banner38

"Üye varsa oda var"

Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nde tarihi bir dönem yaşanıyor. Çünkü şube tarihinde ilk kez kadın bir mimar, başkanlık görevinde bulunuyor. O isimse Mimar Şirin Rodoplu Şimşek.

GÜNDEM 04.03.2020, 12:03 06.03.2020, 11:31
"Üye varsa oda var"

Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nde tarihi bir dönem yaşanıyor. Çünkü şube tarihinde ilk kez kadın bir mimar, başkanlık görevinde bulunuyor. O isimse Mimar Şirin Rodoplu Şimşek. Şirin Rodoplu Şimşek, geçtiğimiz ay yapılan genel kurulda görevi Mimar Ömer Faruk Şahin’den devraldı.

Aynı zamanda önceki dönemlerde şubede görev yapmış bir isim de olan Şimşek’le, mimarlık mesleğinin geleceğinden yeni dönem projelerine, yerel yönetimlerle ilişkilerden mimari yarışmaların düzenlenmesine, gençlerin odalardaki rolünden odadaki önceki görevi sırasında ‘başkan olacağım’ diye düşünüp düşünmediğine varıncaya kadar keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikli hedeflerinin Oda ile üyeyi yeniden barıştırmak olduğunu belirten Mimar Şimşek, “Mimar barışı yapmak istiyoruz. Üye varsa oda var. Oda aslında biziz. Resmi görevi olsun olmasın her bir üye burada ne kadar çok çaba gösterirse aslında kendisi o kadar çok Oda’sından faydalanmış olur. Meslek ortamımızı daha iyi hale getirmek için tüm öneriler bu mekanda yönetime bağlı alt birimler olan komite ve komisyonlarda masa başında ortaya konacak. Yönetimin görevi, oluşan bu önerileri ilgili kurum ve kuruluşlara aktarmak. ‘’Oda benim için ne yapıyor ‘’ diyen üyeden, ’’Bizimle birlikte Oda buymuş, biz bunları yaparsak Oda da bunları yapar hale gelir’’ dedirtmek istiyoruz” dedi.

İşte Şirin Rodoplu Şimşek ile gerçekleştirdiğimiz röportaj…

Bildiğimiz kadarıyla şubede ilk kez bir ‘kadın’ başkanlık yapıyor ve duyuyoruz ki hem başka odalarda hem de başka illerdeki şubelerde kadın başkanların göreve seçiliyor. Bu konu hakkındaki görüşlerinizi merak ediyoruz, acaba bu değişimin nedeni nedir?

“Kadın yöneticilere doğru bir yöneliş var. Belki artık kadınların inceliğini veya seçiciliğini meslek odalarında da kullanmak istiyoruzdur. Şu an Türkiye’de toplam Mimarlar Odası olarak 26 şube var. Bu dönem 13 tanesinde kadın başkan göreve başladı. Seçimden önce kendi adıma Oda’daki eksikliklerden dolayı bir tepkim vardı ve Oda’mız için daha iyi bir şeyler yapmak gerekiyor diye düşünüyordum. Özellikle genç meslektaşlardan bu anlamda çok talep geldi ve bir anda seçim sürecinde bulduk kendimizi.

Elbette duyarlı ve bilinçli bir meslek örgütü için yönetici adayı olmanın seçim sürecinde faydası çok oldu. Burada daha önceki yıllarda yöneticilik yapmış olmam, komite ve komisyonlarda çalışmış olmam, bu görev için bana ciddi altyapı sağlamış oldu. Kadın olarak avantajlarımız da var bizim. Daha toparlayıcı ve daha anlayışlı oluyoruz. Bazen abla, bazen kardeş, bazen arkadaş oluyoruz. Evet ricaları kırmayıp toplantılara gelelim diyerek başlayan süreç sonradan Oda ‘ya karşı aidiyet duygusuna da dönüşebiliyor .Diğer akademik odalar içinde kadın başkanlı odalarımız var. Bursa’da da Mimarlar Odası’na ilk defa bir kadın başkanın gelmesi dikkatleri de Oda’ya çekti. Geniş katılımlı bir seçim oldu. Kadın başkan Oda’mız için farkındalığı arttırdı diyebilirim.

Hatırladığımız kadarıyla da daha önceki yönetimlerde de görevleriniz vardı, o dönemlerde ‘başkan olacağım’ diye bir hayal kurmuş muydunuz?

