banner77

banner69

banner88

Akademik odaları ve STK’lar aynı amaçta birleşiyor: Daha yaşanabilir bir Bursa için çalışıyorlar

Konut ve Yapı gazetesinin periyodik ‘Sektörel Buluşma’ programında bu ay İMSİAD’ın ev sahipliğinde sektörün dinamikleri oluşturan akademik odalar ve sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri bir araya geldi.

GÜNDEM 18.02.2026, 11:00 18.02.2026, 08:12
Akademik odaları ve STK’lar aynı amaçta birleşiyor: Daha yaşanabilir bir  Bursa için çalışıyorlar

2025 yılını değerlendiren ve 2026 yılı beklentilerini paylaşan Oda ve STK temsilcileri, Bursa’nın imar ve şehircilik anlamında örnek gösterilen bir kent olması çalışmaya devam edecekleri mesajını verdiler.

Şeref Demir (İMSİAD VE İMSİFED YKB)

2025 yılı sektörümüz açısından kolay bir yıl olmadı. Gerek uluslararası, gerek ulusal ekonominin baskısıyla sıkıntılı bir süreçten geçtik. Her ne kadar 2025 yılının sonunda birikmiş olan satışa yönelik talep artmış olsa da homojen ve sağlıklı bir satış gerçekleşmedi. Umut ediyoruz ki 2026 yılı sektör için daha iyi bir yıl olacaktır. Marmara Bölgesi’nde yaşanması ihtimali olan bir depremin ölümler haricinde ülkenin beka sorunu olarak görülmesi gerekir. Sektörün önünün açılması kaçınılmaz bir durum. 2026 yılında hem deprem gerçeği hem birikmiş olan talepler göz önünde bulundurulduğu takdirde sektörün önü açık gibi görünüyor. Tabii sektörün kendine has sıkıntıları var. Özellikle finansman erişimle ilgili büyük bir sorunumuz var. Finansman sorununun çözülmesi lazım. Enflasyonun artık kontrol altına alınması gerekiyor. Aynı zamanda sektörümüzün en büyük sorunlarından birisi arsa. Arsa ulaşılamaz halde çok kıt ve pahalı. Arsa politikasının mutlaka değiştirilmesi lazım. Tabii sektörün diğer bir büyük sorunu da kalifiye eleman, hatta kalifiye olmayan eleman sıkıntısı yaşıyoruz.

Mehmet Yıldız (Jeoloji Müh. Odası G. Marmara Şb. YKB)

Deprem gerçeği ile yola çıkarsak 1999'dan daha iyi durumda mıyız? 2023, 6 Şubat'tan daha iyi bir durumda mıyız? 2026'da neler istiyoruz? Ben konuya bu şekilde girmek istiyorum. Maalesef çok daha iyi durumda değiliz. Bunu nerede gördük? 99 depreminden sonra yaklaşık 24 yıl, çeyrek asır geçti. Yine bir depremle karşı karşıya kaldık. Evet, asrın felaketi 2 tane 7.6 ve 7.7 büyüklüğünde birkaç saat arayla bir deprem yaşadık. 11 ilimizi etkileyen bir depremdi. Ekonomik anlamda da bir günde yüzde 10 fakirleştiğimiz bir felaketi yaşadık. Maalesef her depremden sonra biz bu felakete uğramak zorunda bırakılan bir ülke konumuna geldik. Bu bizi gerçekten yaralıyor. Çok daha iyi olabilir mi? Evet olabilir ama biraz daha realist bakmak lazım. Bizim hep birlikte gerçekten yönetimler, yerel yönetimler, genel idare, STK'larımız, akademik odalarımız, akademisyenlerimiz, sektör temsilcilerimizle beraber, bütüncül bir plan dahilinde ama bir an önce de ilk kazmayı vurarak bu işe başlamamız gerekiyor.

Şirin Rodoplu Şimşek (Mimarlar Odası Bursa Şb. Bşk.)

