banner38

Tarihi Bursa Surları Gün Yüzüne Çıkıyor

Tarihi Bursa Surları, Sama İnşaat'ın restorasyon çalışmalarıyla ayağa kalkıyor.

RÖPORTAJ 31.12.2013, 15:00 31.12.2013, 15:00
Tarihi Bursa Surları Gün Yüzüne Çıkıyor
Tarihte beş kapısı olduğu bilenen ve Evliya Çelebi’nin Seyehatnamesi’nde 67 kulesi bulunan ve çevresinin on bin adım olduğu belirtilen Bursa kalesi SAMA inşaatın özverili çalışmalarıyla yeniden yükseliyor. Kale, kentin ana giriş kapısı olan Saltanat Kapısı, Yer Kapı (BAB-I ZEMİN), Fetih Kapı (Su Kapısı), Zindan Kapı ve Kaplıca Kapı olmak üzere beş kapıya sahiptir.

Örnek Alınacak Nitelikte

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı yetki ve denetiminde gerçekleştirilen çalışmalar, SAMA İnşaatın alanında uzman ve deneyimli kadrosu tarafından yürütülüyor. SAMA İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı, İnşaat mühendisi Mahmut Sabuncuoğlu, gerçekleştirilen surlar projesine için “Bu çalışmamızda, bilgi ve deneyimlerini bizlerle sürekli paylaşan ve bu tarihi yapılara doğru yön veren Prof. Dr. Sait Başaran, Prof. Dr. Metin İlkışık ve Yüksek İnşaat mühendisi Erhan Tokmak hocalarımızın desteğiyle teknik düzeyi oldukça yüksek olan bu çalışma, sur restorasyonları konusunda örnek alınması gerekli temel bir çalışma perspektifi oluşturmuştur” dedi.

Bursa’nın ön yüzünü oluşturan Tophane Yamaçları ve Tophane Parkı Sur ve kulelerinin onarım çalışmalarının devam ettiğini belirten Sabuncuoğlu, “Burada uzanan sur duvarları ve inci tanesi gibi dizilen dendaneler, özellikle Cumhuriyet Caddesinden bakıldığında eşsiz bir görünüm sunmaktadır. Tophane Parkı önünde rekonstrüksiyonu gerçekleştirilen kule ise, bir seyir terasından öteye Bursa’nın antik dönemini ifade eden önemli bir belge olarak karşımıza çıkmaktadır” diye konuştu.

Şehrin Yeni Simgesi Oldu

Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından onaylanan zindan restorasyonu çalışmasının en iyi örnekler arasında yer alacağını vurgulayan Sabuncuoğlu, “Hisar bölgesi ile birlikte Bursa’nın çehresi olumlu yönde değişmektedir. Saltanat Kapısı, Yer kapı ve Taht-ı Kale Kapısı yeniden yaşama dönmenin gururuyla dimdik ayakta durmaktadır. Her üç kapı da bursa şehrinin yeni simgelerinden birisi olmuş durumdadır. Yapılan bu çalışmaların, yalnızca Bursa’ya ve ülkemize değil, küresel dünya anlayışı doğrultusunda insanlığın ortak tarihi ve kültürel mirasına da önemli derecede katkı sağladığı önemli bir gerçektir” ifadelerini kullandı.

