Mimari ve dış mekân aydınlatmalarından büyük ölçekli projelere kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren firmalar; kalite, dayanıklılık ve doğru mühendislik çözümlerini ön planda tutarak sektörde fark yaratıyor.
Caner Kaya (Canerled Aydınlatma)
20 yıllık sektörel deneyime sahip olan Caner Kaya, elektrik-elektronik alanında uzun yıllar edindiği tecrübeyle Canerled Firmasını kurduğunu ifade ediyor. “Bugün 6. yılımızda kendi ürünlerimizi üretmenin gururunu yaşıyoruz” diyen Caner Kaya, “Başlıca faaliyet alanlarımız; cami aydınlatmaları, proje aydınlatmaları, mimari iç ve dış aydınlatmalar ile bahçe aydınlatma ürün gruplarını kapsamakta olup, hem üretim hem de uygulama hizmeti sunuyoruz. Tek bir ürünle başladığımız bu yolculukta bugün yüzlerce ürün çeşidine ulaşarak, dünya standartlarına uygun üretim anlayışımızı yüksek kaliteli devrelerle sürdürüyoruz. Net olarak üretici kimliğimizle, geliştirdiğimiz ürünleri aynı kalite anlayışıyla doğrudan piyasaya sunuyoruz. Türkiye genelinde geniş bir müşteri ağına sahibiz; bunun yanı sıra yurt dışından gelen talepleri de karşılayarak Fransa ve Almanya’da projeler gerçekleştirmiş bulunuyoruz” şeklinde konuştu.
CANERLED olarak kalite ve güven odaklı bir anlayışla harekete geçtiklerini bildiren Kaya, “Müşteri memnuniyetini her zaman ön planda tutuyoruz. Dayanıklı ve yüksek kaliteli ürünlerimiz sayesinde sektörde olumlu geri dönüşler almaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Sektörün başlıca sorunlarına değinen Kaya, kalıp maliyetlerinin yüksekliği, hammadde fiyatlarının artışı, yarı mamul ürünlerde yaşanan gümrük sorunları, Çin menşeli düşük kaliteli ürünlerin fiyat avantajı nedeniyle tercih edilmesi ve yerli üreticinin ekipman ile finansal açıdan yeterince desteklenmemesi gibi önemli zorlukların bulunduğunu dile getirdi.
Şu anda en önemli gelişmenin sektörde hızla güneş enerjili sistemlere yönelme gerekliliği olduğunu bildiren Kaya, “Biz de kısa vadede tüm ürünlerimizi gerekli belgelerle donatarak markalaşma sürecimizi güçlendirmeyi ve yurt dışında proje bazlı işlerde daha aktif rol almayı hedefliyoruz. Uzun vadede ise kaliteden ödün vermeden makine parkurumuzu genişleterek ve yeni ürünler geliştirerek daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşmayı amaçlıyoruz” diyerek sözlerini bitirdi.
Burak Yeşildurak (Lampeti Aydınlatma)
Lampeti Aydınlatma, 2016 yılında Bursa’da kurulan ve ağırlıklı olarak ihracatla büyümüş, dış mekân aydınlatma ürünleri üreten bir marka. Proje firması kimliği ve bünyesindeki endüstriyel tasarımcı ekip sayesinde, yalnızca bir ürün üreticisi değil; müteahhitler ve yükleniciler için çözüm odaklı bir proje partneri olarak kendisini tanımlıyor.
Kuruluş süreciyle ilgili konuşan Burak Yeşildurak, “Kuruluşumuz dünyada ve Türkiye’de LED dönüşümünün yeni başladığı bir döneme denk geldi. İlk adımlarımızı 2014 yıllarında, mimariye özel tasarım bahçe aydınlatmaları üreterek attık; daha konsept ve dekoratif ürünler üzerine yoğunlaştık. Zamanla teknik ve mimari tarafı daha güçlü olan bahçe ve sokak aydınlatma ürünlerine yönelerek, daha teknik bir konumda yer aldık. Kısacası, dekoratif aydınlatmadan mimari ve teknik aydınlatmaya doğru bir evrim geçirdik” dedi.
Bursa’yla ilgili çalışmalarını açıklayan Yeşildurak, ”Kurulduğumuzdan bu yana en az çalıştığımız ilin, ironik bir şekilde yuvamız Bursa olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’nin birçok ilinde projeler gerçekleştirdik; Bursa’da da projelerimiz mevcut ancak burada görece daha sınırlı kaldık. Bunun temel nedeni, hiçbir zaman yalnızca Bursa odaklı düşünmememiz ve büyüme stratejimizi daha büyük ölçekli inşaat ve park projelerinin olduğu illere yönlendirmemizdir” şeklinde konuştu.
