Konut ve Yapı Gazetesi’nin geleneksel “8 Mart Kadınlar Günü” toplantısından çıkan mesaj : Zihniyet dönüşümü şart

GÜNDEM

Konut ve Yapı Gazetesi’nin geleneksel “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” organizasyonunda bir araya gelen sektör temsilcileri; kadınların iş hayatında karşılaştıkları mobbing, ön yargı ve şantiye koşulları gibi engelleri masaya yatırarak, çözüm önerilerini paylaştılar.

Akademik odalardan derneklere kadar geniş bir yelpazede temsil edilen kadın liderler; dijitalleşen dünyada kadınların analitik düşünme ve detaycılık yeteneklerinin sektör için vazgeçilmez bir kazanım olduğunu, ancak başarının sürdürülebilir olması için zihniyet dönüşümünün şart olduğunu vurguladılar.

Şirin Rodoplu Şimşek (Mimarlar Odası YKB)

Türkiye'de kadın olmak kolay değil. Sektör profesyonelleri olarak kadın olmanın elbette zorluklarını yaşıyoruz. Tabi artık belli bir tecrübe geçirmiş olmanın sonuçlarından biri olarak sorunları minimize etmiş durumdayız. Meslektaşlarımız iş aramada mobinglerle karşılaşıyorlar. Erkek meslektaşlara göre daha fazla yıpranıyorlar. Farklı diyalogların geliştiğini söylüyorlar bize. Biz meslek odası temsilcileri olarak bunlarla ilgili hukuki girişimlerde bile bulunmak durumunda kalıyoruz. Hala sektörde kadını metalaştıran bir zihniyetteki işverenler tarafından ne yazık ki olumsuz geri dönüşler gelebiliyor meslektaşlarımızdan. Az da olsa bu var. Yanı sıra meslektaşlarımızın hala ön yargılarla tercih edilmediğini, şantiye ortamı için erkek mimar beklentisinin olduğunu, sadece ofisler için tercih edildiğini söylediklerini de duyuyoruz ama dediğim gibi belli bir tecrübe sonunda artık bu tabii ki bertaraf ettiğimiz konular. Gençlerimizin özellikle bu anlamda kadın olmaktan dolayı belli alanlara yakıştırıldığını, belli çalışma alanlarına yakıştırılmadığını ve empoze edildiğini de duyuyoruz. Hani şu alanda çalışsan denilerek gerek ailesinden, gerek eşinden, gerekse iş başvurusuna gittiği işveren üzerinden böyle mobinglere maruz kaldığını biliyoruz.

Nehir Özbey (İç Mimarlar Odası YKB)

Ben de hem bir anne hem bir iş insanı, iç mimar, akademik oda başkanı olarak bugün buradayım. Bizim kadınlarımızın bu iş ortamında ya da STK temsilciliklerinde bulunması aslında birçok insan için çok önemli ve örnek teşkil ettiğini düşünüyorum. Biz iç mimarlar olarak %60'ı kadınlardan oluşan bir meslek grubuyuz. Gerçekten de mesleğimiz küçük ölçekte çalıştığımız ve detaycılıkta kadınlar çok daha ön planda olduğu için, sistematik çalışma, yaratıcı düşünce becerilerine sahip olduğumuz için nispeten daha şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Ancak paydaşı olduğumuz yapı sektöründe aslında durum böyle değil. Çünkü yapı sektörü maalesef hala daha erkek egemen bir sektör olarak biliniyor ve biz de çoğunlukla iş hayatında benzer durumlarla karşılaşıyoruz. Özellikle de şantiye ortamlarında. Tasarımlarda kadınlar daha başarılı ve yetkinken, şantiye ortamında kendi yetkinliğimizi ispatlamak için çok uzun yıllar sarf etmemiz gerekebiliyor. Ancak ben umutluyum. Pandemiden sonra çalışma ortamlarının değişmesi, kadınların girişimciliği, yeni neslin daha aktif olması ve kendini geliştirmeye daha vakit ayırması gibi hususlar kadınların bu iş hayatındaki pozisyonunu daha da güçlendirdi diye düşünüyorum.

Esra Yıldız İnhanlı (Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Bşk.)

İnşaat ve yapı denetimi teknik disiplinin, sorumluluğun ve kamu yararının iç içe geçtiği bir alan. Bu alanda kadın olmak çoğu zaman kendinizi önce kanıtlamak, sonra anlatmak zorunda kalmak demektir ama bugün geldiğimiz noktada önemli bir değişimi memnuniyetle görüyoruz. Üniversitelerde mühendislik eğitimi alan kadın sayısı artıyor. Sahada ve karar mekanizmalarında kadının rolü işleniyor. Kurumsal standartlar ve kalite kültürü daha belirgin hale geliyor. Bursa'da yürüttüğümüz projelerde de iletişim biliminin, planlama disiplininin ve kalite odaklı yaklaşımın güçlendiğini gözlemliyoruz. Bu dönüşüm sadece kadınlar için değil sektörün bütünü için bir kazanım. Bununla birlikte hala geliştirmemiz gereken çok başlık var.

