banner31

banner24

17 Aralık 2018 Pazartesi

Enerji piyasasının gözdesi: Doğal gaz

Doğal gaz sektörünün önde gelen isimlerinden çarpıcı tespitler...

17 Şubat 2016 Çarşamba 11:16
Enerji piyasasının gözdesi: Doğal gaz

Türkiye’de doğal gaz sektörünün geçmişi çok değil bundan 30 yıl öncesine dayanıyor. 1984 yılında yapılan uluslararası bir sözleşme ile başlayan doğalgaz ve tesisatı sektörü ülkemizde hızla yayılan, genişleyen, sürekli ve dinamik bir gelişim içerisinde.

Ülkemizde 2001 yılında kurulan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ile enerji sektörünün liberalleşmesi hedeflenmiş, hazırlanan mevzuatlarla enerji piyasasında kaliteli, arz güvenliğine dayalı, çevreye duyarlı ve tüketicinin ekonomik avantajını gözeten bir rekabet ortamı yaratılmıştır. Bu bağlamda doğal gazın Türkiye genelinde tüm illerde yaygınlaşması için 2003 tarihinde ilk Doğal Gaz Şehir Dağıtım Lisansı ile başlayan liberalleşme süreci, 2010 yılına kadar hızla devam etmiş, EPDK tarafından şehir içi dağıtım konusunda kanunun öngördüğü hedefler gerçekleştirilmiş ve 65 dağıtım bölgesi özelleştirilmiştir.

2013 gaz doğal gaz ithalat miktarı,  özel sektör tarafından yenilenen 6 milyar metreküplük kontratlar ile birlikte artmış ve özel sektörün ülke ithalatındaki payı yüzde 20’nin üzerine çıkmıştır.

Geçtiğimiz aylarda Türkiye ile Rusya arasında yaşanan kriz ile birlikte önemi bir kat daha artan doğal gaz tesisat sektörünün öncü firmalarıyla hem Rusya krizini hem de doğal gaza alternatif olabilecek enerji kaynaklarını ele aldık. Doğal gaz kullanımında rastlanan hatalar ile ilgili çeşitli bilgiler veren sektör temsilcileri, Rusya ile yaşanan krizin sektöre fazla yansımayacağını da düşünüyor.

A- KARE MÜHENDİSLİK

Bina projesinin çizilme sürecinde mimarların doğalgaz işi yapan mühendislerle irtibat halinde olması gerektiğini hatırlatan A- Kare Mühendislik Genel Müdürü Enerji Mühendisi Ali Yılmaz, “Bina yapımının en başında, mimari proje çizilirken doğal gaz mühendislerinin işin içerisinde olması gerekiyor. Ancak Türkiye’de doğalgaz ile ilgili mekanik projeler, mimari çizimler hazırlanırken planlanmaktadır. Uygulama da bazı değişikliklere uğrasa da bu değişikliklerin de teknik şartnamelere göre hazırlanması gerekmektedir” dedi.

Bina iç tesisatlarında yapılan en büyük hatalardan birinin doğal gaz borularının saklanması olduğunu dile getiren Ali Yılmaz, kapalı hacim oluşturmanın doğal gaz kullanımı esnasında büyük sorunlar meydana getirdiğini de söyledi.

Yılmaz, “Bu tip hatalar genelde firma tarafından doğal gaz tesisatının tamamlanmasının ardından kullanıcıların kendi isteğine göre yaptıkları uygulamalardır. Bu nokta da dağıtım şirketleri müşterilere bu hataları yapmamaları için eğitim seminerleri düzenlemektedir” ifadelerini kullandı.

