banner31

banner24

17 Aralık 2018 Pazartesi

Konut İhtiyacı Artacak

02 Ekim 2014, 16:54
Konut İhtiyacı Artacak
 Adil Gökçadır Kimdir?

1956 Bilecik Doğumlu. İstanbul Teknik Üniversitesi 1978 mezunu bir inşaat mühendisi. 1979 yılında Bursa’ya yerleşti ve Sönmez Holding’in birçok inşaat çalışmasında görev aldı. 1984 yılında Çadır İnşaat, 1989 yılında Eltaf Tekstil, 1992’de Eltaf Dış Ticaret, 2003 yılında Gökçadır İnşaat ve 2004 yılında Gomoto Dış Ticaret şirketlerini kurdu. DOSABSİAD kurucuları arasında yer aldı ve 1996-98 yıllarında genel sekreterliğini, 1998 yılında başkanlığını yaptı. DOSAB kurucuları arasında yer aldı ve 1998-2000 yılları arasında başkanlığını yaptı. 2004 yılında yazdığı “Enayi mi Sanayici mi” adlı bir kitabı bulunuyor. 2012 yılında İMSİAD’ı kurdu ve 2014 yılına kadar kurucu başkanlık görevini sürdürdü. Bugünlerde bir yandan sigortacılık, güvenlik ve yönetim alanında şirketler kurma çalışmalarını sürdürürken diğer yandan inşaat sektörüne yönelik bir malzeme imalatı ve iç-dış pazarlaması konusunda çalışmalar gerçekleştiriyor.  Evli ve iki oğlu var.

·         Gökçadır İnşaat nasıl bir yöntemle çalışır?

Gökçadır İnşaat yap-sat sistemi ile konut ve işyeri üretiyor. Bu manada 2008’de başladığımız 92 daireli PARK VİTAL projesinde 2011’de hayat başladı. 2012’de başladığımız 83 daireli ÇAMLIK EVLERİ projesini bu yıl bitmeden teslim edeceğiz. Şu anda altı dükkânlar, üstü ofislerden oluşan OFİS GÖKÇADIR projesinin temelini attık. Proje 2016 Mart ayı sonunda bitirilecek. Önümüzdeki günlerde yeni bir konut projesi daha gündemimizde ve çalışmaları devam ediyor. Bizim gurur duyduğumuz özelliklerimizden birisi, ürettiğimiz projelerin mutlaka ayrıcalıkları olması için verdiğimiz çabadır. Kalite vazgeçilmez gayretlerimizden birisi. Her yaptığımız dairede ya da işyerinde sanki kendimiz yaşayacakmışçasına özenle detayların peşinde olma arzumuz var. Kalitenin ufak detaylarda saklı olduğuna inanıyoruz. Gelecekte Butik projeler üretmeye devam edeceğiz. Özellikli, nitelikli, kaliteli projeler. Arzumuz ve isteğimiz, yaptığımız her projeye inanan ve güvenen bilinçli alıcıların çoğalması. 

·         İMSİAD başkanlığınız döneminde sizi Bursa kamuoyuna deprem gerçeğini hatırlatmak ve Bursa için Kentsel Dönüşüm ihtiyacının önemini vurgulamak misyonu içinde gördük. Şimdi nasıl düşünüyorsunuz?

Deprem Ülkemizin bir gerçeğidir. Bursa’mız ise 1. Derece deprem kuşağındadır. Her küçük sallantıda, sinsice yaklaşan büyük depremi ve sonuçlarını düşünüyor, ürperiyorum. Hepimizin bildiği bu kaçınılmaz realite karşısında çaresiz ve daha kötüsü umarsız bekleyişi değerlendirecek kelime bulmam ise zor. Allah milletimizin, hemşerilerimizin, hepimizin yardımcısı olsun. İnşallah bir an önce uyanıp silkinelim ve ailemizin,  çocuklarımızın, torunlarımızın o günlerde güven içinde olmaları için gerekenleri yapalım. Unutmayalım, deprem adres sormayacaktır.

·         Kentsel Dönüşüm konusunda bir umutsuzluk mu var?