Özellikle hepimizin de bahsettiği gibi şantiye koşullarının daha güvenli ve kapsayıcı hale getirilmesi, kariyer basamaklarında şeffaf ve adil terfi mekanizmaların işletilmesi ve mesleki temsilde kadın oranının arttırılması bu başlıkların başında geliyor.

Fulya Akfidan Sevim (PEYZAJDER YKB)

Dünya, dört buçuk milyar yıl önce oluşmuş. Aslında kadınlar olarak zaten zayıf doğmuşuz. Oradan bakınca aslında çok büyük yol kat ettiğinizi ben düşünüyorum. Tabii ki çok sorun var, özellikle ülkemizde. İş konusuna baktığımızda evet artık dijital değişme çağıyla birlikte ve bu kol gücünün birçok makine ve ekipmanlara iletilmesiyle beraber ve nüfusun da yüzde ellisini kadının oluşturması sebebiyle ekonomide var olmamızı zaten aslında dünya istiyor. Yani istemek zorunda. Bir yandan da avantajlarımız var. Dijital dünyada kod yazmak bile titizlik ister, analitik düşünce ve detaylı bakış açısı ister. Bu da kadınlarda fazlasıyla zaten var ve o yüzden de başarılı oluyorlar bu noktada. Çünkü bir sorunu küçük parçalara ayırıp çok hızlı bir şekilde çözümleme gibi bir yeteneğe sahibiz.

Zuhal Aslı Saka (BUİKAD Bşk. Yrd.)

Öncelikle bizim zihniyetlerimizin dönüşmüş olması gerekiyor. Kadın bu işi yapamaz veya bu işe uygun değil düşüncelerinin artık tamamen arka planda kalması gerekiyor.

Bugün görüyoruz ki fırsat eşitliği sağlandığında kadın çok başarılı yerlerde olabiliyor, çok güzel işleri layığıyla yapıyor. Gerçek fırsat eşitliği de sadece kapıların açılması değil, o kapıya giren kadınların desteklenmesiyle olur diye düşünüyorum. Desteklenme de öncelikle bir bilincin oluşması, bakış açısının değişmesi, daha sonra sistemin oluşması ve en önemlisi dayanışma ile gerçekleşecektir. Öncelikle kurumların eşitlik konusunda bilinçli politikalar üretmesi gerekiyor. Bu politikaların sadece sözde değil, gerçekten uygulanabilir bir şekilde desteklemesi gerekiyor.

Elif Tişli (YAPİDER YKB. Yrd.)

Kadın gayrimenkul danışmanlarına derneğimiz bünyesinde çeşitli mentorlük hizmetleri vermekteyiz, eğitimler düzenlemekteyiz. Konular sağlıklı yaşamdan tutun da piyasa analizine kadar değişmektedir. Temasta olduğumuz tüm profesyonellerle bu eğitimleri sağlamaktayız. Bizim sektörümüz zor bir sektör. Yine erkek egemen bir sektör. Bunları kırabilmek adına derneğimiz olarak profesyonellerden de destek alarak ilerlemekteyiz. Mesleğimizin gereği olan esnek çalışma saatleri bir noktada dezavantaja dönüşebiliyor ancak bu noktada kurumsal olmak çok önemli bence. Kurumsal olarak çalıştığınız firmada size bir saha destek yöneticisinin destek veriyor olması, yanınızda istediğiniz zaman size eşlik edebilecek bir partnerinizin bulunması ve bu şekilde donanımlı bir şekilde sahaya çıktığınızda göstereceğiniz performansla bu sorunların da hallolacağını düşünüyoruz.

Aytül Küçüközdemir Aydın (Mimarlar Odası YKB. Yrd.)

Ben 26 yıldır aktif çalışan bir mimarım. Aynı zamanda mimarlar odasında yönetici pozisyondayım. Birkaç STK'da yönetici pozisyondayım. Bir anneyim, bir eşim. Yaşları ilerlemiş olan, belli hastalıklara tabii ki olan yaşayan anne babanın da çocuğuyum. Yani birçok farklı rolü aslında bir bedende yaşamaya çalışan bir kişiyim, birçok çalışan kadın gibi. Tabii biz yapımız itibariyle çok daha hassas, erkeklere göre çok daha duyarlı ve detaycı yapıda olduğumuz için, dünyanın bütün dertleriyle dertlenen insanlar olduğumuz için çalışmak ve bu dertlere çözüm bulmak bizim için hem ekonomik getirisi itibariyle hem de manen büyük bir güç ve mutluluk. Ancak tabii bu gücün bize getirdiği zorluklar elbette var. Başarılı bir iş kadını olmak için bütün gücümle çalışırken, bir yandan zihnimin geri kalan kısmında onları planlamak, onların nasıl olduğunu düşünmek var. Bu durumunda tabii bizi bu sektörden ve başarılı bir iş kadını olmaktan alıkoymaması için bir takım formüler üretmek zorunda kalıyoruz.