“Türkiye, doğal gaz ekipmanları üretiyor”

Türkiye’nin doğalgaz ekipmanları üretebilecek boyuta geldiğini de belirten Yılmaz, “Türkiye, doğalgaz ile 70’lı yıllarda tanıştı ancak dünya bu yakıt ile çok öncelerde tanışmıştı. 1988 yılında ilk olarak Ankara’da kullanılmaya başlayan doğal gaz şimdilerde ise Türkiye’nin yüzde 80’inde kullanılmaktadır. Artık ülkemizde doğal gaz kullanımının yanı sıra, doğal gaz ekipmanlarının üretimi noktasında ciddi mesafeler kat edilmiştir. Ekipman noktasında dışa bağımlılığını oldukça azaltmaya başlayan Türkiye, maalesef doğal gaz kaynağı bakımından dışa bağımlılığını sürdürmektedir”  ifadelerini kullandı.

“Doğal gaz depolama tesisleri artırılmalı”

Türkiye’nin şuanda Rusya’dan, Cezayir’den, İran’dan ve Azerbaycan’dan doğalgaz ihraç ettiğini kaydeden Ali Yılmaz, Türkiye’nin kendine yetecek kadar bir doğal gaz rezervi olmadığı için ihraç etme durumunda olduğunu söyleyerek, “Türkiye’de doğal gaz depolama tesisleri yeterli değil. Ancak Rusya ile yaşanan krizin ardından bu tesislerin artırılması gerektiği konusu gündeme geldi. Tesislerin artırılması maliyet açısından bir külfet oluştursa da gazsız kalmaktan daha maliyetli bir durum değil” şeklinde konuştu.

“Yeraltı zenginliklerimizi kullanmalıyız”

Rusya’nın Türkiye’ye sattığı doğal gazı kesemeyeceğini de vurgulayan Ali Yılmaz, Türkiye’nin en büyük handikabının elektriğin yüzde 50’ye yakınını doğalgaz ile üretmesi olduğunu söyledi.

Türkiye’nin HES ve termik santrallere büyük önem vermesi gerektiğinin de altını çizen Ali Yılmaz, “Yeraltı zenginliklerimizi kullanmadığımız takdirde enerji konusundaki dışa bağımlılığımızı engelleyemeyiz. Bunu yapmak zorundayız ama tekniğine, prosedürüne ve şartnamelerine uygun bir şekilde” diye konuştu.

İleriki dönemde hidrojenin ocak ve sobalarda, jeotermal enerjinin de ısınma amaçlı olarak kullanımının artacağını söyleyen Ali Yılmaz, “Türkiye’nin birçok bölgesinde jeotermal kaynakları var. Dolayısıyla bu kaynaklar önümüzdeki yıllarda aktif olarak kullanılarak enerji ihtiyacımızı büyük ölçüde karşılayacaktır. Özellikle nükleer enerji tesislerinin kurulması doğal gazdan elektrik üretiminin oranı ve doğal gaz ithalatını azaltacaktır” ifadelerini kullandı.

 İNTEK

Bir binanın yapımında doğal gaz tesisatının büyük önem taşıdığını ifade eden İntek Firma Sahibi Taner Tanoğlu ise, “Binanın statiği kadar doğal gaz ve enerji verimliliği de büyük önem arz ediyor. Dolayısıyla binalar yapılmadan önce doğal gazın ayrıca projelendirilmesi gerekiyor” dedi.  

Tanoğlu: “Vatandaş doğal gaz tesisatının kalitesine bakmıyor”

Özellikle son kullanıcının doğal gaz ile ilgili bilinçlenmesi gerektiğinin altını çizen Taner Tanoğlu, “Doğal gaz konusu gerçekten hem müteahhit hem de son kullanıcı açısından büyük önem taşıyor. Bu bakımdan herkesin ciddi anlamda bilinçli davranması gerekiyor. Enerji verimliliği ve doğal gaz kullanım koşulları konularında halkın gerekli kurumlar tarafından bilinçlendirilmesi lazım. Çünkü ne yazık ki bizim toplumumuzda daire içerisindeki menfezleri kapama gibi bir kültür var. Bu yüzden yetkili kurumlar şartnameleri ne kadar belirlese de, denetlemeleri sıklaştırsa da son kullanıcı bilinçli bir davranış sergilemediği takdirde olumsuz haberleri duymaya devam ederiz. Çünkü vatandaşlar şuanda yeni bir konut alırken orada kullanılan tesisatın kalitesine veya kombinin markasına hiç bakmıyor” şeklinde konuştu.