Asla umutsuz olmadım ancak 6306 sayılı Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi isimli kanun, 16 Mayıs 2012’de kabul edildi ve yürürlüğe girdi. Üzerinden 2 sene 3 ay geçti. Bu sürede Sayın Cumhurbaşkanımızın, başbakan iken Kentsel Dönüşüm Konusunda, “siyasi kariyerime de mal olsa yapılmalıdır” ifadesi ile verilecek en ciddi yetkiye ve çıkan yasadaki birçok kolaylıklara rağmen önemli bir yol alınamaması rahatsız edicidir. Önümüzde yine bir seçim var. Bu süreyi de şimdiden kayıplara ilave ediniz. Biz geçtiğimiz 2 senede, bir sivil toplum örgütü olarak elimizden geleni yapmaya, her fırsatta tehlikeyi ve bize göre doğru çalışma şeklini anlatmaya çalıştık. Bu sürenin ve çabanın sonunda belki hafif bir bezginlik yaşıyor olabilirim. Ama asla umutsuz olmadım. Ayrıca Bursa Büyükşehir Belediyemizin çabaları ve cesur söylemleri oldu ve oluyor. Takdirle karşılamaktayım. Ancak genelde bir bakış ve yöntem hatası içinde olunduğunu düşünüyorum. Bunu daha önce de ilgili her yerde defalarca anlattım.

·         Bu görüşlerinizi bir kez daha alabilir miyiz?

Kentsel dönüşüm, resmin tamamına bakmadıkça amaca ulaşmayacak ve başarılı olmayacaktır. Bu nedenle mutlaka şehrin tamamını resmeden imar planlarına ihtiyaç vardır. Bence belediyelerimizin yapacağı en hayırlı iş, mümkün olan en kısa sürede bu planların oluşturulmasıdır. Kolay değildir ancak bu işe doğru ve sağlıklı başlamak istiyorsak birinci adım budur. Kaldı ki belediyelerimiz önemli tecrübeye sahiptir ve planlama konusunda önemli bir alt yapıları vardır. Stratejik nokta, yapılacak planların mutlaka büyükşehir belediyemizce ya da uygun bir otorite kanalıyla birbirleri ile uzlaşan, örtüşen, devamlılık sağlayan bir düzene sokulmasıdır. En önemlisi daha önce planlanmış alanlarda, bu düzene uyum sağlayacak şekilde revize edilmeli, kentin minimum yüzyıllık geleceğini şekillendiren planlar masaya konmalıdır. Elbette bu planlar şehrin dinamiklerinin fikir birliğini de sağlamalıdır. İkinci aşama uygulamalardır ki belki de en kolayıdır. Herkes görecektir ki, dönüşüm kendiliğinden başlayacak ve süratle devam edecektir.

Bir şey daha ilave etmek isterim. Belediyelerimizin iyi niyetle olduğundan emin olsam da falan şehrin dönüşümünü sağlamış ünlü plancı filanı getireceğiz gibi söylemleri de üzüntü ile karşılıyorum. Bu memleket Dünya çapında projelere, inşaatlara imza atmakta iken dünyanın birçok yerinde mühendislerimiz, mimarlarımız, plancılarımız tercih edilirken neden kendisi için kendi plancısına güvenmez. Kesinlikle Bursalı plancılarımız, odamız bu işin altından kalkacak yetenektedir. Bursa’nın birikimlerini daha verimli kullanabiliriz. Birbirimize güvenelim.

·         Kentsel dönüşüm konusunda bir açmaz da finansman olarak görülüyor. Siz uygulamanın kolay olduğunu söylediniz, bunu biraz açabilir misiniz?

Gelin çok basit bir hesap yapalım. Bursa’da Kentsel Dönüşüm kapsamında acilen yıkılıp yeniden yapılması gereken yaklaşık yüzde 70’i kaçak yani denetimsiz yapılmış 300 bin konut vardır ve sayı her yıl artmaktadır. Bunların her biri ortalama 100 m²’lik konutlar varsaysak net 30 milyon müştemilatıyla minimum 40 milyon m² inşaat yıkılıp, yeniden yapılacaktır. Konuşulan süre ise ortalama 20-30 yıldır. Biz 30 diyelim. Yani yılda 1.350.000 m²’dir.

