banner41

banner39

banner70

banner38

banner69

banner54

Hafriyat firmaları sorunlarla boğuşuyor

İnşaat firmalarının ilk müracaat ettiği taşeronlarından olan hafriyatçılar, döküm sahalarının yetersizliği ve kanunlara uymayan firmaların yol açtığı haksız rekabetten şikâyetçi.

GÜNDEM 24.11.2021, 17:14 24.11.2021, 17:27
Hafriyat firmaları sorunlarla boğuşuyor
banner66

Sektörün önemli taşeronlarından hafriyatçılar pek çok sorunla uğraşıyor. Bursa’daki dökğm sahalarının yetmediğini ifade eden hafriyatçılar, daha büyük sahaların açılmasını ve buraların da profesyonelce yönetilmesini istiyor.

Olumsuz hava koşullarında kamyonların döküm sahalarına girememesinden de şikayet eden hafriyatçılar, kurallara uymadan atık döküp çevreyi kirleten işletmelerin sektöre zarar verdiğini belirtiyor.

Birkayalar İnşaat Hafriyat Genel Müdürü Nizamettin Kayar

1993 yılında kurulan bir firmamızda işimizin yüzde 40’ı inşaat malzemeleri, yüzde 40’ı hafriyat, kalan yüzde 20’si de yap sat işlerinden oluşuyordu. Ancak şu an ki ekonomik atmosferden dolayı yap sat işini durdurduk ve hafriyat işlerine ağırlık verdik ve şu an işlerimin neredeyse yüzde 70’i hafriyat oldu.

Hafriyatçılık zor bir sektör ve bu sektörde işini layıkıyla yapan çok az kişi var. Ben de bu işi daha nitelikli ve güvenilir yapmak için hafriyat işine girmeye karar vermiştim 2007’de ve yaklaşık 15 yıldır bu anlayışla çalışıyorum.

Özellikle döküm sahaları ile ilgili ciddi sıkıntılarımız mevcut. Önceden şahıslar döküm sahası açabiliyordu. Büyükşehir’in meclis kararı ile şahıslara döküm sahası verme sona erdi, Büyükşehir’in iştiraki olan Burkent’e bu yetkiyi verdiler ve sadece Burkent döküm sahası açabiliyor. Bizler de dürüst çalışan, kurallara uyan hafriyatçılar olarak Burkent’in döküm sahalarını kullanıyoruz ama yeterli gelmiyor. Araçlarımızın hepsinde hafriyat taşıma izin belgesi ve GPS sistemi mevcut. Belirlenen tonaj sınırını aşmıyoruz. Hafriyatlarımızı Burkent’in göstermiş olduğu resmi döküm sahalarına yapıyoruz. Biz Birkayalar olarak tamamen Büyükşehir Belediyesi’nin çizmiş olduğu yola göre hareket ediyoruz.

Bu yolda hafriyatçılarla müteahhitler beraber yürüyor. İMSİAD da bu konuda bizlere her zaman destek oluyor. Hafriyat 3-4 yıl önce inşaat maliyet kalemleri arasında alt sıralardayken, artık maliyetlerde önlere gelmeye başladı. Çünkü Büyükşehir Belediyesi döküm sahalarına girdiğimizde bizden ton başına para alıyor. Son yıllarda araçlarımıza belirlenen tonaj sınırı dışında yük saramadığımız için daha fazla sefer yapmak durumunda kalıyoruz, bir de akaryakıta gelen zamlar eklenince hafriyat işlerinde de fiyatlar yükseldi haliyle.

Bursa’da muhtelif yerlerde döküm sahaları var. Mustafakemalpaşa-Karacabey tarafında, İnegöl’de, Gemlik’te, Yıldırım Bölgesine hitap eden Karaığdır köyünde, Osmangazi’ye hitap eden Hamitler çöp sahasında döküm sahaları mevcut. Faal 10 civarı döküm sahası var ama bu sayı yetmiyor, sahalar küçük. Ayrıca çalışma sistemlerini de beğenmiyorum. İstanbul’daki gibi büyük bir döküm sahası bulmaları ve profesyonelce yönetilmesi gerekiyor. Yağmur çamur olduğunda tırlarımızla rahatça girip dökümümüzü yapabileceğimiz, hemen dolmayan yerlerin bulunması gerekiyor. Belediye döküm sahalarını özel sektörde bu işi çok iyi bilen firmalara taşare edip denetlemesini yapabilir.

