Yanlış kurulum ve eksik denetimlerin büyük yangın facialarına davetiye çıkardığını belirten sektör temsilcileri, elektrik tesisatını sadece bir altyapı unsuru olarak değil, bütüncül bir "risk yönetimi" süreci olarak değerlendirmek gerektiğini ifade ettiler.
Olgun Şafak Karabiber (Limadem Elektrik YKB, ETMD Bursa Temsilcisi)
Doğru elektrik tesisatından kastımız aslında risk yönetimi. Burada da doğru bir elektrik tesisatı neyi sağlar? Can güvenliğini sağlar. Doğru bir elektrik tesisatı neyi sağlar? İş sürekliliğini sağlar. Doğru bir elektrik tesisatı neyi sağlar? Maliyetleri düşürür. Bunları açabiliriz. Can güvenliğiyle ilgili kısa akımlar, yangın risklerinin minimize edilmesi, iş güvenliğinin önemi ve üretim kayıplarını konuşabiliriz. Doğru elektrik tesisatlarının bize en büyük faydaları olarak can güvenliği, üretim kayıpları ve iş süreklilikleri, maliyetleri düşürülmesi gibi avantajlarını sayabiliriz. Enerji tasarrufunun gerekliliğinin gündemden düşmediği günümüzde enerjiyi verimli kullanmanın önemi hepimizin malumu. Yine yakın geçmişte yaşanan yangınlarda elektrik sistemlerinin rolü düşünüldüğünde doğru sistem kurulumunun, bu yolda doğru ve uzman firmalarla çalışıp, kaliteli işçilik ve ürün beklentisinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.
Gülnur Koşar (Zas Mühendislik Firma Sahibi)
Türkiye'de son zamanlarda yangın algılamayla ilgili aslında inanılmaz bir ilerleme kat ettik. Bunun maalesef üzülerek söylüyorum ki sebebi birçok yangın olayının yaşanması. Bunlardan sonra biz önlemler almaya başladık. Aslında elektrik ve elektronik mühendislerinde bu bilinç yıllardır var ancak yaptığımız tesislerde kontrollerin düzenli yapılamamasından kaynaklı maalesef ki yangınların önüne geçemedik. Türkiye'de de yangınların en büyük sebebi aslında elektrik kaynaklı. Bunun bilincine maalesef ki 2026 yılında varabildik. Projeler A'dan Z'ye projelendirilirken doğru firmalar tercih edilmeli. Burada önemli olan doğru bir tesisatın kurulması. Mühendislik firmalarından destek alarak ilerlememiz gerekiyor. Altyapıyı oluştururken A'dan Z'ye her şeye dikkat etmemiz gerekiyor. Yangın algılama alanında hizmet veren çok güzel ve kaliteli firmalar var. Altyapıyı düzgün yapıyoruz, projelendirmesini düzgün yapıyoruz, sistemleri de kaliteli seçiyoruz. Sistemi oluşturduktan sonra sanki oraya kuruldu ve bir daha bakmamıza gerek yok gibi düşünüyoruz. Aslında burada dikkat etmemiz gereken sadece başlangıç değil, sonrasındaki gerekli olan bütün testlerin yapılması ve hayatımızdaki her şeyi nasıl düzenli bir şekilde çalıştırıyorsak, mevcut sistemlerin de sürekliliğini sağlamamız gerekiyor.
Burak Özgen (Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı)
Yangın algılama sistemleri özellikle can güvenliği açısından çok kritik sistemlerdir.
Bunu da üç aşamada değerlendirmek lazım. Bir tasarım aşaması, doğru cihaz seçimi, doğru projelendirme önemli. Akabinde kurulum aşaması da önemli. Doğru kişilerin yaptığı kurulumlar. Bunun aslında sistemin istifledikleri kısmı çok daha önemli. En az bu diğer iki konu kadar önemli. Yakın zamanda hem Bolu'da hem Bursa'da iki tane otel yangına geçirdik. Bolu yangında çok büyük bir facia, 80'e yakın vatandaşımız maalesef hayatını kaybetti. Buradaki sorun yangın algılama sisteminin çalışmayışıydı. Yani buradaki yangın algılama sistemi çalışır halde tutulsaydı, uyarılar yapılmış olsaydı oradaki vatandaşların büyük bir kısmı yangın büyümeden olay yerini terk edeceklerdi. Bursa'daki yangına baktığım zaman ben oranın incelemesini de yaptım yangından sonra. Orada da projelendirmede eksiklikler vardı. Yangın algılama sistemi doğru çalışmış ama duman tahliyesi olsun, bu tarz mekanik sistemlerle hayat kurtarıcı sistemlerin entegresi, yangın algılama sistemleriyle yapılmamıştı. İki otelde de yatırım yapılmış, iki otelde de paralar harcanmış, bütçeler ortaya konmuş ama bunların bakımları yapılmadığı için, eksik tasarım yapıldığı için maalesef ölümlü kazalarla sonuçlanmıştı.
Erdal Aktuğ (BTSO 21. Komite Yönetim Kurulu Üyesi)
Şimdi açıkçası enerji kısmında zayıf akım olsun, yangın algılama olsun, yenilebilen sistemler olsun bunları bir bütün olarak düşünmek lazım. Zaten buradaki bütün sıkıntılarının hepsi mühendislik projelendirilme aşamasından başlıyor. Maalesef işveren tarafı her zaman maddi tarafı düşünüyor. Dolayısıyla bu anlamda işin başında projelendirilme ile başladığımız, denetimle sonuçlandırdığımız yerlerde tabii ki birçok vatandaş işin alınmasındaki rakama bakıyor. Hani orada en ucuzu alıyor, fakat bunu yıllara sahip dönümünde yani delik kova ile su taşıyor aslında. Bu enerji tasarrufunu, firmalar doğru projelerle yaptırsa, doğru malzemeli, kaliteli malzemeli şekilde bu işi yaptırsa ilk yatırımından daha fazla kazanacağını bilmiyor ya da biz mühendisler olarak anlatamıyoruz ama tabii düşünmediğimde de elektrik faturaları katlanmaya başladığında, enerjiyle ilgili sıkıntılar olmaya başladığında, canlarımız gitmeye başladığında, yangınlar atmaya başladığında keşke diyoruz ama işten geçmiş oluyor.