Firmayı öne çıkaran en önemli özelliğin ‘bir proje firması’ olarak nitelendirilmesi olduğunu söyleyen Yeşildurak, “Seri imalat, standart ürün üretmek yerine; mimari projeye uygun ürün tasarımı yapıyor, aydınlatma simülasyonlarıyla doğru ürün ve doğru ışık miktarını adet bazında belirliyoruz. Bu sayede hem müşterilerimizi doğru yönlendiriyor hem de projeyi teknik açıdan doğru şekilde aydınlatıyoruz” ifadelerini kullandı.
Sektördeki sorunlara da dikakt çeken Yeşildurak; “Son dönemde karşılaştığımız önemli bir durum, bazı müteahhit firmaların görece daha ucuz ve merdiven altı üretim yapan firmalara yönelmesidir. ‘Görece’ diyorum çünkü bu firmaların çoğunda gerekli teknik altyapı ve bilgi birikimi bulunmuyor. Özellikle LED seçimi ve soğutma sistemleri konusundaki yetersizlikler nedeniyle ürünler kısa sürede arıza verebiliyor. Genellikle 6 ay gibi kısa bir süre sonra, site yönetimleri ya da yükleniciler tekrar ürün temini için bize başvuruyor. Yani aslında iki kat maliyetle karşı karşıya kalıyorlar. Müteahhit ‘koy ve geç’ mantığıyla hareket ettiğinde, bu yük çoğunlukla site yönetimlerine kalıyor. Piyasa ucuz ve kalitesiz ürüne yöneldiğinde, Ar-Ge ve kalite yatırımları da sekteye uğruyor. Bu nedenle dış pazar bizim için oldukça önemli bir denge unsuru” dedi.
Yapay zekanın gelişimini göz ardı etmeyen Burak Yeşildurak, “Şu anda yapay zekâ odaklı bir dönüşüm süreci yaşanıyor. LED teknolojisinin olgunlaşmasıyla birlikte, yapay zekâ ile kontrol edilen aydınlatma sistemlerine sahip şehirlerin yaygınlaşacağını düşünüyorum. Doğru olan, doğru yerde, doğru zamanda ve gerektiği kadar ışık kullanımıyla hem tasarruf sağlayan hem de fonksiyonel şehir aydınlatma sistemlerinin hayata geçirilmesi. Halihazırda otomasyon sistemleri mevcut; ancak yapay zekâ destekli çözümler bu sistemleri bir üst seviyeye taşıyacaktır” dedi.
Satış açısından sektörü değerlendiren Yeşildurak, “Avrupa pazarı daha oturmuş bir altyapıya sahip; çok fazla büyük proje olmuyor, büyük projeler mevcut olsa da proje hacimleri sınırlı kalabiliyor ve kendi içinde üreticileri zaten mevcut. Örneğin Polonya Avrupa içinde Türkiye’nin ciddi bir rakibi. Bu nedenlerle yatırımlarımızı daha esnek ve temkinli bir stratejiyle planlamaya çalışıyor yurt dışı odaklı düşünmeye devam ediyoruz” diyerek sözlerini bitirdi.
Mustafa Kınık – Mikro Aydınlatma
MİKRO Aydınlatma’nın oteller, villalar, ofisler, hastaneler ve mağazalara yönelik aydınlatma armatürleri üretimi yaptığını belirten Mustafa Kınık, şunları söyledi :
“1974 yılından bu yana gelişen teknolojiyi yakından takip ederek güçlendirdiğimiz makine parkurumuzla, güncel ve kaliteli ürünler üretmeye devam ediyor, her geçen gün kendimizi daha da geliştirmeyi sürdürüyoruz. Üretici bir firma olarak Türkiye’nin dört bir yanına ürün gönderiyor; yaptığımız yatırımlar sayesinde kaliteden ödün vermeden, uygun maliyetle üretip rekabetçi fiyatlarla sunmayı hedefliyoruz. Ancak sektörde firma sayısının fazlalığı nedeniyle fiyatların oldukça düşmesi, kalite gelişiminin önünde önemli bir engel oluşturmaktadır. Bu koşullar altında birçok firmanın ayakta kalmakta zorlanacağını, sürecin daha sağlam ve sürdürülebilir yapıya sahip firmalarla devam edeceğini öngörüyoruz. Biz de bu doğrultuda makine parkurumuzu genişletmeyi planlıyor, sektörümüzde hak eden firmaların varlığını sürdürerek ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam etmesini temenni ediyoruz.”