyargılarla karşılaştığım oldu. Ancak bilgi, yetkinlik ve tutarlılık bu önyargıları kısa sürede kırıyor. Üretmeye, öğrenmeye ve sahada aktif olmaya devam ettikçe, hem sektörde hem de iş ilişkilerinde saygınlık kendiliğinden oluşuyor.
İlhamınızı nereden alıyorsunuz?
Tasarım sürecimde ilham aldığım pek çok kaynak var. Şehirler, doğa, farklı kültürler ve iyi tasarlanmış mekânlar beni her zaman motive ediyor. Mimarlık kitapları, dijital platformlar ve çağdaş mimari örnekler de sürekli beslendiğim alanlar arasında.
Bir kadın girişimci olarak Türkiye’de kendi işini kurmak isteyen genç kadınlara tavsiyeniz nedir?
Öncelikle cesaretlerini kaybetmesinler. Disiplinli çalışmak, kendine güvenmek ve pes etmemek çok önemli. İyi bir ekip, doğru iş planı ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla her kadın kendi sektöründe güçlü bir varlık oluşturabilir.
Sizin için “başarı” ne ifade ediyor?
Benim için başarı; hem mesleki hem kişisel anlamda istikrar, üretkenlik, gelişim ve sorumluluk bilinciyle hareket etmek demek. İnsanların güven duyduğu, içinde yaşamaktan memnun olduğu mekânlar üretmek en büyük başarılardan biri.
İş-yaşam dengesini nasıl kuruyorsunuz?
Yoğun bir tempoda çalışsam da kişisel zaman yaratmanın önemli olduğunun farkındayım. Aile ile vakit geçirmek, kendime alan açmak ve üretken olduğum kadar dinlenmeyi de ihmal etmemek bu dengeyi kurmama yardımcı oluyor. Özellikle kadın girişimciler için bu denge, sürdürülebilir üretimin anahtarı.
Konut ve Yapı Gazetesi ile ilgili görüşleriniz nelerdir?
Sektöre değer katan, bilgi paylaşımını destekleyen, güncel haberleri takip eden bir yayın olması çok kıymetli. Hem profesyonellere hem de konutta bilinçli tercihler yapmak isteyen kullanıcılara katkı sağladığını düşünüyorum.
Son olarak eklemek istedikleriniz…
İnşaat sektörü çok paydaşlı bir alan. Bu nedenle mimarlar, mühendisler, müteahhitler kadar ustaların, işçilerin ve sahada çalışan tüm ekiplerin rolü çok değerli.
Ayrıca deprem biliminin artık tüm sektörün ayrılmaz bir parçası olduğunu da özellikle vurgulamak isterim. Güvenli yapılar üretmek; bilim insanlarının, teknik ekibin ve uygulayıcıların birlikte hareket etmesiyle mümkün olur. Biz de bu bilinçle her projemizde dayanıklılığı ve güvenliği ön planda tutmaya devam ediyoruz.