“STK’lar sorumluluk almalı”

Vatandaşın doğal gaz konusu ile ilgili bilgilendirilmesi noktasında STK’lara büyük rol düştüğünü dile getiren Tanoğlu, “Bugün baktığınız zaman 750 bin TL’lik bir dairede 700 TL’lik bir kombi kullanılıyor ancak vatandaş bu konudan haberdar bile değil. Bununla ilgilenmiyor bile. Son kullanıcı bu konuda bir sorgulama yapmazsa bu konu müteahhitler için de ikinci planda kalmaya devam eder. Ben halkın bu konuda yeterli bir bilinç seviyesine gelmesi için STK’ların da sorumluluk alması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Kriz, doğal gaza yansımaz”

Rusya ile yaşanan krizin doğal gaz alışverişine olumsuz yansımayacağını düşündüğünü söyleyen Tanoğlu, “Doğal gaz bugüne kadar en konforlu ve en ideal yakıt cinsi olarak tercih edildi. Bugünden sonra da öyle olacaktır. Ben Türkiye ve Rusya arasındaki krizin doğalgaza yansıyacağını düşünmüyorum. Devletin son zamanlarda Azerbaycan ve Katar’la doğalgaz konusunda görüşmeleri oldu. Rusya’nın doğal gazı kısıtlaması durumunda gerekli yakıtın başka ülkelerden rahatlıkça karşılanabileceğini düşünüyorum” dedi.

BİYTAŞ

Doğal gaz tesisatı yapılma sürecinin büyük önem taşıdığını dile getiren BİYTAŞ Genel Müdürü Suat Gülçimen de, tesisatların uluslararası standartlara göre yapılması ve denetlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu süreçte herkese önemli görevler düştüğünü belirten Gülçimen,  “Doğal gaz konusunda büyük sıkıntılar yaşamamak için doğru mühendislik, iyi planlama ve bilinçli tüketicinin bir araya gelmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Yönetmelikler zamanından geç çıkıyor”

Türkiye’de denetim konusunda biraz geç kalındığını da hatırlatan Gülçimen, “Geriye doğru baktığımızda ülkemizde neredeyse her sektörde denetim ile ilgili yönetmeliklerin zamanından sonra çıktığını görüyoruz” dedi. Bu geç kalmaları bürokrasinin hantallığına bağlayan Suat Gülçimen, “Doğal gaz tesisat sektöründe de denetimler tam olarak yeterli değil.  Kış aylarında ülkemizde belli dönemlerde doğal gazdan yaşanan sıkıntıları duyuyor, görüyoruz. Bunun sebebi başlangıçtan itibaren yönetmeliklerin tam manasıyla kurgulanamamasından kaynaklanıyor” diye konuştu.

Bacalı sistemlere dikkat…

Marmara Bölgesi’nin sürekli olarak lodos alan bir bölge olduğunu hatırlatan Suat Gülçimen, özellikle kazan ve kombilerde doğru malzeme kullanımına dikkat çekti.  Denetimlerin son zamanlarda iyi hale geldiğinin altını da çizen Gülçimen, bacalı sistemlerin bir kısmında sıkıntıların devam ettiğini dile getirdi.


BURSAGAZ

Güvenli doğal gaz kullanımına yönelik, tesisatlar da can ve mal güvenliğini tehdit eden unsurların önüne geçmek için dikkat edilmesi gereken hususların altını çizen,  Bursagaz   Proje  Onay ve Tesisat Kabul Birim Yöneticisi Nuray Yılmaz Gültekin , “Çevre dostu, ekonomik, konforlu bir yakıt olan doğal gaz, kurallara uygun olarak kullanıldığında en güvenli yakıtlardan biridir.  Diğer tüm yakıtlarda olduğu gibi kurallara uyulmadığında ve bazı temel önlemler alınmadığında can ve mal güvenliğini tehdit edebilecek oluşumlar meydana gelebilmektedir” dedi.