2025, mesleki açıdan yol aldığımız bir yıl oldu bizim için. Sektörün yaşadığı olumsuzluklara rağmen her şeyden önce Serbest Mimarlık Hizmetleri Yönetmeliği’ni biz tüm Türkiye'de mimarlar ve yöneticilerle buluşarak uzun çalıştaylar sonunda genel bir yönetmeliğe çevirdik. Böylelikle artık tüm çalışan kesimleri hem görme hem izleme hem de kontrol etme şansımız olacak. Yanı sıra sektörel olarak baktığımızda tabii ki ekonomik olarak dalgalanmalar mimarlık mesleğini de ciddi anlamda etkiledi. 2025 yılında işsizlik en büyük sorundu. Yanı sıra profesyonel hayatta uzun zamandır varlık gösterenler de iş azalmalarından bahsetti. Mimarlar Odası olarak her noktada destek olmaya çalıştık. Şehir özelinde de bir takım çalışmalarımız oldu. Biz zaten her türlü paydaşlığı çok önemsiyoruz. Buradaki birçok meslek odası ve STK gibi her anlamda varlık gösterdik, tüm çalışmalarda yer aldık.

Nehir Özbey (İçmimarlar Odası Bursa Şb. Bşk.)

Deprem hepimiz için kapıda olan bir konu. Depremde yaşanan kayıpların birçoğunun iç mekan organizasyonuna ya da yapılara yapılan, taşıyıcılara yapılan müdahalelerden dolayı gerçekleşti. Yine aynı şekilde Mecidiyeköy'de bir gece kulübünde yapılan denetimsiz tadilat sebebiyle yangın çıkmıştı ve bu kazada da ne yazık ki ölümler yaşandı. Bunlar da yine denetimsiz tadilatların yapılmasından dolayı yaşadığımız bazı felaketler. Yakın zamanda çeşitli illerimizde yaşanan yangın felaketlerinde iç mekanda kullanılan malzemelerden, yangın kaçışlarının kapalı olmasından ya da yapılması gerekenlerin olması gerektiği gibi yapılmayışından kaynaklanan ölümler oldu. Tüm bu yaşananlar mesleğimizin artık bir lüks değil kullanıcı güvenliği ve konforunu da ilgilendirdiğini ortaya çıkardı.

Cenk Köklü (Şehir Plancıları Odası Bursa Şube Başkanı)

2024'ün sonlarında 1/ 100.000'lik çevre düzeni planlatma çalışması Bursa Planlama Ajansı kurularak Bursa üzerinde başladı. O günden beri aralıksız bir şekilde çalışması kamu eliyle devam ediyor. Bu aslında çevre illerden farklılaşan bir yöntem. Normalde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan çevre düzeni planları Bursa özelinde sürekli olarak Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülmüş. En son 1998 yılında plan yapılmış. Yine Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmış. Bu aslında yerelde kuvvetli bir altyapı olduğunu gösteriyor. Yeterli verilerin toplanması ve çalışma sistemi oluşturulması açısından hem meslektaşlarımız için çalışma alanı açılmış oldu. Hem de planlamanın doğası gereği katılımcı bir ortam oluşturulmuş oldu. Bu planlama çalışmasının önemli olduğu nokta, kentsel dönüşüme kadar her şeyi kapsayacak bazı kararların alınmasını icap ettiriyor. Biz doğal üye olarak hem çalışma, hem de danışma kurullarında görev alarak fikirlere ve yön eğilimlerine yardımcı olmak için elimizden geleni yaptık.

Alptekin Şahintürk (DEMSİAD YKB)