“2010 ve 2012 yıllarında sekreter üye olarak görev aldım. Başkanımız Nizamettin Kaya idi. İşleyişi doğrudan bu dönemde gördüm vedeneyimledim. Haliyle sistemi, Oda mevzuatını ve kültürünü iyi biliyorum. Bunun bana artısı oldu ve şu an başkanlıkta da faydası olacaktır. Bizde çoğunluk kararıyla hareket edilir. Yönetimde ekip olmak esas. Ekibi toplayan ve yönlendiren de başkan oluyor. Bu anlamda da insiyatifi ben aldım. Başkanlık kafamda kurguladığım bir amaç değildi. Süreç beni bu noktaya getirdi.

Genç bir ekibiniz var, bu noktada gençlerin odalarda aktif görevde bulunmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Gençlerin odada aktif olarak yer almasını önemsiyoruz. Gençlerle bu yola çıktık. Gençlerin Oda’da her noktada çalışması gerekir diye düşünüyorum. Oda işleri ustalardan gençlere bir yerde kültürel aktarım, bir yerde tecrübe aktarımıdır. Gençlerin çok fazla sorunları var. Onları dinlemek, onlara cevap olmak aynı zamanda onlardan yararlanmak da gerekli. Çok güzel fikirleri var. Çok hareketliler. Bu çağa bambaşka bakıyorlar ve durumları bize göre farklı yorumluyorlar. Odaya da katkılarının güzel olacağını düşünüyorum. Bence gençler Oda’daki tüm komite ve komisyonlarda olmalı. Bu noktada elimizden gelen her şeyi yapacağız.”

ARCIFEST OLMAZSA OLMAZ

Şubedeki yeni dönemde yapacağınız birçok proje var, biliyoruz. Bunlar arasında ‘şu olmazsa olmaz, bu yapılmadı, bunu yapacağız’ dediğiniz ve önemli proje hangisi?

“Odada komisyon ve komitelerin yeterince çalışmadığını düşünüyorduk. Bunları aktif etmenin önemli olduğunu düşünüyoruz ve bu anlamda çalışmaya da başladık. Komite ve komisyonlarımızın düzenli toplantıları başladı. Özellikle Oda’dadaki işleyişi, etkinliği çoğaltan Sosyal Etkinlikler Komitesi’ni canlandırdık. Hızılca etkinliklere başladık. Kurslar noktasında da eksiklikler vardı. Bu anlamda programlarımızı yaptık, ilanlara başladık. Hatta işsiz ve öğrencilere ücretsiz, profesyonellere ücretli olacak şekilde planladık kurslarımızı. Bunlar haricindeki tüm seminerlerimiz ve sunumlarımız ücretsiz oluyor zaten. Bu çok önemliydi bizim için. Aynı zamanda ilk defa yapılan bir proje var odada; İŞKUR ile işbirliğine gittik. Genç ve işsiz arkadaşlarımızı hem bir arada tutmak hem de akredite eğitim aldırmak adına girişimde bulunduk. Her hafta 15 genç işsiz meslektaşımız bu kurumun eğitmenleri tarafından bilgilendiriliyor ve onlara sertifikası veriliyor. Bilgilendirme sonunda İŞKUR sistemine girmiş oluyor. Sisteme giren meslektaşlarımız başladığı işin özelliğine göre 3-9 ay arası destek alabilecek devletten. Bunu çok önemsiyoruz. Ayrıca işiz meslektaşlarımızı odada bir araya getirerek yalnız olmadıklarını hissettirmeye çalışıyoruz. İşsiz oldukları dönemde donanımlarını artırmak da önemli. Belli aralıklarla yapılacak tüm seminer ve eğitimlerden yararlandıracağız onları. BTSO ile de görüşmelerimiz başlayacak. İşveren ayağı ile onları nasıl buluşturabiliriz, görüşmelerimiz bu doğrultuda devam edecek. Mimarların çok farklı alanda çalışma imkanı var. Üretimden tasarıma kadar ilgili pek çok sektörde çalışılabilme imkanları var aslında. Her kesimden işverenle buluşturmak esas önceliğimiz. Hatta buluşturmayı doğrudan biz yapmak istiyoruz.

Yönetim olarak, geçmişten gelen iyi projeleri devam ettirme kararımız var elbette. Hiçbirini durdurmayacağız. Bunlardan bir tanesi Archifest. Bunu sürdürmek itiyoruz. Bu odanın olmazsa olmaz bir projesi olarak devam etsin.

