Mimarlıkta tasarımın adresi: U2

RÖPORTAJ

Hakan Uçkan ve Atakan Tufan Uçkan ile yapılan keyifli röportaj

Hakan Uçkan ve Atakan Tufan Uçkan kardeşlerin kendilerini daha iyi ifade etmek için kurdukları mimarlık ofisi U2, sektöründe saygı duyulan bir firma olmak için var gücüyle çalışıyor. Kalite ve fiyatta günümüzde standart yakalandığını belirten Uçkan kardeşler, fark yaratacak tek alanın tasarım olduğuna dikkat çekiyorlar.
           Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Hakan Uçkan: 2000 yılında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesinden mezun oldum. Bu tarihten sonra tasarım ve detay bilgilerimi geliştirecek, uygulamacı firmalarda çalıştım. Tasarımsal anlamda kendimi daha iyi ifade edebilmek için 2012 yılında kardeşim Atakan Tufan Uçkan ile birlikte U2 Mimarlık şirketini kurduk ve çalışmalarımıza burada devam ediyoruz.

Atakan Tufan Uçkan:
Yüksek Öğrenim eğitimimi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi’nin Mimarlık Bölümü’nde ve Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Restorasyon Bölümü’nde tamamladım.  Aldığım eğitimin ardından Bursa inşaat sektöründe öncü bir firmada bir müddet deneyim kazandıktan sonra abim Hakan Uçkan ile U2 Mimarlık ve Tasarım firmasını kurduk ve halen burada faaliyetlerimize devam etmekteyiz.

·       U2 Mimarlık’tan bahseder misiniz?
H.U: U2 mimarlık olarak genç bir firma olmamıza rağmen tecrübelerimiz ve bu doğrultuda yaptığımız başarılı çalışmalarla önemli bir aşama kaydettiğimizi düşünüyorum. U2 Mimarlık, mimarlık alanında geniş bir yelpazede hizmet verebilmektedir. Çok kısa bir süre sonra inşaat alanında da hizmet vermeye başlayacağız. U2 Mimarlık güzel ve doğru ürünler ortaya koymak amacıyla sürekli gelişim göstermekte ve kendini yenilemekte. Bununla birlikte sektöre değer katacak çalışmalar yaparak sektöründe saygı duyulan, tercih edilen bir firma olmak için çalışıyoruz.

·       Projelerinizi çizerken en çok nelere dikkat ediyorsunuz?
H.U: Projelerimizi çizerken, doğru çözümlemelere, estetik görünüşe, detay çözümlerine, uygulanabilirliğe ve yenilikçi çözümlere dikkat ediyoruz. Mevcut yapılardan olumlu anlamda bir fark oluşturmaya çalışıyoruz.

·       Proje aşamasında müteahhitlerle nasıl bir iletişiminiz oluyor?
A.T.U: Öncelikle kendileriyle sürekli iletişim halinde olarak, onların bizlerden beklentilerini tam olarak anlamaya çalışıyoruz. Daha sonra bu beklentileri kendi çizgimize ve tecrübelerimize göre yorumlayıp insana ve çevreye saygıyı temel alarak, doğallık bağını koparmadan, modernlik ve üst düzey mimari teknolojiyi harmanlayarak ortaya bir ürün çıkartıyor ve bunu müteahhitlere sunuyoruz.

·       Tasarımlarınızı kısıtlayan konular var mıdır, varsa nelerdir?                    
H.U:
Tasarımlarımızı hayata geçirirken doğal olarak bir takım yönetmelikler çerçevesi içerisinde hareket ediyoruz. Ancak bu yönetmeliklerde yer alan bazı maddeler günümüz teknolojilerine ve tasarım ihtiyaçlarına cevap veremeyecek durumda olmalarından dolayı özgün tasarımlar oluşturma konusunda yetersiz kalabiliyoruz. Ayrıca malesef ülkemizde herkesin her meslek dalına dair yüksek bilgiye sahip olduğunu düşünme psikolojisi de kimi zaman tasarımcıyı kısıtlayan durumlar oluşturabiliyor.

·       İnşaat sektörü ülke genelinde bir ivme kazanmış durumda. Her yer büyük birer şantiyeye dönüştü. İnşaattaki bu zenginlik mimariye yansıyor mu?
A.T.U: Çok fazla inşaatın yapıldığı ortamda, yatırımcıların ve alıcıların artık daha kaliteli, daha estetik ve daha farklı yapılar arayışında olduğunu söyleyebiliriz. Bu yapılara baktığımızda kalitede ve fiyatta aynı standart yakalanabiliyor. Ancak standartlar arttıkça farkı yaratacak tek bir nokta kalıyor; o da tasarım. Dolayısıyla inşaat sektöründe yaşanan bu hareket, tasarıma önem veren ve tasarım bakımından güçlü olan firmaları, diğerlerine göre bir adım öne çıkaracaktır.

·      Bursa’daki mimari gelişimi nasıl yorumluyorsunuz?
H.U: Bursa mimari gelişim adına hem iyi hem de kötü örnekleri barındıran bir şehir. Ancak bir oranlama yaparsak maalasef iyi örneklerin kötülere göre çok az olduğunu görüyoruz. Ama iyi mimari örnekler yapıldıkça, insanlarımız bu örnekleri gördükçe beklentilerini bu yöne doğru kaydıracaklarını da tahmin ediyorum. Bunun sonucu olarak da yatırımcılar daha iyi mimari çözümlere yönelmeye başlayacaklardır. Ben ilerleyen zamanlarda daha karakterli yapıların yapılacağını düşünüyorum.

·      Bursa tarih, kültür, sanayi vs. gibi konularda önde gelen şehirlerinden biridir. Peki Bursa bu gibi avantajlarını mimariye yansıtabiliyor mu?
H.U: Bursa'da eski eserler konusunda yapılan çalışmaların son zamanlarda biraz daha iyi olmasına rağmen halen bazı eksikleri olduğunu düşünüyorum. Aslında bu biraz da çarpık kentleşme ile alakalı bir durum. Kentler plansız büyüdüğü için bu özellikli yapılar, bina karmaşası içinde kaybolmuş durumda kalabiliyor. Yapısal anlamda iyileştirme yapılsa da çevresel anlamda yapılabilecekler kısıtlı olduğu için istenen sonuç alınamayabiliyor. Eğer yapısal anlamda yapılan bu iyileştirmeleri, çevresel anlamda da devam ettirip bir bütün oluşturabilirsek, tarihi ve kültürel yapılarımız daha da gün yüzüne çıkıp, daha da dikkat çekecektir.

Betasus text-indent: -18pt; line-height: 150%;">·      Son dönemlerin en gözde konularından biri olan kentsel dönüşüm sizce nasıl olmalıdır?
A.T.U: Kentsel dönüşüm, kentlerin yanlış dizayn edilmiş mevcut yapılaşmasının, belli standartları göz önünde bulundurarak düzeltilmesi şeklinde olmalıdır. Örneğin, daha önce 2 katlı bir evin yerine yapılan 5 katlı bir bina varsa kentsel dönüşümde tekrar 2 kat yapılmalıdır. Ama bunun yapılması bugünkü şartlarda mümkün değil. Bırakın kat sayısını azaltmayı emsal artışı istenerek yoğunluk daha da arttırılmak istenmektedir. En azından eski yapılar yıkılıp, emsal artışı olmadan yenilenmelidir. Tabi bu durumda mal sahiplerinin ilave ödemeler yapması gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında kentsel dönüşümün mevcut yönetmeliklerle doğru bir biçimde uygulanabilmesinin zor olduğunu düşünüyorum.



Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.