Bursa’nın yaklaşık 2200 yıl önce bir kent devleti olarak kurulduğu döneme kadar uzanan surlarının yapımına I.Prusias döneminde başlanmıştır. İlk plan kurgusunun ünlü Kartacalı komutan Hannibal tarafından yapıldığı birçok tarihsel kaynak tarafından ifade edilen Bursa Surları, İlk ve Ortaçağ şehir savunma mimarisinin önemli bir örneğini ifade etmektedir. Antik kaynaklara göre; kentin kurucusu Bithynia Kralı I. Prusias’dır (M.Ö.232-192). Kartacalı komutan Hannibal, Roma İmparatorluğu ile yaptığı savaşı kaybedince Prusias’a sığınmıştır. Hanibal burada zafer kazanan bir komutan gibi karşılanıp saygı görmüştür. Prusias şehir kurmakta da Hannibal’ın yaptığı planlara göre hareket etmiştir. Prusia’nın Surları, kentin kurulduğu tepe üstü düzlüğün çevresini bir taç gibi, yaklaşık 3135 m; lik uzunluğu ile kuşatmaktadır. Savunmanın daha güç olduğu güney tarafında surlar, iç ve dış olmak üzere çift sur şeklinde inşa edilmiştir. Ortaçağ kale mimarisinin çok önemli bir örneği olan Bursa Kalesi, üç taraftan 30/40 m. kadar yükselen uçurumları ile zaten doğal savunmaya sahip, yalnız Pınarbaşı tarafından bir düzlüğü olan 260 m. rakımlı bir platonun hisar inşası için seçilmiş olması pek doğaldır. Yükselen kayaların üstünde tesis edilen burçları ve duvarlarıyla birlikte, yalnızca güney yönündeki dördüncü kısımda yapılan Pınarbaşı su düzenlemesiyle, kalenin bu cephesinde geniş bir savunma gölü meydana getiren alan da bugün olduğu gibi görülebilmektedir.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Evliya Çelebi seyahatnamesinde; Bursa Kalesi’nin çevresinin 10 bin adım olduğunu, 67 kule  ve beş adet kapısının mevcut olduğunu belirtir. Sayısı beş olarak ifade edilen kale kapıları şunlardır: Bursa (Prussa) Kentinin ana giriş kapısı olan Saltanat Kapısı, Yer Kapı (Bab-ı Zemin), Fetih Kapı (Su Kapısı), Zindan Kapı ve kaplıcalar bölgesi Çekirge’ye açılan Kaplıca Kapısıdır. Bey Sarayı’na çıkan yolun başında yer alan Saltanat Kapısı doğuya doğru açıldığından, aynı zamanda İpek ve Baharat Yolu’na açılan bir kapı niteliğindedir. 1904 yılında dönemin yöneticisi Vali Reşit Paşa tarafından ortadan kaldırılmıştır. Diğer kapılar ise, yine yol ve bayındır çalışmaları gerekçesiyle ortadan kaldırılarak yok edilmiştir. Ayrıca, günümüzde, Hisar içerisinde, 18 burca sahip bir iç surla korunan, kentin yöneticilerine ait bir saray bulunmaktaydı, kalıntıları halen mevcut olan saray Tophane’de Orduevi’nin bulunduğu  alandadır. Osmanlı döneminde Bey Sarayı olarak adlandırılan saray, Beylikten İmparatorluğa geçiş döneminde ilk Osmanlı sultanlarından beşini ağırlamış, birçok önemli karar burada alınmıştır. Hatta sultan düğünlerine, cülus törenlerine tanıklık etmiştir.

Bursa Tarih ve Kültür Yolu Canlandırma Projesi” kapsamında, en önemli proje bölgelerinin başında gelen Hisar Bölgesinde bulunan Bursa Kalesinin sur ve kapılarının birlikte ayağa kaldırılması hedeflenmiştir. Osmangazi Belediyesi’nin 2002 yılında Maltepe Üniversitesi ile yaptığı işbirliği sonucunda, Bursa surlarıyla ilgili projelendirme çalışmaları başladı ve 2005 yılı başlarında restorasyon projelerinin bir bölümü onaylandı. Projenin ilk uygulaması Mayıs 2005’te, ünlü İtalyan mimar Prof. Dr. Giovanni Perbellini’nin de hazır bulunduğu harç koyma töreniyle Saltanat Kapısı’nda başlatıldı. Derlenen bilgi ve bulguların ışığında sürdürülen çalışmalar, Maltepe Üniversitesi’nden Proje Danışmanı ve Müellifleri Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu ve. Dr.mimar İbrahim Yılmaz’ın kontrolünde, 5-6 ay gibi kısa bir sürede tamamlandı ve Saltanat Kapısı ayağa kaldırıldı. Yaya trafiğine açılan kapı, çevre düzenlemesiyle birlikte önemli bir sembol olarak Bursa’ya kazandırıldı. Ümit Serdaroğlu’nun ani vefatından sonra çalışmalar, proje müellifi Dr. İbrahim Yılmaz ile birlikte, Anıtlar Bölge Koruma Kurulu ve Müze denetiminde, Büyükşehir Belediyesi Plan Proje Müdürlüğü - Tarihi Çevre Koruma ve Uygulama Bürosu ve Fen İşleri Müdürlüğü uzman elamanlarının kontrolünde sürdürülmüştür. İlk uygulamanın ardından, Bursa için özel bir manevi değeri olan Fetih Kapı (Su kapısı) başta olmak üzere, bugünkü Osmangazi caddesi üzerindeki iki burç ve bunları birbirine bağlayan surlarla Saltanat Kapı’ya kadar devam eden surların restorasyonu tamamlanmıştır. Surlarla ilgili restorasyonlar devam ederken, bir taraftan da surları saran ve adeta gizleyen yapılar kamulaştırılarak ayıklanmıştır. Bursa Kalesinin kapılarından bir diğeri, çift surların başladığı Yer Kapı (Bab-ı Zemin) ve çevresindeki surları saran ve adeta gizleyen yapılar da kamulaştırılarak temizlenmiş ve restore edilmiştir.