MESLEK YASASI ŞART

Mesleğinizin geleceğiyle alakalı demeçlerinizi okuyoruz. Bu noktada neler söylemek istersiniz?

“Mesleğimizin geleceğiyle ilgili çok dertlerimiz var. Mimarlık okullarında kontenjanlar çok arttı. Bölümlerde kapasitelerin çok üstünde öğrenci var dolayısıyla aramıza katılan ve yeterli donanımda olmayan çok meslektaşımız oluyor. Her yıl yaklaşık 8 bin mimar bu camiaya katılıyor. İnşaat sektörünün bu kadar sekteye uğradığı dönemde sayıca bu kadar çok mezuna iş yok maalesef. Meslek ortamımızda daha bilinçli ve donanımlı mimarların olmasını önemsiyoruz. Bu kadar çok sayıda gelen mimarın işsiz kalacağı ortada aslında. Mesleğimizin geleceği için öncelikle eğitim politikasına bakmak gerekiyor. Nitelikli ve doğru sayıda öğrencilerin olduğu nitelikli mimarlık okulları istiyoruz. Yetersiz okullar gerekirse birleşsin. Kontenjanlar düşürülsün. Hatta avukatlar gibi yeni mezun meslektaşlarımızın mezuniyetinden itibaren birkaç yıl stajyer-mimar olarak deneyimlenme süresi olabilsin. Mesleğe bu kadar kolay başlanmamalı. Çünkü bu mesleği öğrenme, pratik yapma ve özellikle iş hayatına alışma noktasında zamana ihtiyaç var. Daha nitelikli bilgi edinimi ve tecrübe aktarımı için yeni mezunlarda staj döneminin olması gerektiği çok ortada. Bu durum mesleği değer olarak yukarı çıkaracaktır. Genel merkeze de götüreceğiz bu konuyu.. Aynı zamanda Bursa şube olarak bunu siyasilere de taşıyoruz. TMMOB bünyesinde konuşulması gereken önemli bir konu aslında bu. Sadece mimarların girişimi olarak kalmamalı mesele,TMMOB bünyesindeki tüm mühendisliklerin de ortak girişimi haline dönüşmeli . Biz Bursa şubesi olarak taşı atalım, dalga büyüsün derdindeyiz. Bu işi dillendirip fark ettirmek gerekiyor.

Meslek yasasının oluşmamasından dolayı mimarlar olarak çok da iyi noktada olduğumuz söylenemez. Serbest mimarlar daha çok ruhsat işleri yapmakta. Ücretli çalışanlar da bir nevi teknikerlik yapıyor. Bu durumdan çok rahatsızlık duyuyoruz. Bu çok uzun bir mücadele yolu ama bunu her ortamda dillendiren ve talep eden olacağız. “

YEREL YÖNETİMLERE ÇAĞRI

Bu dönemde yerel yönetimlerle yürüteceğiniz ilişki, açıkçası merak ediliyor. Bununla ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

“Biz yerel yönetimlerle ilişkiyi çok önemsiyoruz. Sadece eleştiren, yanlışı uzaktan haykıran olmak istemiyoruz. Varsa yanlış kurgulanan bir iş, daha kurgu aşamasında müdahil olmak istiyoruz. Doğruyu en başta karşılıklı oturduğumuz çalışma ortamlarında anlatmak gerekli. Kenti şekillendirecek her bir projenin danışılanı veya paydaşı olmayı çok önemsiyoruz. Bize karşı oluşturulan mesafeleri ve önyargıları kırmak gerekiyor. İlla ki söylemlerimiz olacaktır ;bazen övmek için bazen eleştirmek için. Ancak sadece uzaktan uzağa muhalefet yapan kurumlar olarak anılmak istemiyoruz. Biz bütün yerel idarelerle işbirliği içinde olalım, katkılarımızın ve fikirlerimizin alındığı, akademik anlamda desteğimizi verdiğimiz ortamlar, ortak çalıştaylar oluşturalım derdindeyiz. Bu ortamları talep ediyoruz, edeceğiz. Görüştüğümüz her belediye başkanına dile getiriyoruz, ortak çalışmaya hep açığız. Alanında uzman ve donanımlı çok meslektaşımız var. Yerel idareler bizden yararlansın. Kent adına yapılan yanlışlara dikkat çekmek kentin savunuculuğunu yapmak Oda olarak başlıca görevlerimizdendir. Ancak yanlışı dillendirirken yanında çözüm önerilerini de getirmek zorundayız.