Bugünün m² maliyet rakamları ile yılda gereken para 800 milyon TL Eski parayla 800 trilyon. Konut teslim sürelerine de ortalama 2 yıl derseniz, yatırımın tamamlanması için gereken miktar 1,6 Milyar TL’dir. Şimdi biz, yılda bu miktarı yatıracak güçte yatırımcı mı arıyoruz? Benim de dileğim, Elbette buluruz inşallah. Şunu da düşünelim bu dönüşümle ev sahibi yapılacakların mali durumları borçlanmaya dahi imkân sağlayamazken geri ödeme için gereken finansmanın bulunması ise daha problemli bir konu. Yasa devletin kredi vereceğini söylüyor, ne var ki kimsenin borçlanma gücü ve hevesi yok. İnsanlar en azından dairesine daire istiyor, ceplerinden kuruş çıkmadan.

Bir hesap daha yapalım. 1.350.000 m², 100 m²’lik 13.500 dairedir. Bursalı müteahhitler geçen yıl ortalama 110 m² Büyüklükte 17.000 konut üretmişlerdir ve geçen yıl Bursa’da 34 bin konut satılmıştır. Kolay dememin nedeni budur. Plan yaparsanız cazibe oluşur. Geniş caddeler, yeşil alanlar, donatılar yaşam alanlarına kalite getirir, rant sağlar. Vatandaşta alacağı evinin, mevcuttan ne kadar daha değerli olacağını görecek, anlaşma arzusu artacaktır. Cazibe, pazarlamanın da anahtarıdır. İşin içine birey yerine kitlenin gücünü katar. Buradaki sihir doğru pazarlama organizasyonları olacaktır. Ve elbette güven sağlama. Bu nedenle önceki söylemlerimi dinleyenler hatırlayacaktır. Güven ve güç iki önemli anahtardır demiştim. BTSO için ise, çözüme çok önemli katkı sağlar ifadem vardır. Müteahhitlerin hepsi BTSO üyesidir. Eğer BTSO, akıllı bir yöntemle bu işe şemsiye olursa, çözüm kolaylaşır ifadelerim kayıtlarda duruyor. BTSO’nun iki inşaat komitesi toplantısında BURSA KENTSEL DÖNÜŞÜM AŞ’yi önermiştim. Bu da kayıtlarda var. Elbet farklı daha cazip önerilerde çıkabilir ancak tartışmak konuşmak zorundayız. Bu konuşmaların üzerinden 6 ay geçti. Bekliyoruz ya da belki birileri çalışıyor da biz hissedemiyoruz.

·         Biraz da İMSİAD’ı konuşalım. Amaç neydi, ulaşıldı mı ve neden yeniden aday olmadınız?

İMSİAD toplum menfaati gözeten bir meslek örgütüdür. Kurulması fikri benimdir. Arkadaşlarımın düşüncemizi çok doğru ve yerinde bulup destek olması ile de kurulmuştur. İlk amacı çok saygın bir meslek olan müteahhitlik mesleğinin haksız ve mesnetsiz şekilde bozulan imajını düzeltmek, doğruyu göstermek çabasıdır. Bunun yanında işini yapabilmek için kamu kurumlarının neredeyse yarısı ile muhatap olan müteahhidin, bu kurumlar arasındaki uyumsuzluklar nedeniyle mağduriyetine çare aramak, birbirine ticari rakip olan üyelerinin, ortak sorunlarının çözümünde iş birliği içinde olmalarını sağlamak belli başlı amaçlardı. Bu meselelerin sağlıklı çözümlere ulaştırılması ise yaşamın her alanına eli değen müteahhidin daha planlı, kaliteli ve güvenli çalışma ortamına kavuşmasını sağlayacak ve sonuçlar topluma olumlu yansıyacaktı. Amaca ulaştık mı derseniz. Cevap şudur; çok olumlu ve iyi bir başlangıç yaptık. Sağlam bir temel attık ve doğru yolda ilerliyoruz. Sorun yılların meselesidir, çok kısa vadede çözüm fazla iyimserliktir. Çünkü alışkanlıkları, önyargıları kırmak kolay değil.