 

Bacalı yakıcı cihaz ile baca arasındaki bağlantının paslanmaz çelik malzeme olması ,eskimiş ve yıpranmış baca bağlantı parçalarının ise kesinlikle kullanılmaması gerektiğini  vurgulayan Gültekin, yaşanılan zehirlenme ve kazaların; baca ve baca bağlantılarındaki uygunsuzluk nedeniyle baca gazlarının dış ortama atılamayıp iç ortama sızmasından kaynaklandığını söyledi.

“Bakımsız cihazlar risk taşıyor”

Periyodik bakımları yapılmayan bacaların ve cihazların  her zaman risk taşıdığını da belirten Gültekin,“Baca ve yakıcı cihazların her yıl düzenli olarak bakım ve temizliğinin yaptırılması gerekir. En büyük  risk bacalı cihazlarda ve özellikle  kullanım ömrünü yitirmiş, baca sensörünün olmadığı yada işlevini gerçekleştirmediği yakıcı cihazlar karbonmonoksit zehirlenmelerine davetiye çıkarıyor” dedi.

 

Cihazların bulunduğu yerlerde güvenlik için bırakılmış havalandırma menfezlerinin sürekli açık ve temiz tutulmasının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Gültekin, özellikle bacalı yakıcı cihazların proje dışı ve  bina bacasına bağlanmadan işlevi dışında kullanılmaması  gerektiğine vurgu yaptı.

 

Abonelerinin doğalgaz tesisatlarına her yıl sertifikalı firmalar aracılığı ile genel kontrol ve bakım yaptırmaları gerektiğinin altını çizen  Gültekin,  “Can güvenliği için, iç tesisat dönüşümlerinin mutlaka yetkili bir iç tesisat firmasına yaptırılması gerekir. Doğal gaz kullanımına geçtikten sonra tesisat tadilatı da kesinlikle yetkisiz firmalara, projesiz ve Bursagaz onayı olmadan yaptırılmamalıdır. Yetkisiz firmaların doğal gaz iç tesisatlarına müdahalesi yasal değildir, aynı zamanda da can güvenliği için çok risklidir” diyerek, Bursagaz onaylı sertifikalı iç tesisat firmalarının listesinin www.bursagaz.com adresinde  yayınlandığının bilgisini verdi.

 

Enerjiyi dışarı atmayın…

             

             Enerjinin verimli kullanılabilmesi için öncelikle binanın yalıtımına dikkat edilmesi gerektiğini de vurgulayan Gültekin son olarak verimli doğal gaz kul        lanımında dikkat edilmesi gerekenleri şu şekilde sıraladı:

·         Çatı İzolasyonu yaptırarak %20 Tasarruf Elde Edebilirsiniz

·         Dış duvar ve pencere-kapı izolasyonu ile Doğalgaz Giderlerinizde %15’lik bir azalma sağlayabilirsiniz.

·         Mevcut izolesiz kapı ve pencerelerinizin kenarlarındaki boşlukları pencere süngeri ile kaplayınız

·         Radyatörlerin önlerini kapamayarak %10’lu tasarruf sağlayabilirsiniz.

·         Evinizi Gereğinden Fazla Isıtılmasını Engelleyerek Tasarruf Sağlayabilirsiniz. Evin iç sıcaklığını 22 C yerine 20 C’ye ayarlayarak %12 tasarruf sağlarsınız. Oda Termostatı yada Termostatik vana ile ısıyı ayarlayabilirsiniz.

    Yorumlar

YAZARLAR Tümü
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
E-GAZETE
  • KONUT VE YAPI - SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI - EYLÜL-ARALIK 2016
  • KONUT VE YAPI - SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI - TEMMUZ - AĞUSTOS 2016
ARŞİV