banner38

27.03.2020, 12:07 30

Dünyanın değişim zamanı geldi- I

Mimarlık ile son zamanlardaki salgın hastalığımız arasında sanıyorum kendimce bir bağlam üzerinden bir yazı hazırlamak, şu dönem için oldukça geçerli olacak.

Çağımızın sıkıntılarından biri olmaya aday virüs kökenli kargaşa ile mimarlık ve yaşam üzerine bir değerlendirme yaparken, aynı zamanda geçmişten bugüne nelerin iyi ya da kötü manada değiştiğine de farklı bir perspektiften bakmış oluruz.

Eski çağlardan başlayarak, insanoğlunun barınma ve korunma ihtiyacıyla başlayan mimarlık tarihi, son yüzyılda tam anlamıyla kabuk ve fonksiyon değiştirdi. 

Gerek nüfusun sayısal olarak durumu gerekse insanoğlunun teknolojik olarak gelişmesindeki hız göz önünde bulundurulduğunda, son yüzyıla kadar uzunca bir süre yapılaşmada çok ciddi ve hızlı bir gelişme sürecinin olamadığını, uzun zamana yayıldığını, savaşlar ve yaygın hastalıklar gibi toplu nüfus kırımlarına sebep olan etkenler ile beraber estetik algı ve kullanım şekilleri dışında yapı malzemelerinin bile çok değişmediğini gözlemleriz.

Doğaldır ki, nüfusun aşırı hızlı artışı olmaması sonucu yerleşim alanlarının bile gelişme ve genişleme sürecinin onlarca yıla yayılması ve görece olarak yayılımın bugünkü gibi bir adeta istila noktasına gelmemesi sonucu karşımıza eski yerleşim yerlerinde daha akılcı, insan ölçeğine uygun yükseklikte veya genişlikte binalarla mimarlığın geliştiğini görürüz.

Sadece devlet binaları ya da özel birkaç mülk dışında genel halkın yaşam alanlarında ebatsal olarak gayet makul ölçülerde yapılarla karşılaşıyoruz geçmişe dönüp bakınca.

1800’lü senelerin sonlarına doğru insanoğlu korkunç hızda bir sanayileşme ve gelişmeyle birlikte başka bir döneme girdi.

7000 yıllık bilinen barınma tarihindeki toplam gelişmeyi tamamen geride bırakacak bir çılgınca büyüme artık insanlığın tüm mimarlık tarihini o yıllardan itibaren değiştirmeye başladı.

İlk faktör ömürlerin uzaması oldu.

Ortalama insan ömrünün uzaması ile birlikte yapıların daha fazla nüfusa hizmet edebilecek hale gelme zorunluluğu ilk başlangıcı verdi.

Ki nüfus artışına en etken olan iki faktör; tarımsal olarak daha bilinçli ve rekolteli üretime geçilebilecek bilgi ve birikimin oluşması (avcı-toplayıcı insanoğluna göre) ve bununla birlikte sağlık kavramı üzerine ölümcül hastalıklara ciddi çözümler bulunabilmesidir.

Bütün bu faktörler ile beraber artan nüfusun ihtiyacı olan bina stokunun karşılanabilmesi için ciddi bir yapı malzemesi devrimi oluştu. Çeliğin, betonun ve sonrasında diğer tüm pratik ve esnek yapı malzemelerinin kullanılması ve keşfiyle beraber, binalar daha da büyümeye ve hatta yükselmeye de başladı.

Bu ağır sanayileşmenin de hızlı ivmesiyle beraber doğayla insanın beraber yaşayabilme tecrübesi tamamen yok olmaya ve hatta üstünde ağır bir deformasyon yaratmaya başlar hale geldi.

Artık insanlar daha yakın, daha yoğun ve daha fazla sayıda yaşar hale geldi bir arada. Ama bu dengesiz büyüme ve dağılım tüm dünyada doğanın mimarlıkla barışamaz hale gelmesine yol açtı ve açmaya da devam ediyor.

Kent parkları, yaratılan toplu yaşam alanlarında zoraki yeşillik yaratmalarla doğadan bağın kopmaması adına kendini kandırma noktasında bazı düzenlemelere gitti iş.

Bütün bu gelişmeler sonucunda artık herkes fazlasıyla dip dibe çalışmaya ve yaşamaya başladı.

Bununla beraber sosyal yakınlaşma mesafeleri kısaldı, boş zamanlarında bile büyük alışveriş merkezlerine gitmek gibi bazı mecburiyet ya da alışkanlıklar kazanıldı.

Aslında bu bahsettiğim yeni nesil konut yapıları, yüksek ve kalabalık işyerleri, büyük ve binlerce kişiyi ağırlayan kapalı alışveriş merkezleri aslında insanın doğal yapısına uygun olmayan yaşam tarzının ilk ters sinyallerini vermeye başladı.

Bugün geldiğimiz durumda tüm dünyanın karşı karşıya olduğu ve gelecekte başka tiplerde olanlarıyla da boğuşacağımıza inandığım virütik salgınlar ile bu yaşam tarzına geçişimizin direk bağlantılı olduğunu düşündürüyor bana.

Artık sorgulama ve belki de dünyanın değişime girmesi gereken zamanlara geldik.

Bu sayıdaki yazımda bir giriş yapmış oldum.

Önümüzdeki sayı veya sayılarda da bu konudaki öngörülerimi sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Kalın sağlıcakla

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
parçalı az bulutlu