29 Ağustos 2014 Cuma

Lik Yapı hayallerinizi Güzelyalı'da inşa ediyor...

Riskli binalar için güçlendirme mi, yıkım mı?

24 Eylül 2012, 16:32
Riskli binalar için güçlendirme mi, yıkım mı?
PROF. DR. ADEM DOĞANGÜN

Halk arasında kentsel dönüşüm yasası olarak bilinen yasanın uygulanmaya geçmesiyle güçlendirme ve yıkım terimleri bu bölgelerde yaygın olarak kullanılacaktır.

 

Güçlendirme (takviye) kelimesi yapının performansını mevcut durumdaki seviyesinin daha üstüne çıkarmak için yapılan işlemleri ifade etmektedir. Güçlendirme ihtiyacı, yapı depremde hasar gördüğü zaman ya da deprem geçirmemiş yapıların yeni yönetmeliklere göre performans değerlendirilmesi sonucunda, ortaya çıkmaktadır.

 

Yıkım kelimesi ise ağır hasar görmüş yapıların ya da kaçak olma ve/veya can güvenliği açısından risk oluşturma gibi nedenlerle parçalanarak ortadan kaldırılması işlemini ifade etmektedir.

 

Güçlendirmenin zorunlu olduğu ya da kolay tercih edildiği durumlara örnek olarak, tarihi binaların yapısal risk taşıması durumunda, hafif hasarlı binalarda bina daha güçlü hale getirilmek istenirse, kat ilavesi durumunda, arsa değeri çok yüksek ve yeniden aynı boyutta yapma imkanı yoksa ve güçlendirme maliyeti fazla değilse örnekleri verilebilir. Burada güçlendirme maliyetinin yeni yapım maliyetine oranı için yönetmeliklerde herhangi bir sınır tanımlanmadığını belirtmek uygun olmaktadır. Genel bir aralık olarak %40-%60 aralığı tanımlansa da bu aralık yapının durumuna göre değişikliğe uğrayabilir.

 

Yıkımın zorunlu olduğu ya da kolay tercih edildiği durumlara örnek olarak ise,  yapının ağır hasarlı olması durumu, yapının ekonomik ömrünü tamamlaması durumunda, bina taşıyıcı sistemi için seçilen malzemenin çok çok kötü olması (C4-C5) ve güçlendirme maliyetinin fazla olması durumları belirtilebilir.

 

Yukarıda belirtilen hususlar için güçlendirmeye ya da yıkıma karar vermek nispeten kolay olsa da, yapı orta hasarlı ise, güçlendirme maliyeti yeni yapı maliyetinin %50 si civarında ise, yapının yerine getirdiği görevi devredecek yeni mekanlar bulunamıyorsa, beton dayanımı C10’un altında ise (C7-C8) karar vermek oldukça zordur. Bu durumda inşaat mühendisi başta can güvenliği ve ekonomik olma gibi birçok parametreyi birlikte değerlendirerek karar vermek durumundadır. Her bir bina için bu durum belirlendikten sonra binalar risk haritalarında işaretlenerek riskli alanlar belirlenmektedir. Umarız bu riskli yapı ya da alan belirleme çalışmaları tekniğine uygun olarak gerçekleşir. Ancak yasanın çıkmasından itibaren bugüne kadar olan gelişmeler pek de umut vermemektedir. Yasanın çıkması ülkemiz için son derece önemlidir. Ülkemizde riskli binalarda yaşayan insanların sağlam binalarda yaşamasının önünü açmayı hedefleyen yasayı, sulandırmak, kentsel dönüşüme oradan da rantsal dönüşüme getirmek son derece olumsuz bir durumdur ve çok büyük bir vebaldir.

 

Burada Bakanlığın riskli bina belirlemesi için açıkladığı rakamların Deprem Yönetmeliğine göre yapılacak işlemler için çok düşük olduğunu belirtmekte yarar vardır. Bu durumda olacak olan objektif yapacak kurum ve kuruluşlar yerine yapıya bile gitmeyen, ya da 3 karot alıp 10 karot sonucu veren, sondaj yapmadan 3 tane sondaj sonucu verenlerin ortaya çıkmasıdır. Dolayısıyla Bakanlık Deprem Yönetmeliğine göre daha hafif koşullar içereceği belirtilen yönetmeliği kısa sürede uygulayıcılara sunmalıdır.

    Yorumlar

YAZARLAR Tümü
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
e-gazete
  • KONUT VE YAPI - SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI - Temmuz/Ağustos 2014 Manşeti
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV