banner31

banner24

22 Eylül 2018 Cumartesi

Önyargısız kentsel dönüşüm

28 Haziran 2014, 15:05
Önyargısız kentsel dönüşüm

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Üyesi, Umutkan Elektrik Mühendislik firma sahibi Şakir Umutkan ile Bursa 26’ıncı Yapı ve Yaşam Fuarı ve Kongresi’nde bir araya geldik.  

Bu yıl ilk kez katıldıkları Yapı ve Yaşam Fuarı’nda stant açan ilk elektrik mühendislik firması olan Umutkan Elektrik Mühendislik’i Şakir beyden dinlerken kendisiyle enerji verimliliği, kentsel dönüşüm, BTSO ve İnşaat Konseyi çalışmaları ve Türk mühendisliğinin açmazları üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

Umutkan Mühendislik ne zamandır var? Ne yönde işler üretir? Bize biraz firmanızı tanıtır mısınız?

1992 yılında elektrik proje hizmetleri vermek üzere kurulmuş bir firmayız. Önceliğimiz proje üretmek; projelerimizde uygulamaya yönelik olarak işin kalitesini, yatırım maliyetlerini, işletme kolaylığını ve sürdürülebilirliği ön planda tutuyoruz. Enerji verimliliği ve enerji tasarrufu bizim projelerimizin olmazsa olmazıdır. Elektrik ile ilgili en son yenilikleri bina kalitesini arttıracak şekilde projelerimizde kullanıyoruz. Hem fiyat rekabeti hem de hizmet kalitesiyle sektörde farklı bir yerde bulunmak istiyoruz. Bu gayretle kendimizi sürekli geliştirmek istiyoruz. Yurt içi ve yurt dışı fuarlarını şirket kurulduğundan beri takip ediyoruz. Özellikle yurt dışı fuarlarında mesleğimizin yeni gelişmelerini, ülkemize henüz gelmeden, AR-GE aşamasındayken öğrenip projelerimizde uygulamak istiyoruz.

Bursa 26’ıncı Yapı ve Yaşam Fuarı ve Kongresi hakkında ne düşünüyorsunuz? İş alanınızla nasıl ilişkilendiriyorsunuz?


Bu yıl ilk kez bu fuara katılıyoruz. Yapı fuarlarında elektrik uygulama ve satış firmalarının olması doğal fakat elektrik proje firması olarak fuara katılan ilk firmayız.Binada iyi bir elektrik uygulaması için doğru ve detaylı bir proje gerekir. İyi bir uygulama iyi bir projeden geçiyor. Projelerimizi İhale Dosyası şeklinde hazırlıyoruz. Dosya içerisinde tüm detayları ile Uygulama Projesi, Keşif, Şartnameler ve Yaklaşık Maliyet bulunuyor. Böylece işveren hazırlanan proje ve ihale dosyası ile işi ihale edip teklif veren firmaları kıyaslama imkânı buluyor. İyi bir proje, uygulamanın maliyetine düşürücü, kalitesini artırıcı bir etkendir. Bizler de projelerimizde özellikle işverene maliyet yönüyle cazip gelecek projeler üretmekle beraber enerji verimliliği ve enerji tasarrufuyla ilgili de kullanıcılara yönelik tasarruf sağlıyoruz. Enerjide dışa bağımlı bir ülkede yaşıyoruz.

Bu noktada enerji tasarrufu ve verimli kullanımı ayrı bir öneme sahip. Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Enerji verimliliği konusunda alternatif enerji kaynaklarının binalarda kullanılabilmesi için devletin yeterince teşvik vermediğine inanıyorum. İşveren yapılan yatırımın ne kadar zamanda geri döneceğine bakıyor. Dolayısıyla makul zamanda geri dönmeyen enerji kaynakları da kullanılmıyor. Bu kentsel dönüşümle ilgili de aynı şekilde uygulanıyor. Kentsel dönüşümde kullanılacak güneş veya rüzgâr enerjisi sistemlerinin maliyetini karşılama süresi çok uzun. Bunu kullananlar ancak reklam ve şov amaçlı kullanabilir. Bir görsellik veya farklılık kazandırmak amaçlı kullanılabilir. Ancak şuanda Türkiye şartlarında binalarda güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisini elektrik üretimi için kullanmak maliyet açısından çok akıllıca değil. Ama özellikle kentsel dönüşüme yönelik bir uygulama geliştirilebilir ve alternatif enerji kullanımına teşvik verilebilir.  

Türkiye geneli ve Bursa özelinde kentsel dönüşüm uygulamaları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bugün kentsel dönüşüm yüksek bina algısı yarattı. Aslında bu, yüksek binalar yapıp insanları oraya yığmak anlamına gelmez. Kentsel dönüşüm, şehrin planlamasının iyileştirilmesi anlamına geliyor. Bu bazen yüksek bina bazen düşük yükseklikte bina olabilir. Ben bölgesel kentsel dönüşüm yerine bütün şehrin önce planlanıp ondan sonra kentsel dönüşüm yapılması taraftarıyım. Yani mahalle ve semt kentsel dönüşümü yaparsak biz yine kalıcı yanlışlıklar içine gireriz. Hangi bölgelerde kentsel dönüşüm yapılacak ve hangi bölgelerde yapıldığında sonuç itibariyle nasıl binalar ortaya çıkacak, bunların planlanması lazım.

Başarılı kentsel dönüşüm için sizin öneriniz nedir?

Devlet sivil toplum kuruluşlarına güvenir ve onlarla birlikte çalışmaya karar verirse ve STK’lar
da devlete önyargıyla bakmayıp elini taşın altına gerçekten koyarsa bence bu birliktelik güzel sonuçlar verir. Her iki tarafın da kendilerindeki önyargı ve siyasi bakışlarını toplum yararına kaldırması gerekir. Biz toplum olarak da bunu istiyoruz. Hem STK’larımızdan hem de devletimizden bunu istiyoruz çünkü buna ihtiyacımız var. Yoksa ucube TOKİ’ler türüyor. Kötü örneklere bakıp karamsarlığa gerek yok. Kamu Kurumları, Meslek Örgütleri, Odalar, STK'lar ve halkımız birlikte bunu başarabiliriz. Halkı tekrar Kentsel Dönüşüme ikna için proje aşamasından paylaşıma, inşaat kalitesinden çevre düzenlemelerine kadar şeffaf bir uygulama yapılmalıdır. BTSO İnşaat Konseyi olarak bu konuda birliktelik sağlanması için üzerimize düşeni yapacağız.  

BTSO bünyesinde oluşturulan inşaat konseyi ile şehirde kentsel dönüşüme yönelik bir ortak akıl yaratma çalışmalarınızın olduğunu biliyoruz. Siz bu yapıda nerede rol alıyorsunuz?

Ben BTSO Yönetim Kurulu'nun İnşaat ve Enerji Komiteleri ve Konseylerinden sorumlu üyesiyim. Konseylerimizde Kamu Kurumu temsilcileri, Yerel Yönetimlerin temsilcileri, Meslek Odalarının temsilcileri, Üniversitelerimizin ilgili bölümlerinde temsilciler, STK temsilcileri ve BTSO Meslek  Komiteleri üyeleri yer almaktadır.Ayrıca Özel sektörün mesleğinde öne çıkmış isimleri de yer almaktadır. Sektörün kural koyucu, kontrol edici ve uygulayıcılarının tamamı Konseyin içerisinde temsil edilmektedir.Böyle bir Konseyin BTSO gibi tarafsız bir çatı kuruluşunun bünyesinde olması çok önemli. Özellikle Bursa Valimizin tam kamu kurumu temsilcilerini BTSO'nun Meslek Konseylerinde aktif görev yapmaları konusunda görevlendirmesi Konseyimizi çok güçlendirmiştir. Geçen haftalar içerinde inşaat konseyi olarak akademik odalarda yeni göreve başlamış olan mühendis, mimar, şehir plancısı arkadaşlarımızı ziyaret ettik. Bu ziyaret Akademik Odalarımızın da Konseylerimiz içerisinde yer almalarını ne kadar istediğimizin bir göstergesidir.

Bu yapının veya yapılanmanın amacı ne?

BTSO çok geniş bir sanayici ve ticaret erbabını temsil ediyor. Üyelerimizi içerisinde çok sayıda Akademik Oda üyesi de var. Biliyoruz ki Akademik Odaların yıllardır özellikle Mesleğin mevzuatlarının yenilenmesi ve geliştirilmesi ile ilgili çalışmaları var. Akademik Odaların çalışmalarını pratikte hayata geçirme konusunda desteğe ihtiyacı var. Ayrıca yapmış oldukları bazı Eğitim, Sempozyum veya Kongrelerde maddi desteğe ihtiyaçları var. Akademik Odaların yaptığı bu çalışmalar netice itibari ile BTSO üyesi sanayici ve ticaret erbabının da menfaatine olan hususlardır. Dolayısı ile Akademik Odaların çalışmalarının hayata geçirilmesi için BTSO olarak destek olabiliriz. Ayrıca şu anda Akademik Odaların eski ve yeni yönetimlerinde yeralmak birçok arkadaşımız şu anda BTSO Meclis, Komite veya Konseyi içerisinde yeralmaktadır. Ben de elektrik mühendisleri odası yönetiminde geçmiş dönemlerde yeraldım. Bu nedenle ile BTSO ile Akademik Odaların bu dönem iyi bir işbirliği içerisinde örnek projeler gerçekleştireceğine inanıyorum.

BTSO bu noktada nasıl bir rol üstlenecek ve birlikte hareketin sağlanabilmesi için bir çözüm öneriniz olacak mı?

Kentsel Dönüşümün şehrin bütününün planına uygun olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini söylemiştim. Şehrin İmar Planlarının yapılması kadar bu planların uygulanması da çok önemlidir. Maalesef farklı nedenler ile imar planları sık sık değiştirilerek şehrin plansız yapılanmasının önü açılıyor. Planlamaya öncülük etmesi gereken kurum ve kuruluşlar planı ilk bozanlar oluyor. Şehrin imar planına toplum olarak sahip çıkmak için toplum bilinci oluşturulmalı, yapılan planlara Halk, STK'lar, Odalar ve Kurumlar birlikte sahip çıkmalıdır. Böylece plan değişikliğine (herkesçe kabul edilebilir gerekçeler hariç) kimse cesaret edememelidir. Dönüşüm için STK'lar, Odalar ve Kurumlar işbirliği halinde çalışmalıdırlar. Kentsel Dönüşüm için bir "Bursa Kentsel Dönüşüm Platformu" adı ile birliktelik oluşturulup yer, yapım şekli ve yöntem ile ilgili bu platform tarafından halk bilgilendirilip şeffaf bir uygulama yapılarak toplum desteği sağlanarak başarılı bir Kentsel Dönüşüm yapılabilir. Bütün bu çalışmaların da siyasi irade tarafından delinmemesi gerekir. İmar planları çok yapılıyor ancak imar planlarının en çok delindiği iller şehirleşmenin en kötü olduğu iller ki bunların başında Bursa geliyor. Toplum yararı gözetilmeyen ama kişisel çıkarlar için imar planlarında yapılan değişikliklerde hep beraber bütün toplum olarak karşı durmamız gerekiyor. Şu anda beğenmediğimiz yerlerle ilgili hep beraber el ele verip karşı durabilseydik o yapılar orada olmazdı. Toplumun o seviyeye gelmesi lazım ve biz de BTSO olarak buna liderlik etmeye hazırız. Enerjide olduğu gibi yenilenebilir enerji sistemlerinde de dışa bağımlıyız. Kendi teknolojimizi üretemediğimiz için alternatif enerji yollarına başvuramıyoruz çünkü bu sistemlerin ilk maliyetlerini karşılamak çok uzun vadede mümkün olabiliyor.

Siz bu konuda ve özellikle gittikçe gelişen led teknolojisi konusunda ne düşünüyorsunuz?

Bizim enerji verimliliği ile ilgili biraz geriden geldiğimiz gerçek. Rüzgâr, güneş ve hidroelektrik enerjisinde olduğu gibi led teknolojisinde de yine biz yapılmış olanları kullanmaya çalışıyoruz. Bu hem bir maliyet farkı hem de teknolojiyi geç kullanma gibi bir durum içindeyiz. Ancak fiyatlar düştüğünde kullanmaya başlıyoruz ki biz başladığımızda diğer ülkelerde daha gelişmiş bir teknoloji kullanılmaya başlanıyor. Led ile alakalı da aynı durum var. Onun da üretimi Türkiye’de yok. Bununla ilgili yeterince teşvik de yok dolayısıyla biz yapılmış olan ve maliyeti nedeniyle özellikle Çin’de yapılmış olan led ürünleri getiriyoruz. Burada oluşan olumsuz uygulamalarda bizi bu teknolojiye karşı soğutuyor. Led teknolojisi gerçekten hesap yaparak uygulanırsa önemli bir tasarrufu var. Fakat led teknolojisi aydınlatmanın genelinde kullanılması açısından henüz yeterince uygun bir fiyata sahip değil. 

Sizce, özellikle meslek alanınızla ilgili konuda teknoloji üreten bir ülke konumuna ulaşamamamızın nedeni nedir?

Eğitim siteminin temelinden gelen mesleğin seçimi aşamasında yanlışlık var. İnsanlar kendi karakter ve yeteneklerine uygun meslekler seçmesi konusunda yönlendirilmiyor. Bir elektrik mühendisi hasbelkader girdiği üniversite sonrası elektrik mühendisi olduysa ondan bir AR-GE bekleyemezsiniz. AR-GE bir yetenek işidir. İnsanlar liseden itibaren kendi yeteneklerine göre eğitime yönlendirilmiş olmalı. Ortaokul ve liselerde bilim adamı olmaya aday gerçekten başarılı öğrenciler var. Bunların bulunup AR-Ge ile ilgili okullara belki sınavsız girişinin sağlanması gerekir. Bilim adamı yetiştirmemiz ve bilimi özendirmemiz gerekiyor. Devletin AR-GE ile ilgili çok ciddi teşvikleri var ki bence bu noktada devlet üzerine düşen görevi yerine getiriyor.

    Yorumlar

YAZARLAR Tümü
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
E-GAZETE
  • KONUT VE YAPI - SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI - EYLÜL-ARALIK 2016
  • KONUT VE YAPI - SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI - TEMMUZ - AĞUSTOS 2016
ARŞİV