İMSİAD doğru yönde istikrarla yürümektedir. Şu anda kendini kanıtlama, gücünü toplama yolunda adımlar atıyor. Arkadaşlarımız faydayı görmeye başladı ve üye sayısı önemli miktarda arttı, artmaya da devam edecek. Birliktelik arttıkça etkinliği de artacaktır. İMSİAD’ı önümüzdeki günlerde çok daha etkin ve toplum yararına çalışmalar içinde göreceğiz inşallah.

Bir sorunuzda neden aday olmadınız idi. Ben bu tip görevlerin bir nöbet işi olduğuna inanıyorum. Bu tip görevler amatör bir ruhla, arzu, istek, sevgi ve yaratıcı bakışla yapılmalı ve arkadan gelen yeni arzu istek ve yaratıcı ruhlara fırsat tanımalıdır. Bu nedenle, ciddi başarılara rağmen daha önce başkanı olduğum derneklerde de ikinci kere aday olduğum bir örnek yoktur. Bu bakış açısı birlikteliklere güç katmıştır. Biliyorum ki şimdiki değerli başkanımızda İMSİAD’a çok değerli katkılar sağlayacak ve 2 yıl sonra nöbeti yine değerli bir yeni arkadaşımıza bırakacaktır. Böylelikle İMSİAD sürekli büyüyecek, gelişecektir.

·         Size göre başarının formülü nedir?

Başarı için bir formül var ise bunu bilmeyi gerçekten çok isterdim. Kendimi bu konuda sık sık eleştiririm. Çok daha büyük başarılar elde edebilirdik. Hatalarımızı tespit edip bir daha tekrarlamamak yöntemlerden birinin parçası olabilir belki. Birçok kişi sorunuza cevap olarak iyi eğitim, sistemli çalışma, disiplinli yaşam vb. cevaplar verecektir. Elbette kolay cevap bu çünkü hepsi doğrudur. Ancak kendi adına düşünen çok insan şöyle diyecektir. “Bende bunların hepsi var. Neden başaramıyorum”     galiba cevap şu; başarının anahtarı ve sırrı şahsa özel olarak değişken. Olmazsa olmazları herkes mutlak uygulayacak, sonrasında genlerinin ona verdiği farklılıkları doğru değerlendirecek.

Örneğin, ben ileriye dönük senaryolar üretmeyi ve üretebildiğim her türlü senaryonun olası sonuçlarına karşı nasıl tedbirler alabileceğimi ya da sonuçları nasıl destekleyebileceğimi sürekli düşünürüm. Bir şeyleri sıfırdan alıp bir yerlere getirebildim. Eğer bu kısmen bir başarı ise bakış açısının mutlaka faydası olmuştur. Elbette bazen cesur, bazen dikkatli, bazen çekimser olmakta formülün içinde.

·         Firma olarak yabancılara konut satışı ile ilgili çalışmalarınız var mı?

Biz firma olarak butik projeler üretmeyi tercih ediyoruz. Daha çok yerine daha özellikli projeleri seviyoruz. Demek istediğim biz üretiyoruz, müşterimiz yerli ya da yabancı geliyor beğenirse alıyor. Örneğin, son projemizden yabancılara iki daire verdik. Ama bu bizim özel bir çalışmamız değil. Almanya’dan internet sayfamızdan görmüşler, internetten yazışarak sattık. Sadece tapularını almak için geldiler.

·         Bursa’daki konut sektörünü değerlendirir misiniz?

Bursa konut üretimi ve pazarlamasında son derece aktif bir kenttir. Geçen yıl TÜİK verilerine göre, konut satışında ülke lideri. Sürekli büyüyen ve gelişen şehrimizde konut ihtiyacı devam edecektir. Ancak verileri dikkatle takip etmek ve dengeleri bozmamak gerek.  Bu yönde tehlikeler olduğunu da ifade etmek isterim.

