banner31

banner24

19 Aralık 2018 Çarşamba

İyi mimarlık kente de, müteahhide de kazandırır!

29 Ağustos 2014, 09:58
 İyi mimarlık kente de, müteahhide de kazandırır!
Can Şimşek

Mimarlık mesleği Dünya ülkelerinin büyük bir çoğunluğunda oldukça saygın bir konuma sahipse de, aynı şeyi ülkemizin geneli için söylemek biraz zor. Mimarların, faaliyet gösterdikleri alanlarda dış çevrenin gelişimine olan katkıları göz önüne alındığında -ki burada olumlu veya olumsuz etkiden söz ediyorum- Mimarlığın ve mimarinin yeteri kadar önemsenmiyor oluşunun kentlerimizin geleceğini karartan yanlış bir yaklaşım olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Mimarlık tekil bir tasarım eylemi gibi algılansa da mimarın tasarladığı yapı, kent bütününe doğrudan etki ettiğinden, kentin gelişiminde (cephe, siluet gibi) büyük rol oynamakta. Diğer yandan mimarlık eyleminin sonuçları doğru veya yanlış herkes tarafından değerlendirilebilir olduğundan, estetik-güzellik kavramlarına görecelik esasıyla yaklaşılıyor oluşu, rasyonel bir değerlendirmenin önüne engel olarak çıkmakta. Böylelikle kent estetiğine ilişkin doğru bir değerlendirmenin de önü ister istemez tıkanmaktadır.

Mimarlık okullarının pıtrak gibi çoğaldığı ve her diploma alanın mimarlık yapabildiği bir imar düzeninde nitelikli bir kent dokusunu sağlayabilmek ise her zamankinden daha zor bir iş haline geliyor. Bunun önüne geçebilmenin bir yolu, kamu yatırımlarında yarışma seçeneği olsa da nedense özellikle yerel idareler bu konuya çok sıcak bakmıyor. Birbiri ardına yükselen ‘kent projeleri’ni(!) yalnızca proje hizmet bedelleri üzerinden değerlendirip; sonraki kuşaklara bırakacağımız en değerli miraslar olan kamu yapılarını gelişi güzel inşa ediyorlar.

Burada inşaat sektörünün özel yatırımcılarına da fazlasıyla iş düşüyor. Müteahhitler yatırımlarında iyi projelendirilmiş yapı üretimine vurgu yaparak hem satışlarına, hem de kent estetiğine hatırı sayılır bir oranda katkı sağlayabilirler. Fakat ne yazık ki iş öyle olmuyor! İnşaat sektöründe belli bir yer edinmiş birçok yatırımcı, inşa ettiği yapıların mimari niteliğinin satış değerini de arttıracağının farkında değil.

İyi tasarlanmış bir yapı ile gelişi güzel meydana gelmiş bir yapı arasında yapım maliyetleri açısından çok ciddi farklılık olmamasına rağmen satış rakamları açısından çok ciddi farklar ortaya çıkabiliyor. Bu durumda mimara verdiği ve yapı maliyetlerinde çok küçük bir oranı kapsayan proje hizmet bedeline göz dikmeyip, doğru yere ve doğru tasarıma yatırım yapan yüklenici firmalar yatırımlarının karşılığını da misliyle alıyorlar. Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Bursa’da da bu tezi kanıtlayan projeler mevcut.

Sonuç olarak Bursa’nın müteahhitlerin de yapılarında mimari tasarıma önem vererek hem kendi satış rakamlarını artırmalarının; hem de kent için iyi bir şeyler yapmalarının vakti geldi geçiyor.

 

    Yorumlar

YAZARLAR Tümü
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
E-GAZETE
  • KONUT VE YAPI - SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI - EYLÜL-ARALIK 2016
  • KONUT VE YAPI - SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI - TEMMUZ - AĞUSTOS 2016
ARŞİV