2022-12-23 09:33:49

Pop Art

Nur Gül ARSLAN

23 Aralık 2022, 09:33

Bu ay hepimizin içini ısıtan, yüzümüzde gülümseme bırakan neşeli bir içmimari stili anlatacağım size; “Pop Art”ı. Her bir parçasıyla bizi harekete geçiren bu stili anlayıp uygulayabilmek için her zaman yaptığımız gibi köklerine bakmakla başlayalım.

1950’li yıllarda ortaya çıkan ve ismini Popüler Sanat’ın kısaltmasından alan bu akıma, savaş sonrası hareketlenen seri üretim ve tüketim kültürünün büyük ilham olduğunu söylesek yanlış olmaz. Caddeler büyük reklam afişleri, renk renk panolarla dolmuş halde ve markalar yarış içindedir. Üretilen yeni ürünler, yeni ambalajları; yeni ambalajlar, yeni grafik tasarımlarını beraberinde getirmektedir. Ortaya çıktığı yıllarda sanat dünyasında kabul edilen otoriter akım soyut dışavurumculuktur, ancak bu akım halkla bağlantı kurmakta zorlanmaktadır. Hal böyle olunca da; popüler kültür ve tüketimciliğin sanata dönüşmesi için tüm şartlar hazırdır. Artan popülasyon, rekabeti de beraberinde getirince ürün tasarımı Pop Art’ı, Pop Art ürün tasarımını etkilemiş ve geliştirmiş olur. Gündelik hayatın kültürleri ile yüksek sanat arasındaki çizgileri bulanıklaştıran Pop Art işte böyle bir dönemde ortaya çıkar.

Pop Art; klişelerin ötesinde, göz alıcı, popüler, genç, eleştirel ve esprilidir. Bu akımın sanatçılarının çoğu, kariyerlerine reklam ajanslarında tasarımcı olarak başladıklarından olmalıdır ki; eserlerini oluştururken modern matbaa tekniklerini kullanırlar. Sıkça mavi, sarı ve kırmızı renklerini güçlü kontürlü hatlarla kullandıkları da gözlemlenir.

Pop Art birbiriyle uyum aramadan farklı materyallerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan, renkli ve güçlü bir ifade biçimine sahip bir stil olduğundan, içmimariyi; özellikle mobilya alanında oldukça etkilemiştir.

Pop Art stilinde tasarlanmış mobilyalar; esprili, geometrik, parlak ve renkli olmalarıyla diğer mobilyalardan kolaylıkla ayırt edilir. Bu tarz bir mobilya, parlak ve çatışan renk düzeni ve alışılmışın dışında formu ile adeta kendi başına bir sanat eseri görevi görür.

Eğer meknlarımızı Pop Art stilinde tasarlamak istersek, sağlanması ve dikkat edilmesi gereken ilk kriter şüphesiz 'renk'tir. Canlı, parlak ve doygun bir kartela kullanmak önemlidir. Kırmızı, pembe, sarı, mavi gibi tonlar idealdir ancak dengeyi kurmamız açısından beyaz bir arka planla bu renkleri ön plana çıkarmak daha doğru olacaktır. Pop Art her zaman yeni ve farklı fikirlere açık bir stil olduğundan neon boyalar da tercih edilebilir.

Duvar dekorasyonunda grafiti sanatından faydalanabilir, posterler, gazete kupürleri ve neon tabelalarla dekore edilmiş alanlar yaratılabilir.

Tavan ve zeminde ise, yoğun uygulamalardan kaçınıp daha nötr ilerlemek doğru olacaktır. Böylelikle renkli mobilyalarımız ön plana çıkacaktır. Mobilya seçimlerimizde ise gönlümüzce cesur davranabiliriz.

Sıra dışı şekiller, pürüzsüz dokular ve zengin renk kartelasıyla karakterize eşyalar tam da Pop Art’a uygun olacaktır. Salonlarda renkli kanepeler, yumuşak puflar, transparan plastik sandalyeler, amorf parlak objeler, olağandışı heykeller ve figürler kullanılabilir.

Mutfaklarımızı dekore ederken parlak yüzeyli renkli alın seramikleri; mutfak dolaplarımızda da yine parlak renkler kullanmayı tercih edebiliriz. Sandalyelerimizi takım tutmak yerine birbirinden farklı modellerde tercih edebilir, karakterize figürlerle oturum alanları oluşturabiliriz. Renkli buzdolapları ve elektronik eşyalarla mutfağımızda enerjik bir Pop Art esintisi yaratabiliriz.

Yatak odaları için genellikle sakin ve di

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.