2025 yılında sektörel anlamda iki tane önemli krizimiz vardı ve bunlar devam ediyor. Bunlardan en önemlisi su krizi. Suyun alternatifi yoktur. Bununla ilgili teknikte, tesisatta bir sürü çözüm var. Bunlardan bir tanesi yönetmeliğimizde de var ; Gri su uygulaması, ondan sonra yağmur hasadı uygulamaları ve özellikle hem sanayide hem de tarımda teknolojik uygulamaya, teknolojik sulamaya geçmemiz gerekiyor. Bunların hepsi bizim tesisatımızla ilgili, otomasyonla ilgili, akıllı sulama sistemleriyle ilgili konular. İkinci önemli sorunumuz ise Bursa'daki gaz dağıtım firmasının el değiştirmesi oldu. Sektörel anlamda belki inşaat sektörünü, yani biz orada biraz payanda gibi oluyoruz ama inşaat sektöründeki doğalgaz projelerinin gecikmesi, onaylarının gecikmesi, gaz açımlarının gecikmesi gibi sorunlar yaşandı. Bu sorun bir miktar aşıldı, takipçisiyiz konunun. 2026 yılı için biz bu konuların takipçisi olacağız. 2026 yılında da yine sektör anlamında dijitalleşmeyle ilgili sektörümüzü kontrol altına almamız gerekiyor. Yani özellikle yapı denetimlerinin, kontrollerin güçlenmesi, daha hızlı sağlanması, bunlar hep bizi ilgilendiren konular ve bu konulardaki çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Muhammet Kardoğan (TEDSİAD YKB Vekili)

Sektörümüz, yapı sektörünün ana damarlarını oluşturuyor. Konut alanında, sanayi yapılarında, kentsel dönüşümde… Aslında bizim olmadığımız bir sektör yok. 2025 bizim için çok zor geçti. Çünkü kamu tarafında kemer sıkma politikası uygulandı. Acil olmayan projeler ötelendi. Sanayi tarafında faizler çok yükseldi. Yatırımcılar, yatırımlarını yavaşlattı. Kentsel dönüşümde önceki yıllara göre ciddi bir yavaşlama mevcut. Bu yavaşlamadan kaynaklı ciddi iş potansiyelimiz kayboldu. Sektörümüz 2025'i kötü geçirdi. Kapanan birçok firma oldu. 2026 yılına da doğalgaz sorunlarıyla başladık. Bunların çözümü için belki defalarca toplantılar yapacağız. Çoğu sorunlar çözüldü ama bekleyen sorunlar da var. Yatırımların hızlanması, sanayi tarafında faizlerin biraz düşmesi umuduyla sanayi yatırımlarının artması, kentsel dönüşümde teşviklerin arttırılması ve iş potansiyelinin arttırılması, bütün beklentilerimiz bu yönde.

Sevcan İlici (YAPİDER YKB)

2025 yılı Bursa gayrimenkul sektörü için aslında zorlayıcı bir yıl oldu. Yüksek faiz oranları, krediye erişimdeki kısıtlar ve ekonomik belirsizlikler, bireysel konut alıcılarının alış süreçlerini uzattı, yavaşlattı. Ve bu durum da piyasanın doğal bir yavaşlamaya neden oldu. 2025’i aslında gayrimenkul danışmanlığının öneminin bir kez daha ortaya çıktığı bir yıl olarak değerlendiriyorum. Çünkü doğru fiyatlama, profesyonel portföy yönetimi yapan, şeffaf iletişim kuran gayrimenkul firmaları ayakta kalırken, plansız ve bilgi ve niteliksiz olan emlak ofisleri maalesef ayakta kalamadı. 2026 yılında ekonomik dengelerin sağlanması ve kredi konut faizlerinin aşağıya çekilmesiyle beraber, oluşan talebin geri dönüş sağlayacağını ve piyasanın biraz daha hareketleneceğini düşünüyorum.

Fulya Akfidan (PEYZAJDER YKB)

Peyzaj sektöründe alınan verilere göre aslında geçtiğimiz sene üretim alanları artmış, sektör büyümüş ama kurallıkla birlikte ve maliyet artışının, nitelikli iş gücü eksikliğinin baskısını da bu sene çok derinden hissettik. Hem üretici, hem mimar, hem de sektör temsilcisi olarak bakarsak su krizi özellikle sahada bitki üretiminde firelerimizi arttırdı ve iklim krizi etkisi sebebiyle de bir yılda yetişebilecek ürünlerimizi iki yılda üretebilecek maliyetler ortaya çıktı. Üretimimiz büyük ölçüde çok parçalı arazilerde artıyor. Bu da dolayısıyla kalıcı altyapı yatırımlarını zorluyor ve aslında küçük firmaların üretime girmelerini de bir yandan engellemiş oluyor. Dolayısıyla bu araziler için yetiştiricilere teşviklerin muhakkak verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bir yandan da aslında sevindirici bir durum, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurakçıl peyzaj kararnamesi yayınlandı. Az su isteyen, yerel iklime uyumlu türlere yönelik bir kararnameydi bu. Dolayısıyla bu hem üretimimizi hem de projelerimizi olumlu bir şekilde etkileyecek.

Sabri Şen (İMDER YKB)

İnegöl, Türkiye'de 21 - 22. sırada olan, ihracatla ülkemize değer katan bir şehir. Ancak 2025 yılında ilçemiz tarımsal üretim ve ihracat anlamında yara aldı. Tarımda mevsim başı itibariyle dona dayalı zayiatlar oluştu. İhracatta ise global krizler nedeniyle mobilya ve tekstil sektörlerinde yaşanan daralma şehre yansıdı. Aslında hükümet, 2025 yılında enflasyonla mücadele edip ciddi mesafeler katetti. Bursamız ihracata dayalı ekonomik yapı ve parametrelerle beslenen bir şehir olduğu için birçok sektörde yaşanan daralmayı bizler de yaşadık. 2026 yılı için de çok büyük bir değişim beklemiyoruz. Belki 2026'un ikinci yarısının daha iyi olacağı umudumuz var. Bu umudu taşımak istiyoruz.

Emrah Taşcan (Yenişehir Müteahhitler Derneği YKB)

2025 yılında inşaat maliyetleri arttı ama daire fiyatlarımız hala aynı. Aynı zamanda kalifiye eleman bulma sorunumuzu hala çözemedik. Burada devletin inşaat üretiminde çalışanların emeklilik süreçlerini kısaltma gibi teşviklerle desteklemesi önemli. 2026'da konut kredilerindeki faizlerin daha da düşürülmesi gerekiyor. Bu şekilde konut alışverişi daha da artacaktır.

Mehmet Yağız (Bilecik Müteahhitler Derneği YKB)

Son iki yıldır faiz ve enflasyon yükseldi, konut satışları stabil olarak devam etti. Yani elimizde birçok stok birikti ve bu stoğun birikmesinden sektördeki bütün paydaşlar etkileniyor. Bilecik, Marmara Bölgesi'nin depreme dayanıklı sağlam bir yeridir. Şehrimizi Marmara Bölgesi'nin incisi olarak tanımlıyoruz. Sanayisi son zamanlarda gelişen şehirlerimize ulaşım ile tam bir merkez konumundayız. Konut kredilerine ulaşımın önü bir an önce açılmalıdır. Kira sorunu yaşamaya başladı. Mevcut problemleri çözerek ve dirençli kentler oluşturarak bu sorunların çözümlerini hep birlikte oluşturmalıyız.

Barış Dorsan (TEDB Bşk. Yrd.)

Sektörümüz için 2025 yılı oldukça dinamik geçti. Özellikle bölgemize yakın Sındırgı’da olan depremler sebebiyle müstakil konuta talep sürekli oldu, ancak maalesef bu çok çabuk unutuldu. Konut satış rakamlarında tüm zamanların rekoru kırıldı ancak homojen bir dağılım olmadı. Genelde 5-6 milyon TL civarı değerdeki konutlarda artış yaşandı. Bunun sebeplerinin başında yatırımcıların farklı yatırım kanallarına yönelmesi ve yurtdışında bazı ülkeleri tercih etmesi oldu diyebiliriz. Bizim tarafımızda emlakçı sayımız her yıl olduğu gibi bu yıl da yükseldi. Konut satış rekorları kırmamıza rağmen emlakçıların kazançlardan memnun olmadığı bir yıl oldu. Şu anda Türkiye'de kayıtlı 150 bin civarında emlak danışmanı var. Aşağı yukarı bir bu kadar da kayıtsız olduğunu tahmin ediyoruz. Yani 300 bin kişi bu işten ekmek yemeye çalışıyor. Ama benim gözlemim %20'lik kesim para kazanırken %80'lik kesimbu işi döndürmekte zorlanıyor.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner100
13°
az bulutlu
banner62
banner89