Ayrıca, Yokuş Caddesinde iki sur arasına giren bir kapı bulunmaktadır. Bu kapının yerli kaynaklarda ismi geçmemektedir. Günümüzde yerinde de mevcut değildir. Bu kapının adı Tah-ı Kale Kapısıdır. Koruma kuram ve ilkelerine uygun olarak, daha önce yapılan çalışmalarla ayağa kaldırılan diğer sur kapılarında olduğu gibi, çift sur arasına giren bu önemli giriş kapısının, gerek kültür varlığı, gerekse kültürel çevreye olan tarihsel katkısı açısından yeniden ihya edilmesinde yarar görülmüştür. Bu amaçla gerçekleştirilen Taht-ı Kale Kapısının yeniden yapım çalışmasında, kapıya ait elde edilen gravür, eski dönem Bursa haritaları, kapının yer üstünde ve yer altı bulunan kalıntıları ile diğer geçerli belgeler esas alınmıştır. Böylece, kapsamlı restitüsyon etüdlerine dayalı rekonstrüksiyon uygulaması ile ayağa kaldırılan Taht-ı Kale Kapısının, Bursa Surlarının ve antik kentin tarihi siluetindeki önemli yerini alması sağlanmıştır. Ayrıca, bu kapıyı içten ve dıştan koruyan kulelerin de restorasyon ve tamamlama çalışmaları yapılmıştır. Bu kesim sur restorasyonları ve Taht-ı Kale Kapısı rekonstrüksiyon çalışmasının yapımı, bu konuda gerçekten uzman olan SAMA İnşaat firması tarafından (Mahmut Sabuncuoğlu) gerçekleştirilmiştir. Bu bölümdeki restorasyon çalışmaları, Bursa Surlarının en iyi ve en güzel çalışmasını ortaya koymuştur. Ayrıca, teknik düzeyi oldukça yüksek olan bu çalışma, sur restorasyonları konusunda örnek alınması gerekli temel bir çalışma perspektifi oluşturmuştur. Diğer Yandan, Bursa’nın adeta ön görünümünü oluşturan Tophane Yamaçları ve Tophane Parkı sur ve kulelerinin onarım çalışmaları halen devam etmektedir. Burada uzanan sur duvarları ve inci tanesi gibi dizilen dendaneler, özellikle Cumhuriyet Caddesinden bakıldığında eşsiz bir görünüm sunmaktadır. Tophane Parkı önünde rekonstrüksiyonu gerçekleştirilen kule ise, bir seyir terasından öteye Bursa’nın antik dönemini ifade eden önemli bir belge olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bundan sonra, Bursa’nın zindanları olan Zindankapı kesiminin restorasyon çalışmaları başlayacaktır. Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından projeleri onaylanan Bursa’nın zindanları restorasyon çalışması da, sur restorasyonun en iyi örneklerinin sunulduğu bir çalışma olacaktır.

Bu şekilde, Hisar bölgesinin dolayısıyla Bursa’nın çehresi olumlu yönde değişmektedir. Saltanat Kapısı, Yer Kapı ve Taht-ı Kale Kapısı yeniden yaşama dönmenin gururuyla dimdik ayakta durmaktadır. Her üç kapıda Bursa şehrinin yeni simgelerinden birisi olmuş durumdadır.  Yapılan bu çalışmaların, yalnızca Bursa’ya ve ülkemize değil, küresel dünya anlayışı doğrultusunda insanlığın ortak tarihi ve kültürel mirasına da önemli derecede katkı sağladığı önemli bir gerçektir.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
parçalı bulutlu