2020-10-22 14:00:41

Herkes için içmimari

Nur Gül ARSLAN

22 Ekim 2020, 14:00

Önceleri içmimari lüks gibi algılanırdı. Bir mekanın tasarlanmasında bir içmimar ile çalışmak çok çok kıymetli idi. Ticarette firmalar arası rekabetin durmadan ivme kazanması, her alanda firmaları, insanların duyularına hitap eden, ilgilerini cezbeden, iyi hissettiren nitelikli tasarımlarla buluşturmayı zorunlu hale getirdi. Herkes için içmimari dönemi bilinçlenme ile sonunda başladı.

İçmimari varoluş sebebince işlevselliği estetikle buluşturan, ehillerce uygulanması gereken bir disiplindir. Eğitimsiz kişilerce yapıldığında pek çok zayiat verilir. Yalnızca enerji, malzeme, zaman, işgücünün zayi olması ile değil, ne yazık ki kimi zaman haberlerde şahit olduğumuz gibi can kayıpları ile bile sonuçlanabilir. (Tadilat yaparken kesilen taşıyıcı sistemler sebebiyle bina yıkılır, demonte mobilyalar insanların üzerine devrilir, vs.) 

İçmimari lüks değil ihtiyaçtır.  Kaliteli, konforlu yaşamın ilk adımıdır. Bunu bilen ve arayan kullanıcılara daha iyi hizmet verebilmek adına her firma, her şahıs artık içmimar ile çalışmaktadır.

Özellikle inşaat sektöründe, arsa ve inşaat maliyetlerin pahalılaştığı günümüzde, 1santimetrekare kayıp alan olmaksızın, optimum değerler uygulanarak ergonomi ile tasarlanan konut ve ofisler revaçta artık. Konuttan örneklendirirsek, geçmişte aileler 500m² taban alanlı geniş bahçeli evlerde ikamet ederdi. Günümüzde 500m² taban alan üzerine inşa edilmiş, her katta 2şer, 3er, 4er dairenin olduğu yüksek katlı binalarda yaşamlarını idame ettirmekteler. Bu bağlamda geçmişte fonksiyonellik öncelikli olarak düşünülmez ve aranmazken, artık vazgeçilmez bir değer olarak karşımızda.

İçmimar nasıl çalışır? İçmimar, tasarımda önce bir senaryo ile çalışır. Kullanıcının amacına yönelik, fonksiyonel, estetik mekanlar üretir. Tasarım, yapı bilgisi, ergonomi, akustik, ısı, ışık, kültürel ve sanatsal alt yapı bilgisi ile, empati ile tasarlar. Tecrübe gereklidir, malzeme bilgisi gereklidir. Böylelikle sadece iyi görünen değil, donanımlı, nitelikli, işlevsel ve iyi hissettiren mekanlar üretilir.

Hayatlarımızın %87’si kapalı alanlarda; iç mekanlarda geçmektedir. Bu mekanların nasıl tasarlandığı ise kullanıcıların davranışlarını, hislerini etkiler. “Bir mekan nasıl hislerimizi etkiler?” derseniz; beyaz ışıklı, soğuk, uzun hastane koridorlarını düşünün. Bir de vakit geçirmeyi sevdiğiniz mekanları düşünün. Tüm o sevdiğiniz mekanlar hep önceden düşünülmüş; size iyi hissettirmek için tasarlanmış ve nihayetinde uygulanmıştır. Zira içmimarın işi yalnızca kullanışlı ve iyi görünen değil, iyi de hissettiren “özgün” mekanlar ortaya çıkarmaktır. Örneğin masa etrafında samimi sohbetler olsun isterseniz, 75cm’lik masalar idealdir. Stand tasarımından tekne tasarımına, mağaza tasarımından ağırlama salonlarına, , otel odasından restoranlara, vitrin tasarımından toplantı salonlarına, amaca yönelik tüm tasarımlar içmimarın elinden çıkar. Ve duyulara hitap eden mekanlar her zaman iyi izler bırakır.

İnsanlar, iyi tasarlanmış mekanlarda vakit geçirmeyi severler. Duyularına hitap eden mekanlarla bağ kurarlar. Örneğin bir mağaza tasarımını ele alırsak, öncelikle bir mağaza vitrini ile ışığı ile müziği ile kısacası davetkarlığı ile müşteriyi içeriye çeker. Mağazada uygulanacak doğru mobilyalandırma (raf-askı sistemleri) ile, doğru ışıklandırma ile ürünler daha cazip gösterilir. 

Son 8 aydır yaşadığımız pandemi ile, özellikle işimizi, eğitimimizi, evlerden sürdürdüğümüz bu süreçte, ev-yuva tasarımında da içmimarinin önemi katbekat arttı hepimizin gözünde. Herkes tadilata gitti yaşadıkları yerlerde. Bilinçlenme herkes için başladı.

Çok sevdiğim bir sözü var başarılı projeleri ile ünlü mimar Yoshio Taniguchi’nin. Der ki “Mimarlık temelde içinde birşeyler barındıran bir kaptır. Umarım ki sizler, çay fincanının değil, çayın tadını çıkarırsınız.

O sebeple herkes için içmimari.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.