Nur Gül Arslan (İçmimar)

Geçmişten bu yana uygulama ve şantiyede her zaman erkek egemen bir yapı vardı.

Günümüzde artık bunun kırıldığını düşünüyorum. Kadınların artık şantiye ortamlarında kendilerini çok da ispatlama ihtiyacı yaşadıklarını düşünmüyorum. Fakat yine de kadınların zorlandığı ve değiştirilmesi gereken alanlar var. Örneğin kadın dayanışma dernekleri veya ağlarının güçlenmesi gerekli. Genç kadınlara yönelik bizlerin mentorlük yapması gerektiğini düşünüyorum.

Gülşah Özerel Yılmaz (Bursa Zemin Teknolojileri YKB)

Çalıştığımız sektör, inşaat sektörü, yapı sektörü maalesef oldukça erkek egemen bir sektör. Biz de zaten bunun bilinciyle bu sektörün içerisindeyiz. Muhakkak ki zor noktaları var. Çünkü kadın olmak sadece tek mesleğinizi yapmak değil, hayatın farklı alanlarında da var olmak demek. Sektör yaptığınız işi, işinizdeki deneyiminizi, bu işle alakalı ne kadar ilgilenebileceğinizi, şantiyelere ne kadar gidip geleceğinizi sorguluyor, keşke böyle olmasa. Amacımız tabii bundan sonra bizim arkamızdan gelen genç meslektaşlarımızın, kadın arkadaşlarımızın da aynı dirayetle mesleklerine sahip çıkması. Sektörde daha fazla var olmaları.

Meral Erdinç Türkeş (Deniz Gayrimenkul Kurucusu)

İpucu yakalamayı seven bir sektördeyim. Kadınlar için de biraz bu keyifli bir durum. Ben bu mesleğe başladığımda 50 erkek arasında tek kadındım ancak yılar geçtikçe sektördeki kadın sayısı ve pastadan aldıkları pay artıyor. Artık tecrübelendik ve ne zaman, nereden kazanacağımızı öğrendik. Sektörümüzde satışların %36.5'ü artık kadınlara yapılıyor. Ev satarken ücretleri hep erkekler ödüyor eşler ancak tapuları kadınlar alıyor. Ben bu durumdan çok keyif alıyorum. Bu yıl 630 bin küsur kadın ev sahibi olmuş. Bu da bizim mesleğimizin bir güzel ayrıntısı.

Özgür Şimşek (Zone İnşaat YKB)

Firmamıza yapılan iş başvurularından biraz bahsetmek istiyorum. Daha önceki senelere baktığımızda şirketimize iş başvurusunu bulunan kadın mühendis oranı gayet güzeldi. Yani hatta işe de alımları yapıyorduk. 2025 ve 2026'nın başlarında bu güne kadar hiçbir kadın mühendis iş başvurusunda bulunmadı. Şimdi bu gözle bakıldığında bir düşüş yaşanıyor. Kadınlarımız çalıştırılmamaya sevk ediliyor. Akademik ortam ve çalışma ortamı olarak karşılaştırma yaptığımız zaman akademide 50-50. Yani kadınlarımız üniversiteye gidiyor ancak çalışma hayatındaki oranları yüzde 17’ye kadar düşüyor. Bu oran her geçen gün daha da düşüyor. Özellikle bizim gibi erkek egemenliğinin olduğu sektörlerde bu oranın çok daha düşük olduğunu görebiliyoruz. Burada bize çok önemli görevler düşüyor. Özellikle bu sektörde isim yapmış kadınların birlik olarak sektörde kadın varlığına destek vermeleri gerektiğine inanıyorum.

Uluay Koçak Güvener (Petra Planlama Kurucusu)

Türkiye'de en büyük en yüksek ihracatı yapan 1.8 milyar dolar ve 1 milyar dolarla iki kadın, evet iki kadın yaptı bunu. Şu an Türkiye'ye bugüne kadar yapılmış en büyük ihracatlar baktığımızda. Bu aslında birçok şeyin değişmek üzere olduğu ya da değişeceği sinyallerini veriyor bana, iş hayatında bulunan kadınlar için. Ben daha çok resmi kurumlarla iş yapıyorum ve resmi kurumlarla çalışıyorum. Resmi kurumlara baktığımızda, organizasyon şemalarını incelediğimizde yöneticiler arasında çok az kadın olduğunu görüyoruz. Bursa'da bugüne kadar hiç kadın bir belediye başkanımız olmamış. Bence bu da Bursa için çok büyük bir eksiklik. Beklentilerimin arasında bu da var. 17 ilçe belediyesinden en az 3-4 tanesinin kadın belediye başkanları olması lazım. Hani adaylar, aday adaylarından bahsetmiyorum. Bunlar bence çok önemli. Şimdi Bursa'da yine örnek verirsek 450 bin çalışan kişiden bunun sadece %30'u kadın, %70'i erkek. Buna baktığımızda kadınların çalışma hayatındaki sorumluluklarına dair, evdeki sorumluluklarına dair yasal düzenlemelerin genişletilmesi gerekiyor.

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.