Mimari yarışmalar dersek… Şehre nitelikli yapıların kazandırılması için yarışma şart mı ya da hangi projelerde, ne gibi projelerde yarışma olmazsa olmaz olmalı?

“Mimari yarışmalar, en çok savunduğumuz konulardandır. Çok fazla önemsiyoruz yarışmaları. Mimarların kendini ispatlamak ve göstermek adına adil platformlar olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda doğru proje elde etmek adına çok da güzel araçtır bu yarışmalar. Şehre nitelikli yapıların kazandırılması için mutlaka önerilerimiz ve taleplerimiz olacak. Bu anlamda amaca uygun şartnamelerle doğru ve güzel projeler elde etmek için gerekli çalışmalar yapılmalı. Kurumlar, yürüttükleri süreçlere bizleri de dahil ederlerse onların kazanımlarına yönelik sonuçlar çıkar. Özellikle kamu binaları, meydanlar, kültür yapıları vs. gibi çalışmalarda yarışmaların olması artı değer sağlar. Nilüfer ve Yıldırım belediyeleriyle çalışmalar üzerine konuşmaya başladık. Güzel sürprizler olacak. Sadece mimarlara yapılan yarışmalarla kalmayacağız. Biz halka da ulaşmak istiyoruz. Vatandaşın Oda’yı ve mimarları tanıması için de adımlar atacağız. Ciddi güzel fikirlerimiz var. Halk ayağını devreye sokacağımız yarışmalar da kurgulayacağız, doğrudan okullara veya farklı kurumlara yarışmalar da açacağız. Şu an hali hazırda 23 Nisan’a yetiştirmeye çalıştığımız bir resim yarışması var. Konu itibariyle Yarışmalar Komitemiz sonuca geldi. Milli eğitim üzerinden izin kısmı ve duyurusu kaldı .Yarışmanın sonucu 23 Nisan’da açıklanacak. Çocuk etkinliği olarak bunu geleneksel olarak sürdürmek niyetindeyiz. Bunu çok önemsiyoruz. Çocuk gözüyle mimarlık ya da mimarlığı yorumlamak veya küçük mimarlara bu fırsatı vermek bizim için güzel bir hedef. Bunu geçmişte de yapmış ve çok anlamlı sonuçlar elde etmiştik. “

Sohbet için teşekkür ederken, son olarak eklemek istediğiniz cümleleri alabiliriz.

“Biz seçim döneminde çok etkin olacağız vaadiyle ortaya çıktık. Göreve geldiğimizden itibaren Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak hareket ediyor ve etkin olmak için de kendi içimizde ciddi adımlar atıyoruz. Bütün komiteler ve komisyonların duyurularını yaptık, pek çoğunda da çalışmaya başladık . Bütün alt birimlerden çıkacak sonuçları çok önemsiyoruz. Hepsini değerlendireceğiz. Tüm fikirlere açığız. Kent adına doğru kılavuzluk yapan bir oda olmak istiyoruz. Siyasi bir tarafa yaslanmadan üye menfaati ve kent adına tüm siyasi kurumlarla diyalog içinde olacağız. Üyenin menfaati için tüm platformlarda gerekli tüm adımları atacağız. Haksız rekabetin ciddi boyutta olduğunu biliyoruz. Serbest çalışan mimarların önerileriyle danışma kurulları yapacağız. Ücretli çalışanların şartlarını iyileştirmek adına daha fazla takipte olacağız. Birçok konuyu gündemde tutacağız. Öncelikle Odayla üyeyi yeniden barıştırmak istiyoruz. Bir yerde ‘Mimar barışı’ yapmak istiyoruz. Üye varsa oda var. Oda aslında biziz. Sadece 7 veya 14 kişiyle Oda’yı yönetmeyeceğiz, ilgili ve gerekli tüm çözüm önerilerini katılımcı bir anlayışta oluşturacağız. ‘’Oda benim için ne yapıyor diyen üyeden, evet bizimle birlikte Oda buymuş, biz bunları yaparsak Oda da bunları yapar hale gelir’’ dedirtmek istiyoruz. Eski dönemleri eleştirmiyor, Oda’da eksik olanları tamamlamaya çalışıyoruz.”

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
17°
parçalı az bulutlu