·         İstanbul–İzmir Otoyol Projesi gibi projeler Bursa’ya nasıl bir şekil verecek?

Bursa eğer kentsel dönüşümünü sağlıklı şekilde yapmayı başarabilir ise otoban ve hızlı tren projeleri Bursa’yı dünya kenti yapar. Aksi halde gelecek otoban ve hızlı tren ile göç alma oranı artacak Bursa’da trafik içinden çıkılmaz bir sorun olacaktır. Bu iki proje çok önemli gelişmelere gebedir. 20 sene öncesinin İstanbul’unu görür gibiyim. Planlamanın önemini bir defa daha hatırlatmak istiyorum. Örneğin Balat’ta hızlı tren istasyonundan bahsediliyor. Herhalde gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Eğer mevcut duruma göre bir oluşumsa Allah akıl fikir versin. Bu arada bu dev projelerin gereği olan alt yapı projelerinde bir gelişme olmaması da endişe verici.

·         Sektörü nasıl günler bekliyor?

İnşaat sektörü, GSMH içindeki % 30 payı ile talep yarattığı kendisine bağlı 210 civarında alt sektörle tam bir lokomotiftir. 2020 yılında küresel bazda 12 trilyon dolar mertebesinde iş hacmi yaratması beklenmektedir. Global beklenti, büyüme hızı gelişmiş ülkeler geneline paralel hatta üzerinde seyreden ülkemize yansıyacaktır. Ekonomik istikrarın önümüzdeki en az 6-7 yıllık dönemde devam edeceğini de ilave edersek sektördeki olumlu gelişmelerin devam edeceğini söyleyebiliriz. Ancak inşaat sektörünün kâbusu olan çalışanlarının eğitimi meselesine yatırım yapmamakta ısrar edersek bir süre sonra sıkıntılar olacağı açıktır.

·         Ticaret hayatında sizin için en önemli kural nedir?

İnsan olarak en çok arzulamamız, istememiz, hakkımız olan şeyin insan gibi yaşamak olduğunu düşünüyorum. “Yaşam Kalitesi” Her yönüyle başarmamız gereken olgu bu ve elbette ve kesinlikle Aynaya bakarak başlanması gerek ancak yaşam alanınızda bir o kadar önemli. Biz müteahhitlerin en önemli görevi de burada başlıyor. Yaşamın her alanına eli değen bizler, her gün daha yüksek kalitenin peşinde olmak zorundayız. Bu manada ticaretin altın kuralı da önce dürüstlük sonra kalite ve insan memnuniyeti olmalı.

·         Konut almayı düşünenlere mesajınız nedir?

Sevinerek görüyorum ki konut almayı düşünen insanlarımız her gün biraz daha bilinçleniyor. Tavsiyem zevklerine hitabeden, konum, oda sayısı, alanları yanında deprem güvenliği başta olmak üzere bina güvenliğine, malzeme ve işçilik kalitesine, alışveriş yapacakları firmanın yaklaşımına dikkat etmeleridir. Ve elbette yaşam kalitesinin aynaya bakarak başladığını unutmamak gerek. Sürekli komşularını rahatsız eden bir insan, çevresindeki yaşam kalitesinin en ciddi problemi olacaktır. 

·         Gazetemiz hakkındaki görüş ve önerilerinizi de almak isteriz.

Konut ve Yaşam gazetesi sektörümüze yaklaşımı ile önemli bir misyon üstlendi. Kurulduğu günden bu yana takip ediyorum. Sizleri kutluyor, mesleğim ve toplum adına teşekkür ediyorum. Topyekûn yaşam kalitemizi yükseltemezsek bireysel başarıların anlamı olmayacaktır. İçinde yaşadığımız gemiyi her gün daha güçlü ve güvenli yapmak zorundayız. Bunu herkes işini doğru yaptığı müddetçe başarabiliriz. Size nice başarılar diliyorum.

 

    Yorumlar

YAZARLAR Tümü
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
E-GAZETE
  • KONUT VE YAPI - SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI - EYLÜL-ARALIK 2016
  • KONUT VE YAPI - SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI - TEMMUZ - AĞUSTOS 2016
ARŞİV