Meslektaşlarımızdan da ricamız var. Hepimiz sektöre hizmet etmek için mücadele ediyoruz. Bazı firmalar kurallara hiç uymadığı için haksız bir rekabet oluşuyor. Bu o kişilerin de uzun vadede zararına oluyor. Çünkü çevre cezaları çok ağır. Şahıslar, kuralların getirdiği maliyetlerden kaçayım derken daha büyük cezalarla karşı karşıya kalabiliyorlar. Ayrıca çevreyi de kirletmemeleri gerekiyor. Bu anlamda hem hafriyat işi yapan meslektaşlarıma kurallara uyarak iş yapmalarını, haksız rekabete olanak sağlamamalarını, müteahhitlere de kurallara uyan güvenilir firmalarla çalışmalarını rica ediyorum.

Yakın zamanda Büyükşehir Belediyesi’nin uygulayacağı hafriyat yazılım bilgi sistemi devreye girecek. Bu sistem kaçak dökümlerin yüzde 90’ını engelleyecektir. Şu anda kurallara uyulmadığı takdirde verilen cezalar sadece hafriyatçıları etkiliyor, müteahhiti ve yer sahibini etkilemiyor. Bazı müteahhitler de sadece fiyata bakıp ucuz olana işi veriyorlar, hiçbir sorumlulukları yok. Ama bu sistem devreye girince ben ne kadar sorumluysam taşıyıcı olarak, müteahhit de iş veren olarak sorumlu oluyor, yer veren arsa sahibi de sorumlu oluyor. Ben bu sistemi doğru buluyorum. Kurallara uyanla uymayan ortaya çıkacak, kurallara uymayan ya elenecek ya da sisteme ayak uyduracak. Bu gelişme, sektöre denetim ve disiplinle birlikte değer de katacaktır.

Biz bu şehirde yaşayan, yaşadığı bu kenti seven, bölgesine değer katan insanlar olarak çevre duyarlılığımız çok fazla. Biz bu işleri yapabilmek için önemli bir bütçe ayırıyoruz. Maliyetlerden kurtulacağım diye dereye, ormana, sağa sola moloz dökmedik, dökmeyiz. Biz gelecek nesle daha yaşanılabilir bir çevre bırakma adına işimizi layıkıyla, çevreye duyarlı bir şekilde yapıyoruz. Bu konuda çok hassasız.

Melikşah Kahveci – Kahveciler Grup Yönetim Kurulu Başkanı

30 yıla yakındır bu işin içerisindeyim. Ana işimiz hafriyat. İnşaat sektöründe maliyet artışlarından dolayı sıkıntı var gibi gözükse de hafriyat sektörü olarak işlerimiz yoğun. 25 kişilik bir personelimiz var ve sadece Bursa’da iş yapıyoruz.

Biz büyük firmalarla çalışıyor, kurallara uyuyor, işleri zamanında yetiştirmeye çalışıyoruz. Araçlarımızda belediyenin istediği tüm cihazları taktırdık. Bütün şehir içi izinlerimiz var. Hafriyatı, belediyelerin gösterdiği resmi döküm sahalarına ücret ödeyerek döküyoruz. Bunu ödemeyen kişi ve kurumlar yüksek cezalarla karşılaşıyorlar. Kurallara uyduğumuz için hiç başımız ağrımıyor ve büyük firmalar da bu anlayışımızdan dolayı bizle çalışmayı tercih ediyor.

Müteahhitlerde de aynı bizim gibi firmalar var. İşini layıkıyla yapanlar olduğu gibi maalesef haksız rekabete yol açan, sektöre zarar veren firmalar da var. Bazı firmalar, ucuza yapan herhangi bir hafriyat firmasına iş verirken bazıları da bizler gibi kurallara harfiyen uyan firmaları tercih ediyor. Ben tüm müteahhitlere kurallara uyan firmalarla çalışmalarını rica ediyorum.

Belediyenin üzerinde çalıştığı bir sistem var. Bu sistem ile müteahhitler de sorumlu tutulacak artık. Biz bunu yerinde ve doğru bir karar olarak buluyoruz. Hafriyatçılık sorumluluğu olan, kuralları uyulması gereken ve bunu yaparken de belli bir bedel ödenen ağır bir iş. Dolayısıyla müteahhitlerin de işi layıkıyla yapan firmalarla çalışmasının gerekli olduğunu düşünüyorum.

Bir başka sorunumuz da Bursa’da yeterli döküm sahası olmaması. Biz büyük bir hafriyat işi aldığımızda döküm sahalarındaki kapasiteler bizlere yetmiyor. İşin yarısına geldiğimizde döküm sahasında kapasiteler doldu deniyor, bize başka yerler gösteriyorlar. Burkent alternatif yer açıyor ama mesafe çok uzuyor, akaryakıt zamlarını da düşünürsek bize ekstra maliyet yükü biniyor. Ben müteahhitle ona göre bir maliyetle anlaşmışım ama bu durumdan dolayı bana binen ekstra maliyet yükünü ben müteahhite yansıtamıyorum. İşin ortasında kurallar değişiyor. Biz Bursa’da büyük döküm sahaları istiyoruz. Yağmur yağdığında sahalar zaten kapanıyor. Döküm sahasının yollarına ve diğer fiziksel yapısına yatırım yapılmadığından kamyonlarımız sahanın girişinde kalıyor, yukarı çıkıp dökümünü yapamıyor.

Bir başka konu da geri dönüşüm konusu. Belediye, büyük ve 10’larca yıl cevap verebilecek kapasitede bir saha açsa kendisine de ek bir gelir sağlanmış olur. Oraya geri dönüşüm tesisi kurulup farklı bir kazanç da sağlanabilir. Çünkü hafriyattan her türlü malzeme çıkıyor. Bahçe toprağı, stabilize, taş, kum, tuğlalar başta olmak üzere birçok farklı madde çıkıyor. Bir nevi hazır malzemeyi çöpe atıyoruz. Bu hafriyat ayrıştırılıp geri dönüşüme kazandırılsa ekonomiye de kazanç sağlanır.

BRC Yapı Yönetim Kurulu Başkanı ve İMSİAD Taahhüt Komisyonu Başkanı Cem Oflaz

Hafriyatçı inşaatın tozunu yutan, ilk başta müracaat ettiğimiz taşeronlarımızdan biri. Hafriyatçılık meşakkatli bir meslektir. Çok maliyetli makineler zor şartlarda çalışıyor, yıpranıyor. Taşıma ve kazı esnasında pek çok kazanın olabileceği, risk faktörü yüksek olan bir meslek grubu. Hafriyat işi binalarda yüzde 10-20 arasında değişirken bir yol, baraj ve dekapaj işinde bu rakam yüzde 80-90’lara çıkar. O yüzden hafriyat olmazsa olmazdır. Bu sektörün ayakta kalması denemek inşaat sektörünü ayakta kalması demektir. Hafriyatçılık, başlangıçtır, kazmaktır. Onlar başlamadan, kazmadan dikemezsiniz.

Hafriyatta en büyük problemi tonaj problemidir. Araçlar normalde taşıyabileceği kapasitenin 3’te 1’i altında bir kapasiteyle iş yapıyorlar. Bu da sefer sayısını ve dolayısıyla yakıttan dolayı maliyetini de artırıyor.

Müteahhit ve hafriyatçı ilişkisine gelirsek; hafriyat şirketleri ayrı düzende firmalar, ayrı bilançoları olan ayrı şirketlerdir. Ayrı noktalardan izin alırlar. Müteahhit firmalar da farklı bir bünye ve yapıya sahiptir. Dolayısıyla ikisini eşdeğer tutup, ikisini birbirinden mesul tutmak doğru değildir. Hafriyat Yönetim Bilgi Sistemi ile müteahhitlerin de hafriyat konusunda sorumlu tutulmasını doğru bulmuyoruz. Biz bunun sürdürülebilir bir kanun ve kural olmadığına inanıyoruz. Belli noktalarda sıkıntılar çıkacaktır ve yargıya taşınacağı durumlar olacaktır.

Günde 500-600 aracın döndüğü büyük bir işte, bu arabaların defalarca alıp döktüğü molozun nereye döktüğünü biz takip edemeyiz. Bu döngünün içerisinde kapasite yetersizliğinden dolayı bazen 2-3 hafriyat firmasıyla bile çalıştığınız olabiliyor. Bu arabaların hepsini nasıl takip edelim. Bunları takip edeceksek, bu hafriyat sürecinde her şeyi bilip kontrol edeceksek niye işi hafriyatçıya verelim, kendimiz yaparız bu işi. Elimizde hiçbir yükümlülük ve yetki yokken hafriyatçımızı nasıl cezalandırabilir veya nasıl engelleyebiliriz. Yaptırımımız olmadığı yerde bizi mesul tutmaları çok doğru değil. Bir başkasının hatasını bir başkasına yükleyemeyeceğimiz gibi, bir başkasının yükümlülüğünde ve görevinde olan bir meseleyi de getirip müteahhite yükleyemeyiz.

Sektördeki bir başka problem de döküm sahaları. Belediyenin döküm sahalarını sığlaştırmasını, sıklaştırmasını ve çoğaltmasını öneriyoruz. Özel döküm sahalarına izin verilmemelidir. Bu iş sadece Belediyenin tekelinde de kalmamalı. Burkent’in haricinde özel döküm sahalarının da faaliyete girmesi lazım. Gece saat 01.00’da dahi ben hafriyatımı götürdüğümde döküm sahasının açık olması, hava yağmurluysa kalacak arabaya yardımcı olacak iş makinelerinin hazır olması lazım. Çünkü ben bunu bir bedel karşılığında döküyorum ve o bedelin karşılığında bir hizmet almam lazım.

banner53
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
14°
açık
banner61
banner68
banner62